Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Ekim-Aralık dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, yılın son çeyreğinde işsizlik oranı bir önceki döneme kıyasla 0,2 puanlık düşüş göstererek yüzde 8,2 seviyesine indi. İşsiz sayısında da azalma kaydedilirken, istihdam ve işgücüne katılım oranlarında sınırlı da olsa artış yaşandı. Veriler, iş gücü piyasasında dengeli ancak temkinli bir iyileşmeye işaret ederken, özellikle genç nüfustaki gelişmeler ve sektör bazlı değişimler dikkat çekti.
İşsizlik oranı düşerken işsiz sayısı geriledi
TÜİK iş gücü istatistikleri, işsiz sayısında kayda değer bir azalma olduğunu ortaya koydu. 15 yaş ve üzeri nüfusta işsiz sayısı, bir önceki çeyreğe göre 58 bin kişi azalarak 2 milyon 913 bine geriledi. Bu düşüş, işsizlik oranına da yansıdı ve oran yüzde 8,2 olarak hesaplandı.
Cinsiyet bazlı verilere bakıldığında ise erkeklerde işsizlik oranı yüzde 6,7 seviyesinde gerçekleşirken, kadınlarda bu oran yüzde 11,1 olarak kaydedildi. Uzmanlar, kadın istihdamındaki yapısal sorunların devam ettiğine dikkat çekerken, iş gücü piyasasında cinsiyetler arası farkın sürdüğünü vurguluyor.
İstihdam sayısı 32,6 milyonu aştı
2025 yılı dördüncü çeyreğinde istihdam edilen kişi sayısı artış gösterdi. Bir önceki döneme göre 136 bin kişilik artışla toplam istihdam 32 milyon 686 bine ulaştı. Aynı dönemde istihdam oranı da 0,1 puanlık yükselişle yüzde 49,1 olarak açıklandı.
İstihdam oranının erkeklerde yüzde 66,7, kadınlarda ise yüzde 31,9 seviyesinde kalması, iş gücüne katılımda cinsiyet farkının sürdüğünü ortaya koydu. Veriler, istihdam artışının devam ettiğini ancak bu artışın dengeli dağılmadığını gösteriyor.
İşgücüne katılım oranında sınırlı yükseliş
İşgücüne katılım oranı da yılın son çeyreğinde hafif bir artış gösterdi. Toplam işgücü, 78 bin kişilik artışla 35 milyon 599 bine ulaştı. Bu gelişmeyle birlikte işgücüne katılım oranı yüzde 53,5 olarak kaydedildi.
Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde, erkeklerde işgücüne katılım oranı yüzde 71,5, kadınlarda ise yüzde 35,9 oldu. Bu tablo, kadınların iş gücü piyasasına katılımında hâlâ önemli bir mesafe olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, kadın istihdamını artırmaya yönelik politikaların önemine dikkat çekiyor.
Genç işsizlik oranında gerileme dikkat çekti
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı da düşüş gösterdi. Bir önceki çeyreğe göre 0,3 puan azalan genç işsizlik oranı yüzde 14,9 olarak açıklandı.
Bu yaş grubunda erkeklerde işsizlik oranı yüzde 11,8 olurken, kadınlarda yüzde 20,7 seviyesinde gerçekleşti. Genç işsizliğin hâlâ genel ortalamanın üzerinde seyretmesi, bu alandaki yapısal sorunların devam ettiğini ortaya koyuyor.
Hizmet sektörü istihdamı sürükledi
Sektörel bazda değerlendirildiğinde, istihdam artışının büyük ölçüde hizmet sektöründen kaynaklandığı görüldü. 2025’in son çeyreğinde hizmet sektöründe 83 bin kişilik artış yaşanırken, sanayi sektöründe de aynı miktarda artış kaydedildi. İnşaat sektöründe 3 bin kişilik sınırlı bir artış olurken, tarım sektöründe 33 bin kişilik düşüş yaşandı.
Toplam istihdamın yüzde 59,3’ü hizmet, yüzde 20’si sanayi, yüzde 13,8’i tarım ve yüzde 6,9’u inşaat sektöründe yer aldı. Bu dağılım, Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün ağırlığını bir kez daha ortaya koydu.
Çalışma süresi sabit kaldı, atıl işgücü azaldı
Haftalık ortalama fiili çalışma süresi ise 42,6 saat olarak sabit kaldı. Bu veride önceki çeyreğe göre herhangi bir değişim yaşanmadı.
Öte yandan atıl işgücü oranında düşüş dikkat çekti. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizleri kapsayan atıl işgücü oranı 0,3 puan azalarak yüzde 29,0 seviyesine geriledi. Bu düşüş, iş gücü piyasasında kısmi bir toparlanmaya işaret etti.
TÜİK verileri politika ve ekonomi için belirleyici
Türkiye İstatistik Kurumu, uzun yıllardır ekonomiden nüfusa kadar birçok alanda veri üreterek kamuoyunu bilgilendiriyor. Açıklanan iş gücü istatistikleri, hem ekonomi yönetimi hem de özel sektör açısından önemli bir referans niteliği taşıyor.
Son veriler, işsizlikte sınırlı bir düşüşe işaret etse de özellikle gençler ve kadınlar açısından yapısal sorunların devam ettiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, kalıcı iyileşme için istihdam odaklı politikaların sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.




