Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde söz alan Ömer Faruk Gergerlioğlu, Kocaeli’de Nevroz kutlamaları sırasında yaşanan polis müdahalelerini ve 15 Temmuz sonrası cezaevine konulan erlerin durumunu sert sözlerle eleştirdi. Gergerlioğlu, özellikle Kocaeli’de güvenlik güçlerinin tutumunun “hizmetten uzaklaşıp baskıya dönüştüğünü” savunarak, yetkililer hakkında derhal soruşturma açılması gerektiğini dile getirdi. Konuşmasında hem sahadaki müdahalelere hem de cezaevlerinden gelen mektuplara yer veren Gergerlioğlu, yaşananların görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.
KOCAELİ NEVROZ’UNDA “SİSTEMATİK BASKI” İDDİASI
Gergerlioğlu’nun gündeminde ilk olarak Kocaeli’de düzenlenen Nevroz kutlamaları vardı. Kutlamalar sırasında güvenlik güçlerinin orantısız müdahalede bulunduğunu ifade eden Gergerlioğlu, bunun münferit değil sistematik bir yaklaşım olduğunu öne sürdü. Özellikle Faruk Karaduman ve Zafer Güven’i işaret eden Gergerlioğlu, sorumluların görevden alınması gerektiğini dile getirdi.
Kendi yaşadığı bir olayı da anlatan Gergerlioğlu, üzerinde Selahattin Demirtaş’ın fotoğrafı bulunan bir atkının alana sokulmasının engellenmeye çalışıldığını söyledi. Bu durumu “trajikomik” olarak nitelendiren Gergerlioğlu, bir fotoğraftan dahi korkulmasının düşündürücü olduğunu ifade etti. Ona göre bu tür uygulamalar, toplumda daha fazla gerilim yaratıyor ve demokratik alanı daraltıyor.
HASTANEDE SİLAHLI TEHDİT İDDİASI GÜNDEMDE
Konuşmanın en çarpıcı bölümlerinden biri ise Darıca’da yaşandığı iddia edilen olaylardı. Gergerlioğlu, Nevroz alanında çıkan arbedede gözaltına alınan kişilerden bazılarının darbedildiğini ve hastaneye götürüldüğünü anlattı. Özellikle Gebze İlçe Eş Başkanı Ömer Yıldız’ın durumuna dikkat çekti.
İddiaya göre, hastanede muayene sırasında bir polis memuru silahına davranarak tehditte bulundu. Gergerlioğlu, doktorun müdahaleyi engellemeye çalıştığını ve buna rağmen yaralı kişinin tedavisi tamamlanmadan emniyete götürüldüğünü söyledi. Bu tabloyu “kabul edilemez” olarak nitelendiren Gergerlioğlu, kamu görevlilerinin görev tanımını hatırlatarak, güvenlik güçlerinin vatandaşın güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu vurguladı.
CEZAEVLERİNDEN GELEN MEKTUPLAR: “UNUTULDUK” FERYADI
Gergerlioğlu’nun konuşmasının bir diğer önemli başlığı ise 15 Temmuz sonrası cezaevine giren erlerin durumu oldu. Cezaevlerinden kendisine ulaşan mektupları Meclis kürsüsünde okuyan Gergerlioğlu, bu kişilerin seslerini duyurmaya çalıştığını belirtti.
Kırşehir S Tipi Cezaevi’nden mektup gönderen Sinan Çetin’in yıllardır özgürlüğünden mahrum olduğunu ve kamuoyunda yeterince gündeme gelmediğini söyledi. Benzer şekilde Feyzullah Tan’ın mektubunda da “rütbesiz bir er olarak ağırlaştırılmış müebbet cezası almanın adaletsizliği” dile getirildi. Gergerlioğlu, bu mektupların sadece bireysel dramlar değil, aynı zamanda sistemsel bir sorunun göstergesi olduğunu ifade etti.
Bu noktada, darbe davalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Gergerlioğlu, özellikle alt rütbeli askerler açısından ciddi hak ihlalleri yaşandığını ileri sürdü. Ona göre, bu dosyalar adalet duygusunu zedeleyen örneklerle dolu.
“BASKILAR BİZİ SUSTURAMAZ” MESAJI
Konuşmasının sonunda kendisine açılan tazminat davasına da değinen Gergerlioğlu, geri adım atmayacağını açık bir dille ifade etti. Yaşar Güler hakkında yaptığı açıklamalar nedeniyle dava açıldığını hatırlatan Gergerlioğlu, benzer baskıların kendisini durduramayacağını söyledi.
“İsterse Hulusi Akar da dava açsın” sözleriyle çıkışını sürdüren Gergerlioğlu, cezaevlerinden gelen mektupları ve sahadaki iddiaları gündeme taşımaya devam edeceğini belirtti. Ona göre, bu tür baskılar kamuoyunun gerçekleri öğrenmesini engellememeli.
Gergerlioğlu’nun Meclis’teki bu çıkışı, hem Kocaeli’deki olaylar hem de cezaevlerindeki durum açısından yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemiş görünüyor. Önümüzdeki günlerde yetkililerin nasıl bir adım atacağı ise merak konusu.