Asayiş

KOCAELİLİ SERDAR ARSLAN CİNAYETİNDE 3 KİŞİYE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET!

Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan cinayeti davasında savcı, 3 sanık için ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi.

Loading...

Abone Ol

Kocaeli’de 20 Ocak 2025’te kaybolan ve günler sonra ormanlık alanda gömülü halde bulunan 44 yaşındaki Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin davada önemli bir aşamaya gelindi. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci celsesinde savcı, tutuklu sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Duruşmada hem tanık beyanları hem de sanık savunmaları dikkat çekti. Özellikle kardeşler arasındaki çelişkili ifadeler, mahkeme salonunda tansiyonu yükseltti. Olayın planlı şekilde işlendiği ve delilleri yok etmeye yönelik organize hareket edildiği iddiaları, davanın seyrini belirleyen başlıca unsurlar oldu.

Kayboluş, cinayet ve ortaya çıkan plan iddiası

Serdar Arslan’ın kaybolmasının ardından yürütülen soruşturmada, cesedinin ormanlık alanda kireçlenmiş şekilde gömülü bulunması cinayetin planlı olduğu iddialarını güçlendirdi. Yapılan incelemelerde, Arslan’ın bir bağ evinde sırtından vurularak öldürüldüğü, olaydan sonra ise delilleri karartmak amacıyla bağ evinde tadilat yapıldığı belirlendi. Parkelerin sökülüp yenilendiği, kan izlerinin bu yolla gizlenmeye çalışıldığı dosyaya girdi.

Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu öne sürülen Habil Ö., kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklandı. İddialara göre taraflar, cezaevinde tanıştıktan sonra birlikte balık restoranı açtı. Ancak alacak-verecek meselesi nedeniyle aralarındaki gerginlik giderek arttı. Savcılık, bu gerginliğin cinayet planına dönüştüğünü ve sanıkların bilinçli şekilde hareket ettiğini değerlendiriyor.

“Bizi sürekli yanlış yönlendirdi”

Duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Arslan’ın dini nikahlı eşi Gamze K., kayıp sürecinde yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlattı. Gamze K., eşinin kaybolduğu 16 gün boyunca Habil Ö.’nün kendisini sürekli aradığını ve “Serdar İstanbul’dadır” diyerek yanlış yönlendirdiğini söyledi. Ayrıca ev meselesi üzerinden çelişkili ifadeler kullandığını, suçu farklı kişilerin üzerine atmaya çalıştığını iddia etti.

Gamze K., Arslan’ın zaman zaman öldürüldüğü bağ evine gittiğini, ancak kayıp sürecinde burayı kontrol etmek istediklerinde tadilat bahanesiyle engellendiklerini de aktardı. Tanık beyanları, sanıkların olay sonrası süreci bilinçli şekilde yönettiği iddiasını güçlendirdi.

“Kardeş gibiydiler” savunmaları ve aile tanıkları

Sanıkların yakınları ise mahkemede farklı bir tablo çizdi. Habil Ö.’nün eşi ve kardeşi, maktul ile sanıklar arasında ciddi bir husumet olmadığını, ilişkilerinin “kardeşlik” düzeyinde olduğunu savundu. Mahsun Ö.’nün, ağabeyinin sözüyle cinayet işleyecek biri olmadığı sık sık vurgulandı.

Sanıkların babası Şerafettin Ö. ise iki oğlunun da madde kullandığını belirterek, olayın bu etkiyle gerçekleşmiş olabileceğini dile getirdi. Ancak bu ifadeler, savcılığın tasarlama ve azmettirme iddiasını ortadan kaldırmaya yetmedi.

Savcının mütalaası, Azmettirme ve delil karartma vurgusu

Savcı tarafından okunan mütalaada, Habil Ö.’nün cinayetin azmettiricisi olduğu açıkça belirtildi. Mütalaaya göre Habil Ö., kardeşi Mahsun Ö.’yü ve akrabası Sevban T.’yi çeşitli iddialarla yönlendirdi, onları psikolojik olarak etkileyerek suça dahil etti. “Ailene ben bakarım” vaadiyle kardeşini ikna etmeye çalıştığı da dosyada yer aldı.

Ayrıca cinayet sonrası delillerin yok edilmesi için sanıkların birlikte hareket ettiği, bağ evindeki tadilatın bu amaçla yapıldığı vurgulandı. Savcı, üç sanık için de “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.

“Pişmanım” ve “Ben göndermem”

Mütalaaya karşı söz alan Mahsun Ö., ağabeyinin etkisiyle hareket ettiğini savunarak pişmanlığını dile getirdi. “Cani değilim” sözleriyle kendini savunan Mahsun Ö., olayın arkasındaki asıl yönlendiricinin Habil Ö. olduğunu öne sürdü.

Habil Ö. ise bu iddiaları reddetti. “Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem” diyen sanık, cinayetten çıkarı olmadığını savundu. Diğer sanık Sevban T. de olay anında cinayete karışmadığını, korktuğu için suskun kaldığını iddia etti.

Mahkeme heyeti, tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.