Küresel Oyunlar…!

Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı

Abone Ol

2011 yılından beri Suriye ile yatıp Suriye ile kalkıyoruz. Milyonlarca insan ülkemize sığındı. Sayısı tam tespit edilemeyen insan hayatını kaybetti. Diğer ülkelere göçleri de göz önüne alırsak bir ülke resmen boşaltıldı. Tartışma programları ve yorumcular, siyasi partilerden katılımcılar, her akşam haber kanallarında. Stratejik önemi tartışmalı, Petrol kapasitesi sınırlı bu topraklar neden bu kadar önemli?

Büyük resmi görebilmek için biraz geriye gidelim. 1914-1945 tarihleri arasında dünya iki büyük savaş yaşadı. Milyonlarca insan hayatını kaybetti, yerinden edilen, sakatlanan hayatını travma ile geçiren bir nesil. Birinci Dünya Savaşı'nın en önemli sonucu Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışıdır. İkinci Dünya Savaşı'nın en önemli sonucu ise 1948 yılında İsrail devletinin kuruluşudur.

Son yıllarda Osmanlı İmparatorluğu'ndan Koparılarak kurulan devletlerde kan akıyor. Mısır, Libya Bosna Hersek, Tunus, Yemen, Irak ve Suriye ortak özellikleri 100 yıl önceki topraklarımız.

Yüzyıl önce koparanlarda bugün tekrar yakanlar da hemen hemen aynı. ABD’li siyasetçilerden yıllardır duyduğumuz bir söylemi size hatırlatayım. ‘’ İsrail'in güvenliği’’ Amerika'da halk arasında bir söylem vardır. İsrail başbakanın sözü Amerika'da, İsrail’dekinden daha etkilidir. Amerika'daki Evangelist inanışa sahip insanlar uzun yıllardır iktidarları belirliyor. Evangelist grup ile İsrail'in ortak hedefleri ise Mescidi Aksa'nın yıkılarak yerine Süleyman tapınağının inşası, İsrail bu gerçekleşince Büyük İsrail'in kurulacağına, Evangelist Grup ise Hazreti İsa'nın dünyaya ineceğine ve tanrının büyük krallığı'nın kurulacağına inanıyor.

Suriye, Türkiye ve İran bu çevçeve de istikrarsızlaştırılmalı. Görünen bu planın Suriye ve Irak tarafı tamam. İran ve Türkiye tarafında ise büyük sorun var. Türkiye'de 15 Temmuz, İran'da ise gezi benzeri oyunlar tutmadı. Aksine bu iki ülke ortak çıkarlar paralelinde yakınlaştı.

Özetle anlattığımız bu Amerika ve İsrail'in planları, bir siyasetçi tarafından yıllarca deşifre edildi. Hayatını bu konuya vakfeden son günlerinde bile bu konuya dikkat çeken kişi, rahmetli Necmettin Erbakan. Yıllarca toplumun büyük kesiminde hayal ürünü olarak görülen bu planların, artık nihai noktaya yaklaşması toplumsal bilinci arttırmaya başladı. Son zamanlarda Necmettin Erbakan'ın bu konular ve bölge ile ilgili konuşmaları internette sıkça paylaşılıyor.

ABD ve İsrail açısından Suriye, stratejik veya ekonomik değil dini bir hedef.

Buraya kadar bir planın aşamaları gibi görünen uygulamalarda, planı aksatan hatta zora sokan şeyler olmaya başladı. DAEŞ üzerinden İsrail ve ABD'nin bölgeye müdahale senaryosu, İsrail'den önce Türkiye'nin Fırat kalkanı ile bu bölgeye müdahalesi sonucunu doğurdu. PYD/YPG üzerinden oluşturulmak istenen sınır ordusu ise, Afrin operasyonunu. Karşılıklı hamleler, Rusya, İran hatta Çin, bölgede işler iyice karışmaya başladı. Bu arada Irak müdahalelerinde hem hava, hem de kara gücü ile operasyonun ana unsuru olan İngiltere Suriye'de neden yok? İngiltere'yi üzerinde Güneş batmayan imparatorluk yapan, askeri gücünden çok siyasi aklı olmuştur. İngiltere parlamentosu Afrin operasyonundan bir hafta önce PYD’yi terör örgütü olarak tanıdı. BM Kudüs oylamasında ABD'nin karşısında oy kullandı. ABD-İngiltere ilişkilerinde bu sık görülen bir durum değildir.

SONUÇ;

Bölgede olup bitenler daha oyunun yeni başladığını, Rusya, Türkiye ve İran için, Suriye meselesinin bir beka sorunu olduğu gösteriyor. ABD ve İsrail'in dini bir taasupla karıştırdıkları Suriye konusunda yalnız kaldıklarını, İngiltere başta olmak üzere kadrolu müttefiklerinin bile desteğini bulamadıklarını görüyoruz. Bu durum ABD ve İsrail'i nereye sürükleyecek ‘’Göreceğiz’’ . Bu yazıya başlarken Yunanistan ve son zamanlardaki çıkışlarını da yazmayı düşünmüştüm. Yazacak bir şey bulamadım Yunanistan'ın bu filmdeki rolü figüran seviyesinde.

ÖNEMLİ UYARI

Fırat kalkanı, Afrin derken son dönemlerde FETÖ konusunda konsantrasyon’da azalma görüyoruz. Terörle mücadelede dengeyi kurmak kolay değil ama ‘’ Tehlike’de bitmedi’’