Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Serdar Kuyumcu, ramazan ayında oruç tutmayı planlayan kalp hastalarına önemli uyarılarda bulundu. Kalp rahatsızlığı bulunan kişilerin oruç kararını mutlaka doktorlarıyla birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirten Kuyumcu, hastalığın türü, şiddeti ve mevcut tedavi sürecinin bu noktada belirleyici olduğunu ifade etti. Özellikle yakın zamanda kalp krizi geçiren ya da ciddi kalp sorunları yaşayan hastalar için orucun sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çeken Kuyumcu, kontrol altında olan bazı hastaların ise hekim gözetiminde oruç tutabileceğini dile getirdi.
KİMLER İÇİN ORUÇ RİSKLİ?
Kalp hastalarında oruç tutma kararı kişiden kişiye değişiyor. Doç. Dr. Kuyumcu, özellikle yakın zamanda kalp krizi geçiren, ileri derecede kalp yetmezliği bulunan, tansiyonu kontrol altına alınamayan, ciddi ritim bozukluğu yaşayan ya da yeni stent takılan ve baypas ameliyatı geçiren hastalar için orucun riskli olabileceğini vurguladı. Bu hasta grubunda uzun süreli açlık ve susuzluğun kalp üzerindeki yükü artırabileceğini belirten Kuyumcu, ani tansiyon değişiklikleri ve ritim problemlerinin hayati sonuçlar doğurabileceğine işaret etti.
Tedavisi dengede olan ve düzenli kontrollerini aksatmayan bazı kalp hastalarının ise doktor kontrolünde oruç tutabileceğini ifade eden Kuyumcu, burada en önemli kriterin hastanın genel sağlık durumu olduğunu söyledi. Her hastanın klinik tablosunun farklı olduğuna dikkat çeken Kuyumcu, “Genel bir kuraldan söz etmek doğru olmaz, mutlaka bireysel değerlendirme yapılmalı” dedi.
İLAÇ KULLANIMI RAMAZANDA NASIL DÜZENLENMELİ?
Ramazan ayında değişen beslenme ve uyku düzeni, kalp hastalarının ilaç kullanım saatlerini de doğrudan etkiliyor. Doç. Dr. Kuyumcu, ilaç saatlerinin ramazanda yeniden planlanması gerektiğini belirterek özellikle tansiyon ilaçları, idrar söktürücüler ve kan sulandırıcıların doktor kontrolünde düzenlenmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
Yanlış saatlerde ya da düzensiz kullanılan ilaçların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Kuyumcu, bazı ilaçların susuzlukla birlikte tansiyon düşüklüğüne neden olabileceğini hatırlattı. Bu nedenle hastaların kendi başlarına ilaç saatlerinde değişiklik yapmaması gerektiğini ifade eden Kuyumcu, ramazan öncesinde mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurulmasını önerdi.
BESLENME VE SIVI TÜKETİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Uzun süreli açlık ve susuzluğun özellikle kalp hastalarında tansiyon düşüklüğüne ve halsizliğe yol açabileceğini belirten Kuyumcu, sahurun atlanmaması gerektiğinin altını çizdi. Sahurda protein içeren, tuz oranı düşük ve uzun süre tok tutan besinlerin tercih edilmesini öneren Kuyumcu, iftar ile sahur arasında yeterli miktarda sıvı tüketilmesinin hayati önem taşıdığını dile getirdi.
İftarda ani ve ağır beslenmenin kalp sağlığı açısından uygun olmadığını da hatırlatan Kuyumcu, orucun hafif yiyeceklerle açılmasını, yağlı ve aşırı tuzlu gıdalardan kaçınılmasını tavsiye etti. Yemeklerin yavaş yenmesi ve porsiyon kontrolü yapılması gerektiğini belirten Kuyumcu, oruç sırasında göğüs ağrısı, şiddetli nefes darlığı, bayılma hissi, ciddi çarpıntı ya da baş dönmesi gibi şikayetler ortaya çıkarsa orucun bozulması ve vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.