Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okul servislerinde güvenliği artırmak ve hizmet kalitesini daha yakından izlemek amacıyla “Serviscell” adlı yeni bir takip sistemini zorunlu hale getirmeye hazırlanıyor. Ancak bu adım, sektörde ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi. Servis işletmecileri, halihazırda kullanılan sistemlere rağmen yeni bir teknolojinin zorunlu tutulmasının ek maliyet anlamına geldiğini belirtiyor. Araç başına 12 bin ila 30 bin lira arasında değişen maliyetin, kaçınılmaz olarak velilere yansıyabileceği ifade edilirken, özellikle küçük ölçekli işletmelerin ve kırsalda hizmet veren taşımacıların süreçten olumsuz etkilenebileceği dile getiriliyor.

SERVİSCELL SİSTEMİ MALİYET TARTIŞMASI YARATTI

Serviscell sisteminin zorunlu hale getirilmesiyle birlikte servis araçlarına yeni cihaz ve yazılımların entegre edilmesi gerekecek. Sektör temsilcilerine göre bu durum, zaten artan giderlerle mücadele eden servis işletmecileri için ek bir yük anlamına geliyor. Özellikle akaryakıt, bakım ve personel maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde gelen bu zorunluluğun, işletmelerin finansal dengesini zorlayabileceği belirtiliyor.

Mevcut durumda birçok servis aracında farklı takip sistemlerinin aktif olarak kullanıldığına dikkat çeken işletmeciler, yeni bir sistemin zorunlu tutulmasının “gereksiz bir tekrar” olduğunu savunuyor. Bu durumun yalnızca maliyetleri artırmakla kalmayıp, sektördeki küçük işletmelerin ihalelere katılımını da zorlaştırabileceği ifade ediliyor. Özellikle kırsal bölgelerde hizmet veren taşımacıların bu yükü karşılamakta zorlanabileceği ve taşımalı eğitim hizmetlerinde aksama yaşanabileceği endişesi öne çıkıyor.

MEB: AMAÇ ÖĞRENCİ GÜVENLİĞİNİ ARTIRMAK

Milli Eğitim Bakanlığı ise eleştirilere karşı yaptığı açıklamalarda, uygulamanın temel amacının öğrenci güvenliğini artırmak olduğunu vurguluyor. Bakanlık yetkilileri, Serviscell sistemi sayesinde servis araçlarının anlık olarak izlenebileceğini ve hizmet kalitesinin daha etkin şekilde denetlenebileceğini belirtiyor.

Bu sistemle birlikte, servis güzergâhlarının kontrolü, araçların zamanında hareket edip etmediği ve olası aksaklıkların hızlı şekilde tespit edilmesi hedefleniyor. Bakanlık, teknolojik altyapının güçlendirilmesiyle hem öğrencilerin hem de velilerin daha güvenli bir hizmet alacağını savunuyor. Ancak sektör temsilcileri, güvenlik hedefinin önemli olduğunu kabul etmekle birlikte, bunun mevcut sistemler üzerinden de sağlanabileceğini dile getiriyor.

TEK ŞİRKET İDDİASI MECLİS GÜNDEMİNDE

Konu, siyasi tartışmaların da odağına taşındı. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Serviscell sistemini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Çömez, sistemin tek bir şirkete yönlendirildiği iddiasını dile getirerek, özellikle Turkcell üzerinden bir zorunluluk oluşturulup oluşturulmadığını sorguladı.

Çömez, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelttiği sorularda, cihaz ve yazılımın yalnızca belirli bir firmadan temin edilip edilmediğini ve sürecin kamu ihale mevzuatına uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğini gündeme getirdi. Bu iddialar, sektörde rekabet koşullarının zarar görebileceği yönündeki kaygıları da artırdı.

UTTS TARTIŞMASININ BENZERİ YAŞANIYOR

Serviscell uygulaması, yakın dönemde gündeme gelen Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) tartışmalarını da yeniden hatırlattı. UTTS’de de ticari araç sahiplerine cihaz ve yazılım zorunluluğu getirilmiş, benzer şekilde maliyet artışı ve mevcut sistemlerin yeterliliği tartışılmıştı.

2026-ALES/1 BAŞVURULARI BAŞLADI: TARİHLER VE DETAYLAR
2026-ALES/1 BAŞVURULARI BAŞLADI: TARİHLER VE DETAYLAR
İçeriği Görüntüle

Sektör temsilcileri, Serviscell ile birlikte benzer bir sürecin eğitim taşımacılığı alanında yaşandığını ifade ediyor. Artan teknolojik zorunlulukların, hizmet kalitesini artırma hedefiyle dengeli bir şekilde uygulanması gerektiğini vurgulayan işletmeciler, aksi halde hem sektörün hem de velilerin ekonomik olarak zorlanabileceği uyarısında bulunuyor.