Kocaeli’de 2017 yılında LPG tankerindeki gazın denize boşaltılmasıyla çıkan ve bir kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı yangınla ilgili davada savcılık mütalaasını açıkladı. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, aradan geçen yaklaşık 9 yıla rağmen hâlâ tutuklu sanık bulunmaması, acılı ailelerin tepkisini artırdı. Olayda yaşamını yitiren Nail Demirci’nin ağabeyi Hasan Demirci, “Benim kardeşim gitti, dünya malı dünyada olsa ne olur” sözleriyle adalet beklentisini dile getirdi. Savcılık, LPG tankerindeki yangın davasında 8 sanık için ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep ederken, 3 sanık için beraat istedi. Dosyada, iş güvenliği ihmalleri ve usulsüz gaz tahliyesi iddiaları öne çıktı.

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde, İzmit Körfezi Tütünçiftlik açıklarında 29 Nisan 2017’de meydana gelen olay, LPG tankerindeki yangın davasının temelini oluşturuyor. Edinilen bilgilere göre, HABAŞ A.Ş.’ye ait LPG tankeri, tesis platformuna yanaşarak yük tahliyesine başladı. Tahliye sonrası tanklarda kalan gaz için yapılması gereken “gas free” işlemi uygulanmadı. Bunun yerine, tanklarda kalan LPG’nin hortumla denize boşaltıldığı belirlendi.

Sağlık Çalışanları Soruyor: Bu İddialar Doğru Mu?
Sağlık Çalışanları Soruyor: Bu İddialar Doğru Mu?
İçeriği Görüntüle

Savcılık mütalaasında, bu işlemin zaman ve maliyet gerekçeleriyle tercih edildiği vurgulandı. Gazın denize boşaltılması devam ederken, temizlik işçilerini taşıyan bir servis botunun tankere yanaşmasıyla deniz yüzeyinde biriken gazın patladığı ifade edildi. Patlama sonrası çıkan yangın hem servis botunu hem de LPG tankerinin bir bölümünü etkiledi. Bu ihmaller zinciri, LPG tankerindeki yangın davasında en kritik başlık olarak dosyaya girdi.

1 ölü, 10 yaralı: Sigortasız çalışma detayı

LPG tankerindeki yangın davasında dikkat çeken bir diğer unsur ise hayatını kaybeden ve yaralanan işçilerin çalışma koşulları oldu. Olayda gündelik ve sigortasız işçi olarak çalışan Nail Demirci, patlama sırasında denize düşerek kayboldu. Demirci’nin cansız bedeni üç gün sonra denizde bulundu. Aynı kazada 10 kişi yaralanırken, bazı yaralanmaların hayati tehlike taşıdığı kayıtlara geçti.

Mütalaada, temizlik için çalıştırılan işçilerin herhangi bir sosyal güvencesinin bulunmadığı özellikle vurgulandı. Bu durum, LPG tankerindeki yangın davasında iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sistematik olarak ihlal edildiği yönündeki iddiaları güçlendirdi. Bilirkişi raporları da, şirket yetkililerinin ve bazı sanıkların bu süreçte sorumluluk taşıdığına işaret etti.

“8 senedir adalet bekliyoruz”

Duruşma sonrası konuşan Hasan Demirci, yıllardır süren adalet arayışını şu sözlerle anlattı: “Patlama haberini aldığımda olay yerine koştum. Kardeşimden haber yoktu. Günler sonra cesedi bulundu. Kimse suçu kabul etmiyor. 8 senedir adalet bekliyoruz.” Demirci, davada hâlâ tutuklu sanık olmamasının kendilerini derinden yaraladığını söyledi.

Savcılık, LPG tankerindeki yangın davasında Suat İspirli, Erdinç Gülen, Cihat Turgut, Murat Elbaşı ve bazı şirket yöneticileri dahil 8 sanığın, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. 3 sanık için ise beraat talep edildi. Mahkeme, avukatların süre istemesi üzerine duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Gözler şimdi, yaklaşık 9 yıldır süren bu davada çıkacak karara çevrildi.

Kaynak: İHA