Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko, gazetemize gerçekleştirdiği ziyarette askeri hekimlik alanına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Askeri tıbbın sivil sağlık hizmetlerinden farklı ve çok daha özel bir uzmanlık gerektirdiğini vurgulayan Kanko, özellikle savaş, terör olayları ve operasyon bölgelerinde görev alacak hekimlerin standart tıp eğitimiyle yetiştirilemeyeceğini ifade etti. Geçmişte köklü bir geleneğe sahip askeri tıp fakültelerinin kapatılmasının ciddi bir eksiklik yarattığını dile getiren Kanko, bu alandaki bilgi ve tecrübenin yeniden kurumsal bir yapı altında toplanması gerektiğini söyledi.
ASKERİ HEKİMLİK HER KOŞULDA AYRI UZMANLIK GEREKTİRİYOR
Kanko, askeri hekimliğin yalnızca hastane ortamıyla sınırlı olmadığını belirterek, kara, hava ve deniz gibi farklı operasyon alanlarında görev yapan askerlerin sağlık ihtiyaçlarının da farklılık gösterdiğini ifade etti. Bu nedenle askeri hekimlerin çok yönlü ve özel eğitimlerden geçmesi gerektiğini vurguladı. Standart bir tıp eğitimi alan hekimin, savaş alanında yaralanan bir askere nasıl müdahale etmesi gerektiğini bilmesinin her zaman mümkün olmadığını dile getirdi.
Askeri operasyonlarda karşılaşılan yaralanma türlerinin de sivil hayattan farklı olduğunu belirten Kanko, kullanılan mühimmatın özelliklerinin dahi tedavi sürecini doğrudan etkilediğini söyledi. Bu nedenle askeri hekimlerin yalnızca tıbbi bilgi değil, aynı zamanda sahaya özgü teknik bilgiye de sahip olması gerektiğini ifade etti.
ASKERİ TIP FAKÜLTELERİNİN KAPATILMASI ELEŞTİRİLDİ
Kanko, 15 Temmuz sürecinin ardından askeri tıp fakültelerinin kapatılmasına da değinerek, bu kararın uzun vadede önemli bir boşluk oluşturduğunu belirtti. Köklü bir geçmişe sahip olan askeri tıp geleneğinin bir gecede ortadan kaldırılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi.
Dünyanın birçok ülkesinde askeri tıp eğitiminin ayrı bir sistem olarak sürdürüldüğünü hatırlatan Kanko, Türkiye’de de bu alandaki kurumsal yapının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Askeri hekimliğin yalnızca bir sağlık hizmeti değil, aynı zamanda stratejik bir alan olduğunun altını çizdi.
SAHADA KARŞILAŞILAN RİSKLER ÖZEL EĞİTİMİ ZORUNLU KILIYOR
Kanko, askeri operasyonlarda yaralanan askerlerin tedavi süreçlerinde ciddi riskler bulunduğunu belirterek çarpıcı bir örnek paylaştı. Bazı mühimmat türlerinin ilk temasın ardından belirli bir süre sonra ikinci bir patlama riski taşıdığını ifade eden Kanko, bu tür durumların ancak özel eğitim almış askeri hekimler tarafından yönetilebileceğini söyledi.
Bu tür risklerin bilinmemesi halinde, müdahale eden sağlık ekiplerinin de hayati tehlike yaşayabileceğine dikkat çekti. Askeri tıp eğitiminin bu noktada hayati bir rol üstlendiğini vurgulayan Kanko, sahada görev yapan sağlık personelinin yalnızca hasta değil, kendi güvenliğini de korumak zorunda olduğunu ifade etti.
“ASKERİ HEKİMLİK STRATEJİK BİR ALANDIR”
Kanko, askeri hekimliğin yalnızca tedavi süreçleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda savaş koşullarında hızlı ve doğru karar alma becerisi gerektirdiğini belirtti. Uzuv kayıpları, ileri cerrahi müdahaleler ve kompleks yaralanmaların her hekimin rutin pratiği içinde yer almadığını ifade etti.
Bu nedenle askeri tıp alanında yetişmiş uzmanların varlığının kritik önem taşıdığını söyleyen Kanko, bu alandaki eksikliğin giderilmesi için yeni adımlar atılması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin sağlık altyapısının güçlü olduğunu ancak askeri tıp alanında özel bir yapılanmanın yeniden oluşturulmasının kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.