Silivri’de bugün dikkat çeken bir buluşma gerçekleşti. Haksız yere tutuklandıkları öne sürülen belediye başkanları, bürokratlar ve çeşitli kademelerde görev yapan isimler için yapılan ziyaret ve açıklama, adalet tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı. Katılımcılar, sürecin yalnızca hukuki bir mesele olmadığını, aynı zamanda toplumsal vicdanı yakından ilgilendirdiğini vurguladı. Yapılan açıklamalarda, hukukun tarafsızlığına yönelik soru işaretleri dile getirilirken, “adalet” kavramının herkes için eşit uygulanması gerektiğinin altı çizildi. Silivri’de yükselen bu sesin, yalnızca bugüne değil, geleceğe dair bir mesaj taşıdığı ifade edildi.

Ekran Görüntüsü 2026 03 26 164113

SİLİVRİ’DE ADALET VURGUSU: “BU BİR VİCDAN SINAVI”

Silivri’de yapılan açıklamalarda en çok öne çıkan başlık “adalet” oldu. Katılımcılar, sürecin yalnızca mahkeme salonlarıyla sınırlı olmadığını, toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren bir vicdan sınavına dönüştüğünü dile getirdi. “Bu bir dava değil” ifadesi özellikle vurgulanırken, hukukun terazisinin şaştığı ve adalet duygusunun zedelendiği yönünde eleştiriler dikkat çekti.

Açıklamada, hukukun temel ilkelerinden sapıldığı iddiası da açıkça dile getirildi. Adaletin, kişilere ya da siyasi görüşlere göre değişemeyeceği belirtilirken, bu süreçte yaşananların kamuoyunda ciddi bir güvensizlik yarattığı ifade edildi. Silivri’de dile getirilen bu görüşler, yalnızca bir dayanışma mesajı değil, aynı zamanda hukukun evrensel ilkelerine yapılan güçlü bir hatırlatma olarak yorumlandı.

“SUSMAK KABULLENMEKTİR”: TEPKİLER YÜKSELİYOR

Silivri’de yapılan ziyaret sırasında konuşan isimler, sessiz kalmanın bu süreci kabullenmek anlamına geleceğini belirtti. Bu nedenle hukuksuzluk olarak nitelendirilen uygulamalara karşı açık bir duruş sergilendiği ifade edildi. İl yöneticileri ve kadın kolları temsilcilerinin de yer aldığı açıklamada, ortak mesaj netti: “Susmayacağız.”

Bu çıkış, yalnızca bireysel bir tepki değil, kolektif bir duruş olarak değerlendiriliyor. Katılımcılar, adalet talebinin her geçen gün daha geniş bir kesim tarafından dile getirildiğini ve bunun görmezden gelinemeyeceğini savundu. Silivri’de yükselen bu tepkinin, farklı şehirlerde de yankı bulabileceği ifade edilirken, toplumsal duyarlılığın arttığına dikkat çekildi.

“HALKIN İRADESİ SUSTURULAMAZ” MESAJI

Açıklamanın en güçlü vurgularından biri de halk iradesine yönelik oldu. Silivri’de dile getirilen görüşlerde, seçilmiş isimlerin hedef alınmasının yalnızca bireylere değil, doğrudan halkın tercihine müdahale anlamı taşıdığı ifade edildi. “Hiç kimse halkın seçtiğini zincire vuramaz” sözleri, kalabalık tarafından sık sık tekrarlandı.

Bu söylem, meselenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda demokratik bir boyutu olduğuna işaret ediyor. Katılımcılar, bugün Silivri’de yaşananların yarın daha geniş kitleleri etkileyebileceğini belirterek, sürecin dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Adalet talebinin, bireysel değil toplumsal bir hak olduğunun altı çizildi.

Ekran Görüntüsü 2026 03 26 164120

BAKAN ZİYARETLERİNDE DERİNCE PROJELERİ GÜNDEME GELDİ Mİ?
BAKAN ZİYARETLERİNDE DERİNCE PROJELERİ GÜNDEME GELDİ Mİ?
İçeriği Görüntüle

“ADALET YA HERKES İÇİN YA HİÇ KİMSE İÇİN”

Silivri’deki buluşmanın sonunda verilen mesaj ise oldukça netti: Adalet ya herkes için vardır ya da hiç kimse için yoktur. Bu söz, yapılan açıklamanın özeti niteliğinde oldu. Katılımcılar, korkmadıklarını, geri adım atmayacaklarını ve mücadeleye devam edeceklerini açık bir şekilde dile getirdi.

Silivri’de yükselen bu güçlü söylem, önümüzdeki günlerde de tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor. Adalet çağrısının ne ölçüde karşılık bulacağı ise hem kamuoyunun hem de yargı süreçlerinin seyrine bağlı olacak. Ancak bugünden görünen o ki, Silivri’de dile getirilen itiraz, kısa sürede unutulacak bir çıkış değil.