Kocaeli’nde kalp damar hastalıklarının tanısında dikkat çeken bir yöntem öne çıkıyor. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde uygulanan koroner BT anjiyografi, halk arasında bilinen adıyla “sanal anjiyo”, kalp damarlarını cerrahi işleme gerek kalmadan yalnızca 10 saniyede görüntüleyebiliyor. Özellikle risk faktörleri taşıyan hastalarda tercih edilen bu yöntem, hem hızlı sonuç vermesi hem de hastanede yatış gerektirmemesiyle öne çıkıyor. Yılda yaklaşık 2 bin hastaya uygulanan koroner BT anjiyografi sayesinde, henüz belirti vermemiş damar daralmaları ve plak oluşumları erken dönemde tespit edilebiliyor. Böylece olası bir kalp krizinin önüne geçmek için zaman kazanılıyor.

Koroner BT anjiyografi ile cerrahiye gerek kalmadan erken tanı

Kalp damar hastalıkları dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en sık ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Bu tablo, erken tanının önemini her geçen gün artırıyor. Koroner BT anjiyografi, tam da bu noktada devreye giriyor. Klasik anjiyoda olduğu gibi kasıktan ya da bilekten kateterle damara girilmesine gerek kalmadan yapılan bu işlem, koldan açılan damar yoluyla verilen kontrast madde sayesinde damar yapısını ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.

Yaklaşık 10 saniyelik çekim süresi, özellikle ileri yaştaki ya da ek hastalığı bulunan kişiler için önemli bir avantaj sağlıyor. İşlem sonrasında hastalar kısa bir gözlemin ardından günlük yaşamlarına dönebiliyor. Bu yönüyle koroner BT anjiyografi, hem hasta konforunu artırıyor hem de sağlık sistemine yük getirmeden hızlı bir değerlendirme imkânı sunuyor. Üstelik sadece ciddi darlıkları değil, ileride sorun yaratabilecek küçük plakları da gösterebilmesi yöntemi daha da değerli kılıyor.

AKADEMİ LİSE ÖĞRENCİLERİNDEN HASTANEDE TEDAVİ GÖREN ÇOCUKLARA RAMAZAN ZİYARETİ
AKADEMİ LİSE ÖĞRENCİLERİNDEN HASTANEDE TEDAVİ GÖREN ÇOCUKLARA RAMAZAN ZİYARETİ
İçeriği Görüntüle

Risk faktörü taşıyan hastalarda koroner BT anjiyografi daha sık tercih ediliyor

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Özgür Çakır, koroner BT anjiyografinin özellikle risk grubundaki hastalar için önemli bir alternatif sunduğunu belirtiyor. Yüksek kolesterolü olanlar, ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunanlar, hareketsiz yaşam sürenler, obezite sorunu yaşayanlar ve sigara kullananlar bu grupta yer alıyor.

Çakır’a göre klasik kateter anjiyografi hâlâ en detaylı bilgiyi veren yöntem. Ancak hızlı çekim süresi ve girişimsel işlem gerektirmemesi nedeniyle son yıllarda koroner BT anjiyografi daha fazla tercih ediliyor. EKG ya da efor testi sonuçları şüpheli çıkan hastalarda damar yapısı yüksek doğruluk oranıyla değerlendirilebiliyor. Bu da hekimlere, hastayı doğrudan girişimsel işleme yönlendirmeden önce önemli bir ön bilgi sağlıyor.

10 saniyelik çekimle kalp krizi riski erkenden belirlenebiliyor

Koroner BT anjiyografinin en önemli katkılarından biri, henüz ciddi darlık oluşturmamış plakları ortaya koyabilmesi. Damar duvarındaki kireçlenmeler ve küçük yağ birikimleri erken dönemde tespit edilebiliyor. Böylece hastalık ilerlemeden önlem alma şansı doğuyor. Uzmanlar, bu yöntemin bir tarama testi değil, klinik değerlendirme sonrası başvurulan bir tanı yöntemi olduğunun altını çiziyor.

Elde edilen görüntülere göre bazı hastalar ileri tetkik için klasik anjiyografiye yönlendirilebiliyor. Darlığın derecesine göre stent uygulaması ya da bypass ameliyatı planlanabiliyor. Ancak ciddi darlık saptanmayan hastalarda tablo farklı ilerliyor. Yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve ilaç tedavisiyle risk faktörleri kontrol altına alınabiliyor. Bu da kalp krizi riskini belirgin şekilde azaltıyor.

Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’nde üç yıldır aktif olarak kullanılan koroner BT anjiyografi yöntemi, yılda yaklaşık 2 bin hastaya uygulanıyor. Uzmanlara göre asıl kazanım, hastalık kapıyı çalmadan önce harekete geçebilmek. Erken teşhis, çoğu zaman hayat kurtarıyor.

Kaynak: AA