Türkiye’nin önemli lojistik merkezlerinden biri olan Kocaeli’de otoyol özelleştirme planı tartışmaları büyüyor. Kartepe Çevre Platformu Kurucusu Beyhan Korkmaz, kamuoyuna yansıyan veriler üzerinden yaptığı açıklamada, söz konusu planın “milli servetin devri” anlamına geldiğini ileri sürdü.
14 YILLIK FARK TEPKİ ÇEKTİ
Korkmaz’ın açıklamasında, 2012 yılında reddedilen 5,7 milyar dolarlık teklif ile bugün gündeme gelen 3,5 milyar dolarlık rakam arasındaki farka dikkat çekildi. Aradan geçen sürede araç sayılarının ciddi şekilde artmasına rağmen teklifin düşmesinin “izah edilemez” olduğu vurgulandı.
“Paranın zaman değeri dikkate alındığında, 2012’deki 5,7 milyar doların bugünkü karşılığı 9 milyar doların üzerindedir. Gelir potansiyeli artmış bir otoyolun daha düşük bedelle devri kamu zararıdır” ifadeleri kullanıldı.

KOCAELİ’Yİ BEKLEYEN 4 KRİTİK RİSK
Korkmaz, planın hayata geçirilmesi halinde Kocaeli’yi bekleyen başlıca riskleri şu şekilde sıraladı:
Trafik yoğunluğu artacak: Otoyol ücretlerinin yükselmesiyle araçların D-100 hattına yönelmesi bekleniyor. Bu durum başta İzmit, Körfez ve Gebze olmak üzere şehir içi trafiği kilitleyebilir.
Yerel esnaf zorlanacak: Otoyol üzerindeki tesislerde döviz bazlı kira sistemine geçilmesi halinde küçük işletmelerin rekabet gücünü kaybetmesi öngörülüyor.
Maliyetler yükselecek: Nakliye giderlerindeki artışın, ürün fiyatlarına yansıyarak enflasyon baskısını artırabileceği ifade ediliyor.
Ücretsiz geçişler kalkabilir: Bayram dönemlerinde uygulanan ücretsiz geçişlerin sona erebileceği iddia ediliyor.

“OTOBAN ÜCRETSİZ ÇEVRE YOLU OLMALI”
Korkmaz, çözüm önerisi olarak Kocaeli’ndeki otoyol kesiminin ücretsiz çevre yolu statüsüne alınması gerektiğini savundu. İstanbul ve Ankara’daki uygulamaları örnek gösteren Korkmaz, “Kocaeli halkı kendi vergisiyle yapılan yolda yeniden ücret ödememeli” dedi.

TARTIŞMA BÜYÜYOR
Otoyol özelleştirme planına ilişkin açıklamalar kamuoyunda geniş yankı bulurken, konunun önümüzdeki günlerde daha da yoğun şekilde tartışılması bekleniyor. Kocaeli’de ulaşım, ekonomi ve şehir yaşamını doğrudan etkileyecek sürece ilişkin gözler yetkili kurumlardan gelecek açıklamalara çevrildi.




