Genel

Yeni Kanun Teklifi Mühendisleri Nasıl Etkileyecek?

TBMM'ye sunulan yeni kanun teklifi, jeofizik ve jeoloji mühendislik bürolarını doğrudan etkileyen düzenlemeler içeriyor. Meslektaşlar, ciddi mağduriyetler yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

Abone Ol

Kocaeli’nin tanınmış jeofizik mühendislerinden Tolga Çetin, sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 9 Ocak 2026 tarihinde sunulan “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, jeoloji ve jeofizik mühendislerini doğrudan ilgilendiren önemli maddeler içeriyor. Özellikle teklifin 21, 22, 23 ve 24. maddeleriyle getirilen yeni düzenlemelerin, binlerce mühendis ve mühendislik bürosunu işsiz bırakabileceği endişesi dile getiriliyor.

Mühendislik Hizmetleri Kısıtlanıyor, Meslek Alanı Daraltılıyor
Tasarıda öne çıkan en dikkat çekici maddelerden biri, yapı projeleri içinde jeoloji ve jeofizik mühendisliğinin rolünü kısıtlayan düzenleme oldu. Mevcut sistemde her yapının zeminine özel analizler yapılması gerekirken, yeni teklif bu esnekliği ortadan kaldırıyor. Bu durum, mühendislerin yapının gerçek zemin koşullarına göre özgün çözümler üretmesini engelleyecek.

Zemin-etüt analizlerinin yüzeysel hale gelmesi, yapı-zemin etkileşimini göz ardı eden bir yaklaşımı beraberinde getirebilir. Bu da sadece mühendislerin değil, yapı güvenliğinin de doğrudan riske girmesi anlamına geliyor.

Bakanlık Kotaları ve Harçlar: Mühendislik Büroları Kapanma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

Teklife göre, zemin ve temel etütleri konusunda çalışan firmalar için yeni sınırlamalar getiriliyor. Firma sayısı, çalışan mühendisler ve hatta hangi ilde kaç firma faaliyet gösterebileceği gibi detaylar doğrudan Bakanlık tarafından belirlenecek.

Ayrıca getirilen yüksek harçlar ve kota uygulamaları, özellikle küçük ve orta ölçekli mühendislik büroları için ciddi mali yük oluşturacak. Bu durum, hali hazırda Odaya kayıtlı olan çok sayıda firmanın faaliyetlerine son vermesine neden olabilir.

Laboratuvarlar Devre Dışı Kalabilir, Güvensiz Uygulamalar Artabilir

Kanun teklifinin 23. maddesiyle getirilen bir diğer değişiklik, zemin laboratuvarlarının faaliyetlerini doğrudan etkileyecek nitelikte. Yeni düzenlemeye göre laboratuvarlar, zemin deney numunelerini kendileri almak zorunda olacak.

Bu uygulama, laboratuvarların bağımsız çalışabilmesini zorlaştıracağı gibi, deney sonuçlarının güvenilirliğini de tehlikeye atabilir. Tolga Çetin’e göre bu durum, fiilen zemin laboratuvarlarını çalışamaz hale getirecek ve gerçek dışı, sağlıksız analizlerin önünü açabilecek bir ortam yaratacaktır.

Çözüm Önerisi: Zemin Etütleri Bağımsız Mühendislik Projesi Olarak Tanımlanmalı

Uzmanlara göre bu düzenlemelerin geri çekilmesi ve yapı denetimi mevzuatının yeniden ele alınması gerekiyor. 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu içinde “zemin ve temel etütleri”nin statik projeye bağlı bir unsur olmaktan çıkarılması, bunun yerine bağımsız bir mühendislik projesi olarak tanımlanması gerektiği vurgulanıyor.

Ayrıca yerinde denetimi esas alan, bilimsel ve teknik esaslara dayalı bir yaklaşımın benimsenmesi şart. Aksi halde hem mühendislik hizmetleri ciddi şekilde zarar görecek hem de yapı güvenliği riske atılmış olacak.