Kendini şanslı “sananlar” ile başkalarını şanslı “görenler”..
Kendini başarılı “ sananlar” ile başkalarını başarılı “sayanlar”..
Kendini vazgeçilmez “sananlar” ile başkalarından “vazgeçemeyenler”..
Kendini ‘bir şey’ “sananlar” ile başkalarını “kutsal” görenler..
*
Yaptıklarını yeterli “sananlar” ile başkalarını yeterli “görenler”..
Verdiklerini değerli “sananlar” ile aldıklarını değerli “bulanlar”..
Sözlerini güvenilir “sananlar” ile duyduklarına “güvenenler”..
Yaşattıklarını hizmet “sananlar ile yaşadıklarını hizmetten “sananlar”.
*
Ne demek sanmak?
Neleri sanıyoruz?
Ekşi sözlüğe göre “sanmak”; "san" fiiline gelen geniş zaman kip eki "-ar" mı olmalı yoksa "-ır" mı olmalı? yani "sanır" mı doğru "sanar" mı doğru? Fiilin doğru şekli kulağa da uygun gelen “sanır” fiili ancak neden “sanar” şeklinde değil bu fiil? Üstelik benzer ses dizilimine sahip “yan” fiili “yanar”, “an” fiili "anar" şeklindeyken bu neden "sanar" değil? Şöyle ki “san” fiilinin kökü eski türkçede düşünmek anlamına gelen “sa” fiilidir. Bu fiile dönüşlülük eki “-n” eklenmiştir. Bu yüzden fiile eklenen geniş zaman kip eki "-ır" şeklindedir…
Sonuç olarak; “sanmak” düşünmektir…
TDK’ya (Türk Dil Kurumu) göre “sanmak”; Nesnesiz herhangi bir şeyin zihinde kurulduğu gibi gerçekleştiğine inanmak; zannetmek, zanneylemek. Nesnesiz tahmine dayanarak hüküm vermek, farz etmek. Nesnesiz bir şey veya kimsenin .(X). olduğunu düşünmek; “bellemek“, “bilmek” gibi ifade edilmektedir.
TDK açıklamasında (X)’i : şanslı, başarılı, vazgeçilmez, değerli, yeterli, değerli, güvenilir, hizmetten gibi kelimeler ve sıfatlarla tamamladığımızda, nesneli veya nesnesiz, özneli veya öznesiz hikayelerle karşılaşırız.
Sonuç olarak; “sanmak” inanmaktır…
Bu yazıyı yazma düşünceme gelmem ve de somut bir örnek vermem gerekirse; geçen hafta spor camiamızda ve medyamızdaki bazı isimlerin gururla(!), sevinçle(!) paylaştıkları inşa aşamasındaki(!) Kocaelispor Tesisleri haberlerini okuduğumda, çok tuhaf duygulara savruldum..
Aldatılmış, kandırılmışlık, saf yerine konulma gibi!
20’li yaşlarda Hodri Meydan gurubu içerisinde İsmetpaşa Stadımızda maçları izleyen, sadece Kocaelispor’umuzun maçlarını değil, Kocaelispor Sefa Sirmen Tesisleri’ndeki antrenmanlarını dahi izlemeye giden birisi olarak “içim cız etti”…
Varlığında tüm ülkenin ve spor camiasının imrenerek söze ettiği, Milli Futbol Takımımızın antrenman ve kamp yapmaya geldiği, hatta Riva tesislerine örnek alınan o değerli tesisimiz;
Anlamsız çekememezlik,
Saplantı,
Kimilerince de değersiz sayılarak ve topluma saydırılarak yok edileceğine;
Kıymet bilinseydi,
Var olanın üzerine değer katılsaydı,
Bugün Kocaelispor nerelerde olurdu diye düşünmeden edemiyorum…!
YAZIK…!
Ben “yazık” sananlardan, “yazık” diyenlerdenim…