Şöyle geriye doğru bir bakın,
Muhalefet kabul etmese de bu ülkede dini inançlar noktasında çok sıkıntılar çekildi.
İmam-hatip mezunları için geçerli olan katsayı kuralını hatırlayın,
Kamuda başörtü engelini hatırlayın,
Askeri okullara girmek isteyen gençler, annelerinin başörtülü olan fotoğrafını başvuru dosyasına koymaktan çekiniyordu.
28 Şubat gerçeğini yaşadık.
Millet kendi inançları ve yaşamı ile devletin yasaları altında ezildi.
Bütün bunlar yaşandı.
İşte bu vicdanları yaralayan kurallara karşı değerlerin mücadelesi ile yola çıkanlar bir gün iktidar oldu.
Bu sefer ise o değerlerin, kavramların içi boşaldı.
Şimdi keşke kazanmasa mıydık diyenleri duyuyorum.
Dindar nesil derken, deizm diyen bir nesil yetişti.
Cami yoktu, imam atanamıyordu. Camide bulundu imamda bu sefer cemaat kayboldu.
Duaların içerisi rantla doldu.
Önce namaza ardından ihaleye koşmak moda oldu.
Başörtülü bacım kamuyla beraber, kulüplere girer oldu.
Millet diyenler, milletin kararını beğenmez oldu.
Şimdi bütün bunların üzerine Ak Parti, millete rağmen bir yanlışa daha imza attı.
Benden demesi;
*Siz bu düzenleme ile keyifle “Şimdi ne yapacaklar” diyerek mutlu olabilirsiniz.
*Kaybettiğiniz ilçelerde belediye başkanını engelledik diye sevinebilirsiniz.
*Meclis çoğunluğu sizde diye bu düzenleme ile “başkanı otokontrol ettik” diye de düşünebilirsiniz.
Benden demesi milletten uzaklaşıyorsunuz.
Bu düzenlemeyi millet görür, tamamen siyasi bir düzenleme olduğunu anlar.
Peki hangi düzenleme mi?
2001’den bu yana bütün belediye başkanları, bünyesinde bulunan şirketlerin yönetimlerini belirleme hakkında sahiptir. Bu zamana kadar bu böyledir. Olması gerekende budur. Ancak 31 Mart seçimlerinin ardından bir düzenleme yapıldı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü de 20 Mayıs 2019 tarihinde gönderdiği cevabi yazısında, belediye şirketlerinin yapısı ve belediye meclislerinin görevlerine ilişkin uzun bir hukuki mütalaanın ardından belediye şirketlerinde atama yetkisinin belediye meclisinde olduğuna dair görüş bildirdi.
Bakın bu düzenleme iktidara büyük zarar verecek.
Bunun katsayı, 367 krizinden farkı yoktur.
CHP kazandığı belediyelerde bulunan şirketlere görevlendirme yapmak istiyor.
Seçim sonrası yapılan bu düzenlemeden dolayı yapamıyor.
Yapanlar ise ticaret odalarına takılıyor.
Bunu millet görür.
Sadece empati yapın…
İzmir’i Ak Parti kazanmış ve meclis CHP’de,
Ak Partili Belediye Başkanı şirketleri planlamak istiyor ama CHP’li meclis onay vermiyor.
Benden demesi millet bunu görür.