Mevcut yönetimin ibra edilmemesi yönünde arka planda ciddi bir hazırlık yapan grubun varlığı, camiada tansiyonu yükseltecek gibi. Geçmiş kongrede mali tabloyu onaylamayan bazı üyelerin başını çektiği bu oluşum, yeşil-siyahlı kulübü tahmin bile edilemeyecek bir kaosun eşiğine sürükleyebilir.
Bu grubun planladığı senaryo, akıllara Galatasaray’ın 27 Mart 2011’deki tarihi Mali Genel Kurulu’nu getiriyor. Hatırlanacağı üzere o dönem genel kurul üyeleri, Başkan Adnan Polat ve yönetimini mali açıdan ibra ederken, idari yönden ibra etmemişti. Bu kararın ardından Adnan Polat başkanlığı bırakmak zorunda kalmış, kulüp olağanüstü seçime gitmişti. Yıllar süren mahkeme süreçlerinin ardından Yargıtay bu ibrasızlık kararını bozup Polat ve ekibini hukuken aklasa da, Galatasaray o süreçte sportif ve yönetsel anlamda çok büyük yaralar almıştı.
Şimdi benzer bir senaryo Kocaelispor üzerinden sahneye konulmak isteniyor. Ancak unutulan çok net bir gerçek var: Kocaelispor, Galatasaray gibi bu tür sarsıntıları kolayca absorbe edebilecek bir idari konseptte değil. Zaten yaklaşık bir haftadır camiada "Başkan kim olacak?" krizi yaşanırken, bunun üzerine bir de yönetimin ibra edilmemesi gibi vahim bir olayın eklenmesi, kulübün üzerine adeta kilit vurulması anlamına gelir.
“Kocaelispor’u uçuruma itmeyin!
Tüzük gereği ibra edilmeyen bir yönetimin yeniden aday olma şansı hukuken ortadan kalkıyor. Kocaelispor’u gerçekten seven, bu renklerin zarar görmesini istemeyen hiçbir sağduyulu kongre üyesi böyle bir felakete çanak tutmamalıdır. Şu anki hassas dönemde intikam duygularıyla ya da kişisel hesaplaşmalarla hareket etmek, Kocaelispor’u dipsiz bir kuyuya atmaktır. Yönetimi ibra etmeyerek cezalandırdığını düşünenler, aslında en büyük cezayı Kocaelispor’a ve onun cefakar taraftarına kesecektir.
Süreci sağlıklı bir şekilde yürütebilmek ve kulübü bu uçurumun kenarından döndürmek için acilen aklıselim davranılması gerekiyor. Arka planda ibrasızlık hazırlığı yapan grupla derhal iletişime geçilmeli, bu iş kişisel kavgalardan arındırılarak doğru ve yapıcı bir zemine oturtulmalıdır. Eleştiriler, talepler veya memnuniyetsizlikler kongre kürsüsünde medenice dile getirilebilir; ancak çözüm yolu kulübün önünü tamamen tıkayacak bir kaos yaratmak olamaz. Gün, Kocaelispor’u ego savaşlarına kurban etme günü değil; armayı ve kulübün geleceğini koruma günüdür.