Uğur Ulusoy

İzmit Belediye Meclisi’nin son oturumunda söz alan CHP’li meclis üyesi Serdar Atasever, kentin deprem güvenliği ve altyapı projelerine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Gebze’de meydana gelen metro inşaatı çökmesine değinen Atasever, aradan aylar geçmesine rağmen teknik raporların kamuoyuna açıklanmamasını sert bir dille eleştirdi.

“Bi̇z Bu Kentte Gerçekten Güvende Mi̇yi̇z” (2)

“RAPORLAR NEREDE?”

Konuşmasında, çöken metro inşaatına ilişkin belirsizliklere dikkat çeken Atasever, “Aradan aylar geçti, hâlâ çöken metro inşaatının raporları kamuoyuna açıklanmadı. Biz bu projeden ilk andan beri şüphe duyuyorduk. Değerli meclis üyemiz Aykut Abi raporları bekleyin dedi. Peki soruyorum: Where are the reports? Donde estan los informes? Eyne et tekârir? Raporlar nerede?” ifadelerini kullandı.
Şeffaflık vurgusu yapan Atasever, “Eğer haklı olsaydınız, o raporları ertesi gün gözümüze sokardınız. Bu yaşananlar kader değil, yönetim meselesidir” dedi.

Kanuni Mesleki ve Teknik Lisesi Yeni Binasına Taşındı
Kanuni Mesleki ve Teknik Lisesi Yeni Binasına Taşındı
İçeriği Görüntüle

“Bi̇z Bu Kentte Gerçekten Güvende Mi̇yi̇z” (1)

“BU BİR İNSAN HAYATI MESELESİ”

Konuya siyaset üstü baktıklarını dile getiren Atasever, şunları söyledi:
“Bu mesele siyaset değil, bina değil. Mesele insan hayatıdır. Biz artık vaat duymak istemiyoruz. Takvim istiyoruz, şeffaflık istiyoruz. Kocaeli’nde biz rahat uyumalı mıyız? Bunu bilmek istiyoruz.”

DEPREM VERGİLERİ NEREDE?

Konuşmasının devamında Özel İletişim Vergisi konusuna değinen Atasever, 1999 Marmara Depremi sonrasında geçici olarak getirilen verginin kalıcı hale dönüştürülmesini hatırlattı.
“1999’dan bu yana yaklaşık 731 milyar TL özel iletişim vergisi toplandı. Eğer 2008-2018 yılları arasında ciddi bir devlet vizyonu ortaya konulsaydı, bugün Türkiye Japonya gibi depreme hazırlıklı bir ülke olurdu. İnsanlar ‘ne zaman deprem olacak’ korkusuyla yaşamazdı” dedi.

“EN BÜYÜK VERGİ YÜKÜ VATANDAŞIN SIRTINDA”

Atasever, ülkedeki vergi sistemini de eleştirerek, “Ülkemizde toplanan vergilerin üçte ikisi dolaylı vergilerden geliyor. Yani en büyük vergi yükünü şirketler değil, her gün ekmek alan, fatura ödeyen vatandaş taşıyor. Depremde ölmemeyi istemek lütuf değil, en doğal haktır” ifadelerini kullandı.

“Bi̇z Bu Kentte Gerçekten Güvende Mi̇yi̇z” (3)

“BİZ HANGİ BİNA RİSKLİ BİLMEK İSTİYORUZ”

6 Şubat depremlerine de atıfta bulunan Atasever, yerel ve merkezi yönetimlerin sorumluluklarını hatırlatarak şu çağrıyı yaptı:
“On binlerce insanımızı toprağa verdik. Ama hâlâ sormaktan kaçıyoruz. Hangi mahallede kaç bina riskli, hangi sokakta dönüşüm ne zaman başlayacak, hangi bütçe nereye harcanacak bilmek istiyoruz. Afet yönetiminde topu birbirine atan bir anlayışla bu kenti güvenli hale getiremeyiz.”

“İNSANLAR ÖLMEDEN ÇÖZÜM BULMAK ZORUNDAYIZ”

Konuşmasını duygusal bir mesajla tamamlayan Atasever, şu ifadeleri kullandı:
“Deprem deyince içim titriyor. Gözümün önüne çocuklarım geliyor. Bu korkuyla yaşamaya mecbur bırakılıyoruz. İnsanlar ölmeden bu depremin çaresini bulmak zorundayız. Enkaz başında değil, meclis masasında bu mücadeleyi vermeliyiz. Biz susarsak duvarlar konuşur. Ve o duvarlar bir gün hepimizin üzerine yıkılabilir.”
Atasever’in konuşması meclis salonunda dikkatle dinlenirken, deprem güvenliği ve şeffaflık çağrıları toplantının en çok konuşulan başlıklarından biri oldu.

Muhabir: Uğur Ulusoy