Türkiye’de son dönemde sıkça dile getirilen “Terörsüz Türkiye” söylemi, siyasi tartışmaların merkezine yerleşmiş durumda. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 26 Mart 2026 tarihli Türk Milleti Toplantısı’nda yaptığı açıklamalarda bu söyleme sert eleştiriler yöneltti. Özdağ, hem iç politika hem de dış gelişmeler üzerinden yaptığı değerlendirmelerde, özellikle Nevruz etkinlikleri, terörle mücadele politikaları ve ekonomik tabloya dikkat çekti. Açıklamalarında sık sık “Terörsüz Türkiye” ifadesine atıfta bulunan Özdağ, bu kavramın içinin boşaltıldığını savundu.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ ÜZERİNDEN SİYASİ ELEŞTİRİLER
Özdağ’ın konuşmasının merkezinde “Terörsüz Türkiye” söylemi yer aldı. Bu söylemin mevcut uygulamalarla çeliştiğini savunan Özdağ, özellikle son Nevruz etkinliklerinde yaşanan görüntüler üzerinden eleştirilerini dile getirdi. Türkiye’nin farklı şehirlerinde düzenlenen etkinliklerde terör örgütü sembollerinin öne çıktığını iddia eden Özdağ, bu durumun devlet otoritesi açısından ciddi bir zafiyet oluşturduğunu söyledi.
Açıklamasında, “Terörsüz Türkiye diyenler, daha şimdiden Türk milletini bölüyor” ifadelerini kullanan Özdağ, bu sürecin toplumda ayrışmayı artırdığını öne sürdü. Özdağ’a göre terörle mücadele kavramı, yalnızca söylem düzeyinde kalmamalı; sahadaki uygulamalarla desteklenmeli. Bu noktada güvenlik politikalarının tutarlılığına dikkat çeken Özdağ, farklı kesimlere yönelik uygulamalar arasında çifte standart olduğunu savundu.
NEVRUZ ETKİNLİKLERİ VE DİYARBAKIR TARTIŞMASI
Nevruz kutlamaları da konuşmanın önemli başlıklarından biri oldu. Özdağ, özellikle Diyarbakır’daki etkinlikleri hedef alarak bu organizasyonların kültürel bir bayramdan uzaklaştığını ileri sürdü. Nevruz’un Türk kültüründe birlik ve beraberliği temsil ettiğini vurgulayan Özdağ, bu tür etkinliklerin siyasi ve ideolojik bir zemine çekildiğini iddia etti.
“Diyarbakır’daki bu bölücü terör gösterisinin Nevruzla ne ilgisi var?” sorusunu yönelten Özdağ, etkinliklerde Türk bayrağının yer almamasını eleştirdi. Bu durumun toplumsal hassasiyetleri zedelediğini belirten Özdağ, Nevruz’un asli anlamının korunması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, güvenlik güçlerinin bazı gruplara karşı daha sert, bazılarına karşı daha esnek davrandığı iddiasını gündeme taşıdı.
DIŞ POLİTİKA VE ORTA DOĞU GERİLİMİNE DAİR MESAJLAR
Konuşmada dış politika başlığı da geniş yer buldu. Özdağ, özellikle Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler üzerinden Türkiye’nin güvenlik politikalarını değerlendirdi. İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalara değinen Özdağ, bu savaşın bölgesel dengeleri değiştirdiğini ifade etti.
Özdağ, İsrail’in ilk kez Arap olmayan bir ülkeyle bu ölçekte karşı karşıya geldiğini ve bu durumun askeri dengeler açısından önemli sonuçlar doğurduğunu savundu. Ayrıca enerji hatları, doğal gaz akışı ve küresel ekonomi üzerindeki etkilere dikkat çekerek Türkiye’nin bu gelişmelere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Özdağ’a göre, modern savaş yalnızca askeri değil; ekonomik ve teknolojik boyutlarıyla da ele alınmalı.
EKONOMİ VE ENFLASYON UYARISI
Ekonomi başlığında ise Özdağ, mevcut tabloya ilişkin karamsar bir değerlendirme yaptı. Artan enerji maliyetleri ve küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisini doğrudan etkilediğini belirten Özdağ, özellikle enflasyon konusunda dikkat çekici bir uyarıda bulundu.
“Enflasyonun düşme ihtimali ortadan kalktı” diyen Özdağ, döviz rezervlerindeki gerilemeye ve fiyat artışlarına dikkat çekti. Gıda fiyatlarının yükseldiğini ve vatandaşın alım gücünün düştüğünü ifade eden Özdağ, ekonomik politikalarda köklü değişiklikler yapılması gerektiğini savundu. Özellikle dar gelirli kesimlerin yaşadığı zorlukların her geçen gün arttığını vurguladı.
SİYASİ MESAJLAR VE GELECEK VİZYONU
Konuşmasının sonunda Zafer Partisi’nin politik vizyonuna değinen Özdağ, terörle mücadele, ekonomi ve savunma alanlarında farklı bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. “Terörsüz Türkiye” hedefinin ancak kararlı bir mücadele ile mümkün olacağını belirten Özdağ, mevcut politikaların bu hedefe hizmet etmediğini savundu.
Özdağ, Türkiye’nin hem iç güvenlik hem de dış politika alanında daha güçlü bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu dile getirirken, partilerinin bu doğrultuda hazırlık yaptığını söyledi. Açıklamalar, önümüzdeki dönemde “Terörsüz Türkiye” kavramı etrafındaki tartışmaların daha da yoğunlaşacağının sinyalini verdi.