Son zamanlarda sosyal medya da vatandaşlar ile devamlı röportaj yapıyorlar. Muhakkak denk gelmişsinizdir. Gençlere mikrofon uzatıp, ekonomi ’den işsizliğe kadar türlü türlü sorular soruluyor. Genç kardeşlerimiz geçim sıkıntısından dert yanarken, yaşlı bir amca gelip, “çıkar bakayım telefonunu” diye, gençlerin yalan söylediğini ispatlamaya çalışıyor. Komik bir durum.
Gençlere mikrofon uzatılınca “iş yok, iş yok” diye hep şikayetçi oluyorlar. Şimdi durumu biraz istatistik rakamlar ile irdeleyelim.
Türkiye’de gerçekten işsizlik sorunu var mı?
TÜİK 2021 yılının ilk çeyreğine göre %11,8 oranında işsizlik olduğunu açıkladı. Yani toplamda iş gücümüzün 3 milyon 795 bin kişisi işsiz. Bu işsizlik rakamının 1 milyon 312 bini uzun süreli işsizlerden oluşuyor. Yani bir yıldan fazladır 1 milyon 312 bin kişi çalışmıyor. Mevcut işsizlikten bu rakamı çıkardığımızda elimizde kalan sayı 2 milyon 483 bin kişi oluyor.
Elimizde 2 milyon işsiz kişi var. Bunlara iş bulmak için kurulan kuruluşun yani İŞKUR’un istatistiklerini inceleyelim.
İŞKUR’un sürekli artan ilan sayısı 110 bini geçti. Bu sayının 90 bine yakını mavi yaka ilanıdır. İŞKUR’da, makine mühendisinden bilgisayarlı makine kullanıcısına bekçiden banka müşteri temsilcisine kadar hem beyaz hem de mavi yakalılar için fırsat imkânı bulunuyor. 2021 yılında Ocak-Eylül arası toplamda 1 Milyon 500 bine yakın ilan açılmış.
Yine bu tarihler arasında tam 1 milyon kişi işe yerleştirilmiş.
Rakamlar bizlere her ne kadar yönlendirici bir bilgi vermese de aslında Türkiye’nin eşiğinde olduğu mavi yaka krizinin her geçen gün yaklaştığını gösteriyor.
Sanayiciler yana yakıla mavi yakalı çalışan arıyor. Bulmakta zorlanmalarının neden konusu ise herkesin masa başı bir iş beklentisi olmasıdır. Kuruluşların özlük noktasında yaşattıkları haksızlıkları bir kenara koyalım. Fakat çalışan kişilerin bencil yaklaşımları ya da kuruma aidiyet hissetmemeleri aslında iş vereni bu hale getiriyor.
Güven ilişkisi olmadığı kişiye iş veren yatırım yapmak istemiyor. Doğrudan sanayicilerden duyduğum sorunlardan birisi ise çalışanların 100-200 TL fazla maaş veren başka şirkete gitmeleridir.
Kocaeli’nin her geçen gün artan sanayisi de yakın bir zaman diliminde “mavi yaka” krizine yakalanacak. Hatta birçok istihdam ofisinin elinde mavi yaka bulunmadığını biliyorum. Her ne kadar dijitalleşme insan kaynağı alanında azaltmaya gidileceğini düşündürse de hala insan kaynağına çok ihtiyaç vardır.
Bu krizin zamanla ekonomiye büyük etkisi olacağı endişesini taşıyorum.
Saygılarımla…