Bilim ve teknoloji

Tedaviyi Değiştiriyor, Hayat Kurtarıyor! : İşte Patolojinin Gerçek Rolü

Patologlar, saç telinden tırnağa kadar incelenen örneklerle hastalıkların kesin tanısını koyuyor. Prof. Dr. Fahri Yılmaz, patolojinin hayati rolünü anlattı.

Abone Ol

Tıpta teşhis ve tedavi sürecinin en kritik aşamalarından biri olan patoloji, çoğu zaman görünmeyen ama belirleyici bir rol üstleniyor. Hastalığın ne olduğu, hangi evrede bulunduğu ve nasıl bir tedavi izleneceği sorularının yanıtı, patologların mikroskop altındaki titiz incelemeleriyle netleşiyor. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Yılmaz, patolojiyi tıbbın “hakim ve savcılarına” benzeterek, verdikleri kararların hastaların yaşam sürecini doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor. Yılmaz’a göre patoloji yalnızca kanserle sınırlı değil; iltihabi hastalıklardan poliplere kadar geniş bir alanda son sözü söyleyen bir bilim dalı.

“Patolojide son tanıyı veren biziz”

Patoloji denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak kanser geliyor. Ancak Prof. Dr. Fahri Yılmaz, bu algının eksik olduğunu vurguluyor. Patolojiye gelen vakaların yalnızca yüzde 20-30’unun kanserle ilgili olduğunu belirten Yılmaz, “İltihabi hastalıklar, polipler ve farklı organlardan alınan pek çok doku örneği bize ulaşıyor. Biz bu örnekleri inceleyerek diğer kliniklerin adeta son tanısını koyuyoruz. Bu nedenle patoloji, tıbbın hakim ve savcısı gibidir” diyor.
Patologların verdiği kararların tedavi planını doğrudan etkilediğini ifade eden Yılmaz, tümörün yayılımı, evresi ve organlara etkisinin hastanın yaşam süresini belirleyen temel unsurlar arasında yer aldığını hatırlatıyor.

Tanının arkasındaki görünmeyen emek

Patolojik tanının yalnızca mikroskoba bakmaktan ibaret olmadığını anlatan Yılmaz, sürecin ciddi bir teknik altyapı gerektirdiğini söylüyor. Saçlı deriden ayak tırnağına kadar vücudun her bölgesinden gelen örnekler önce makroskopik olarak değerlendiriliyor. Hastalıklı olduğu düşünülen alanlardan alınan dokular, teknisyenlerin yoğun emeğiyle işleniyor.
“Patolojide mutfağımız çok önemli” diyen Yılmaz, doku takibi, kesit alma ve boyama işlemlerinin tanının doğruluğunu doğrudan etkilediğini vurguluyor. Kesit ne kadar kaliteli olursa, doğru tanıya ulaşmanın da o kadar sağlıklı olduğunu ifade ediyor.

“Kanser korkulan bir hastalık olmaktan çıkabilir”

Gelişen genetik ve hedefe yönelik tedavilerle birlikte patolojinin rolü her geçen gün artıyor. Prof. Dr. Fahri Yılmaz, özellikle kanser tedavisinde “nokta atışı” yöntemlerin öne çıktığını belirtiyor. Hücresel düzeydeki değişimlerin genetik olarak saptanabildiğini anlatan Yılmaz, bu sayede hastaların hastalığın hangi aşamasında olduğunun net biçimde belirlendiğini söylüyor.
Bu gelişmelerin umut verici olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “İlerleyen süreçte belki de kanser, korkulan bir hastalık olmaktan çıkacak. Her kanser türü için olmasa da pek çok hastada yaşam süresini uzatan ve yaşam kalitesini artıran tedaviler giderek yaygınlaşıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.