Şam-Rojava hattında gerilim: Görüşme çıkmaza girdi
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında Şam’da gerçekleşen kritik görüşme beklendiği gibi sonuçlanmadı. Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Konseyi Üyesi Foza Yusuf’un aktardığına göre, görüşmeler Şam yönetiminin “tam teslimiyet” talebi nedeniyle olumsuz sonuçlandı. DSG heyeti henüz Rojava’ya dönmeden, taraflar arasındaki fikir ayrılıkları netleşmiş görünüyor.
Yusuf’un açıklamalarına göre, Şam yönetimi DSG’den tüm siyasi ve askeri varlığını sona erdirmesini, kontrolündeki bölgelerden çekilmesini ve yerel yönetim sistemini lağvetmesini talep etti. Ancak bu talepler, Rojava tarafında “varlığı inkâr eden” bir yaklaşım olarak değerlendirildi.
“Şam, 2011 öncesine dönüş istiyor”
PYD’li Foza Yusuf’un ifadesine göre Şam yönetimi, Kürt güçlerinin elde ettiği tüm kazanımları geri almayı hedefliyor. “Her şeyinizi teslim edeceksiniz ve durum 2011’dekinden öncesine dönecek diyorlar” sözleriyle Şam’ın yaklaşımını özetleyen Yusuf, bu tutumun görüşmelerin çıkmaza girmesine neden olduğunu dile getirdi.
Mazlum Abdi ile Ahmed Şara arasındaki temasların ardından sahada değişen bir şey olmadığını vurgulayan Yusuf, “Şara’nın dün aldığı kararların hiçbiri sahada uygulanmadı” dedi. Yusuf’a göre Şam, DSG’ye sadece askeri değil, siyasi ve toplumsal olarak da boyun eğmesini şart koşuyor.
“Teslimiyet dayatılıyor, bunu kabul etmeyeceğiz”
Foza Yusuf, görüşmelerde Şam’ın, DSG kontrolündeki tüm bölgelerdeki kurumların kapatılmasını, petrol sahalarının teslim edilmesini ve eğitim sisteminin feshedilmesini talep ettiğini belirtti. Ayrıca DSG’nin Haseke’den çekilmesi ve Kobani’de silah bırakması da Şam’ın masaya koyduğu şartlar arasında.
Yusuf, bu taleplerin hiçbir koşulda kabul edilmeyeceğini ifade ederek, “Açıkça teslimiyet dayatılıyor. Biz bunu asla kabul etmeyeceğiz” dedi. DSG tarafı, Şam’ın bu yaklaşımını varlığı ve kimliği reddetmek olarak görüyor.
“Cezaevlerindeki IŞİD’lileri serbest bıraktılar”
Şam’ın görüşmelere yönelik “PKK engel çıkarıyor” iddialarını da reddeden Yusuf, asıl sorunun Şam’ın IŞİD’e yaklaşımı olduğunu söyledi. Yusuf’a göre, hükümet güçleri çok sayıda IŞİD mensubunu cezaevlerinden çıkardı ve bu da sahadaki çatışmaları derinleştirdi.
Özellikle Halep’te yaşanan bir olay üzerinden konuşan Yusuf, “Asayiş üyesi bir arkadaşımızın cenazesi Mısırlı bir savaşçı tarafından binadan atıldı. Yani ortada yabancı savaşçı meselesi varsa, bunun sorumlusu biz değiliz” diyerek dikkat çekici bir örnek verdi.
“Kararımız direniştir, başka yol bırakılmadı”
Foza Yusuf’un açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise “direniş kararı” oldu. Yusuf, “Biz savaş istemiyoruz. Ancak saldırılar bu şekilde devam ederse, bize başka yol bırakılmıyor” dedi. Şam yönetiminin Kürt halkının kimliğini ve kazanımlarını tanımadığını savunan Yusuf, bu tavrın sadece siyasi değil, aynı zamanda varoluşsal bir tehdit olduğunu vurguladı.
Direniş çağrısının sadece askeri değil, toplumsal ve kültürel anlamda da olduğunu belirten Yusuf, “Kürtler bu yüzyılda ya özgürce yaşayacak ya da köleliği kabul edecek. Bu bir kader anı” ifadelerini kullandı.
“Arap aşiretleri savaşın seyrini etkiledi”
Son olarak, DSG’nin Fırat’ın doğusundan, Deyrezor ve Rakka bölgelerinden çekildiğini belirten Yusuf, Arap aşiretlerinin süreçte olumsuz bir rol oynadığını söyledi. Bu durumun savaş cephelerini zayıflattığını belirten Yusuf, “Ancak halkımızın içindeyiz. Direnişimiz sürecek” diyerek bölgedeki tutumlarını koruyacaklarını vurguladı.



