Sinema salonlarında bu hafta izleyiciyi hareketli bir program bekliyor. Komediden drama, aksiyon ve gerilimden animasyona kadar uzanan geniş bir yelpazede toplam 8 film vizyona giriyor. Hollywood yapımlarının yanı sıra yerli projelerin de dikkat çektiği haftada, hem yıldız oyuncular hem de farklı hikâyeler öne çıkıyor. Orta yaş bunalımından savaşın gölgesinde kalan insan hikâyelerine, biyografik anlatılardan psikolojik gerilime kadar farklı türlerde yapımlar seyirciyle buluşacak. Özellikle gerçekçi karakter anlatılarına ve güçlü oyunculuk performanslarına dayanan filmler, haftanın sinema gündemini belirlemeye aday görünüyor.
Bradley Cooper imzalı “Sesim Geliyor Mu?” dikkat çekiyor
Haftanın öne çıkan yapımlarından biri, yönetmen koltuğunda Bradley Cooper’ın oturduğu “Sesim Geliyor Mu?” oldu. Başrolleri Will Arnett, Laura Dern ve Andra Day ile paylaşan Cooper, bu kez orta yaş bunalımı ve boşanma sürecindeki bir adamın iç hesaplaşmasına odaklanıyor.
Film, New York komedi sahnesinde tutunmaya çalışan bir karakter üzerinden hem kariyer hem aile kavramını sorguluyor. Dağılan bir evliliğin ardından ortak ebeveynlik sorumluluğuyla yüzleşen çiftin yaşadıkları, dram ve komedi arasında gidip gelen bir anlatımla perdeye taşınıyor. Özellikle boşanma sonrası kimlik arayışını konu alan film, seyirciye yer yer tebessüm ettirirken yer yer de duygusal anlar yaşatmayı hedefliyor. Sinema salonlarında bu hafta vizyona giren filmler arasında duygusal derinliğiyle ayrışıyor.
Aksiyon ve gerilim sevenlere: “Sığınak”
Aksiyon ve gerilim tutkunlarının radarına girecek yapım ise “Sığınak”. Yönetmenliğini Ric Roman Waugh’un üstlendiği ABD-Birleşik Krallık ortak yapımı filmde başrolde Jason Statham yer alıyor. Ona Naomi Ackie ve Daniel Mays eşlik ediyor.
Film, İskoçya’da ıssız bir adada gözlerden uzak yaşayan eski asker Mason’un hikâyesini merkezine alıyor. Fırtınalı bir gecede genç bir kızı kurtarmasıyla sakin hayatı altüst olan Mason, geçmişiyle yeniden yüzleşmek zorunda kalıyor. Doğa koşullarının sertliği ve insanın iç dünyasındaki fırtına, film boyunca paralel ilerliyor. Sinema salonlarında bu hafta vizyona giren aksiyon filmleri arasında yüksek tempolu sahneleri ve sürükleyici atmosferiyle öne çıkması bekleniyor.
Vicdan ve hayatta kalma mücadelesi: “Ben Bir Yabancıydım”
Yönetmenliğini Brandt Andersen’in yaptığı “Ben Bir Yabancıydım”, dram türünde haftanın dikkat çeken yapımlarından biri. Oyuncu kadrosunda Yasmine Al Massri, Yahya Mahayni, Omar Sy ve Ziad Bakri yer alıyor.
Akdeniz’de, hayatta kalmanın belirsiz olduğu bir gecede yolları kesişen dört yabancının hikâyesi, insanlık ve merhamet kavramları etrafında şekilleniyor. Suriyeli bir doktorun küçük kızıyla Halep’ten kaçarken verdiği karar, olayların seyrini değiştiriyor. Film, savaşın bireyler üzerindeki etkisini büyük politik cümleler kurmadan, sade ve çarpıcı bir dille anlatıyor. Sinema salonlarında bu hafta dram filmi arayan izleyiciler için güçlü bir alternatif sunuyor.
Biyografi ve sanat tutkunlarına: “Chopin, Chopin!”
Biyografi türündeki “Chopin, Chopin!”, dünyaca ünlü besteci Frederic Chopin’in hayatına odaklanıyor. Yönetmenliğini Michal Kwiecinski’nin yaptığı filmde Eryk Kulm, Victor Meutelet ve Lambert Wilson rol alıyor.
1835 yılının Paris’ine uzanan hikâye, Chopin’in hastalıklarla mücadelesini ve aristokrat çevrelerde var olma çabasını ele alıyor. Film yalnızca bir sanatçı portresi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda dönemin sosyal yapısını ve müziğin dönüştürücü gücünü de yansıtıyor. Klasik müzikle ilgilenenler kadar dönem filmlerini sevenler için de dikkat çekici bir yapım olarak öne çıkıyor.
Yerli yapımlar da vizyonda: Gerilim, korku ve animasyon
Haftanın yerli filmleri arasında, yönetmen Can Evrenol imzalı “Cam Sehpa” dikkat çekiyor. Başrollerde Alper Kul, Algı Eke, Hatice Aslan, Özgür Emre Yıldırım ve Ece Su Uçkan yer alıyor. Film, sıradan görünen bir alışveriş kararının aile içinde nasıl büyük bir kırılmaya yol açtığını gerilim ve kara mizah unsurlarıyla anlatıyor.
Korku türündeki “Muamma: Cenin-i Cin” ise yönetmen Bülent Terzioğlu imzası taşıyor. Aile içinde başlayan paranormal olaylar ve geçmişten gelen sırlar, filmin merkezinde yer alıyor.
Animasyon tarafında ise Japon yönetmen Mamoru Hosoda’nın yeni filmi “Scarlet” izleyiciyle buluşuyor. Orta çağda geçen hikâye, intikam duygusuyla hareket eden bir prensesin içsel yolculuğunu konu alıyor.
Öte yandan Petra Biondina Volpe imzalı “Gece Vardiyası”, İsviçre’de personel sıkıntısı yaşayan bir hastanede görev yapan hemşirenin yaşadığı çöküşü anlatıyor. Başrolde Leonie Benesch yer alıyor. Film, sağlık sektöründeki görünmeyen yükü gerçekçi bir dille perdeye taşıyor.
Sinema salonlarında bu hafta vizyona giren 8 film, farklı tür ve temalarıyla geniş bir izleyici kitlesine hitap ediyor. Seçim yapmak zor olabilir. Ancak görünen o ki, bu hafta beyaz perdede herkes için bir hikâye var.




