Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde meydana gelen ve 7 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasına ilişkin açılan davada ikinci gün duruşması bugün saat 10.00’da başladı. Kamuoyunda “Dilovası katliamı” olarak anılan olayın yargı süreci, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda yoğun güvenlik önlemleri altında sürüyor.

İlk gün yalnızca bir sanığın savunmasının alınabildiği dosyada, ikinci günde tutuklu sanık Altay Ali Oransal’ın ifadeleri ve müşteki avukatlarının yönelttiği sorular duruşmaya damga vurdu. Sanığın hem şirket yapısına hem de üretim sürecine dair verdiği ifadeler, savunmasındaki çelişkiler nedeniyle dikkat çekti.

“ŞİRKET ÜSTÜMÜZE YAPILDI'' DEDİ

Savunmasına aile geçmişinden söz ederek başlayan Altay Ali Oransal, anne tarafının yaklaşık 60 yıldır kozmetik sektöründe olduğunu söyledi. Pandemi döneminde kolonya üretimi yapmak isteyen babası Kurtuluş Oransal’a borç verdiklerini belirten sanık, Ravive Kozmetik’in de bu süreçte yazılı olarak kendi üzerlerine yapıldığını ifade etti.

Oransal, kardeşiyle birlikte farklı markalar üzerinden ticaret yaptıklarını ve asıl gelirlerini bu markalardan elde ettiklerini savunarak, Ravive’de üretim ve yönetim konusunda söz sahibi olmadıklarını öne sürdü.

“RAVİVE'DEN GELİR ELDE ETMEDİM'

Sanık Altay Ali Oransal, duruşmada “Ravive’den hiçbir gelir elde etmedim” diyerek fabrikanın yönetimiyle ilişkisinin olmadığını savundu. Ancak müşteki avukatlarının çapraz sorgusunda dikkat çeken bir detay ortaya çıktı.

Avukat Elif Yetigin’in, Shauran ve Sheliq markaları üzerinden yapılan satışlara ilişkin sorduğu soruya yanıt veren Oransal, bu ürünlerin Trendyol satışlarında faturanın Ravive üzerinden kesildiğini kabul etti.

Bu ifade, “Ravive’den gelir elde etmiyordum” savunmasıyla çelişen en önemli beyanlardan biri olarak duruşma salonunda öne çıktı.

MERT HAKAN YANDAŞ 3 NİSAN’DA HAKİM KARŞISINA ÇIKIYOR
MERT HAKAN YANDAŞ 3 NİSAN’DA HAKİM KARŞISINA ÇIKIYOR
İçeriği Görüntüle

HAKİMDEN DİKKAT ÇEKEN SORU : “KARDEŞİN HİSSEDAR DEĞİL, NEDEN MÜDAHALE ETTİ?''

Duruşmada şirket yapısına ilişkin ifadeler de dikkat çekti. Altay Ali Oransal, şu anda LYKK adıyla bilinen markanın geçmişteki yapısına ilişkin konuşurken, şirket devri sürecinde kardeşiyle görüştüğünü söyledi.

Bunun üzerine mahkeme heyeti, “Kardeşin hissedar değil. Neden müdahale etti?” sorusunu yöneltti.

Duruşmada ayrıca LYKK’nin üretimini Ravive’nin Dilovası’ndaki deposunda yaptığının belirtilmesi de dosyadaki şirket ilişkileri açısından önemli başlıklardan biri olarak kayda geçti.

LAPTOP DETAYI DİKKAT ÇEKTİ

Sanığın ifadelerinde olay günü yaşananlara ilişkin anlattıkları da tartışma yarattı. Altay Ali Oransal, olay günü kardeşi İsmail Oransal’ın laptopunu Gökberk’ten aldığını söyledi.

Duruşmada ayrıca, olay günü il dışına çıkarken yanında pasaportunun bulunduğu ancak kimliğinin kayıp olduğunu söylemesi de dikkat çekti. Aile avukatları ise bu noktada sanığa sert sorular yöneltti.

“Kaçmayı düşünmediğinizi söylüyorsunuz ama olay günü il dışında yakalandığınızda üzerinizde pasaport, 4 bin 350 dolar ve Türk lirası vardı. Bunu nasıl açıklıyorsunuz?” sorusu, duruşmanın en kritik anlarından biri oldu.

“HİÇ GİTMEDİĞİM FABRİKADA NASIL TALİMAT VEREBİLİRİM?''

Altay Ali Oransal savunmasında, Ravive tesisine son 6 ayda yalnızca bir ya da iki kez gittiğini, fabrikadaki çalışanlara herhangi bir talimat vermediğini söyledi.

Sanık, “Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim?” diyerek üretim, denetim ve yönetim süreçlerinden habersiz olduğunu savundu. Ancak müşteki avukatları, hem şirket üzerindeki resmi yetki hem de Ravive’de kendi markalarına ait üretim yapılması nedeniyle bu savunmaya sert şekilde itiraz etti.

“MAKİNE MÜHENDİSİSİN, GÖRMEDİN Mİ?''

Duruşmada müşteki avukatları, iş güvenliği ihlalleri ve üretim ortamındaki riskleri de gündeme taşıdı. Sanığın makine mühendisi olduğunun hatırlatılması üzerine, avukatlardan biri şu tepkiyi gösterdi:

“Makine mühendisi olarak oradaki eksiklikleri çıplak gözle görebilecekken bunları görmediniz mi?”

Sanık ise buna karşılık, mezun olduğunu ancak o alanda çalışmadığını söyledi. Bu bölüm, duruşmanın tansiyonunu yükselten anlardan biri oldu.

AİLE AVUKATLARI ÇELİŞKİLERİN ÜZERİNE GİTTİ

Duruşma boyunca müşteki avukatları, sanığın şirket ilişkileri, üretim bağlantıları, mali akış ve olay günü hareketliliğine ilişkin çok sayıda çelişkiyi mahkeme tutanağına taşımaya çalıştı.

NE OLMUŞTU?

Dilovası’nda 8 Kasım 2025 tarihinde Ravive Kozmetik’e ait tesiste çıkan yangında Hanım Gülek, Esma Dikan, Şengül Yılmaz, Tuncay Yıldız, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esatoğlu hayatını kaybetmişti.

Hazırlanan iddianamede, başta Oransal kardeşler olmak üzere bazı sanıklar hakkında “olası kastla öldürme” suçundan ağır cezalar istenirken, dosyada iş güvenliği, üretim ilişkileri, ruhsat ve denetim süreçleri de yargılamanın merkezinde yer alıyor.

Muhabir: Beyza Akgüneş