Bursa Uludağ Üniversitesi’nden (BUÜ) araştırmacılar, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) tarafından hayata geçirilecek yeni nesil parçacık hızlandırıcısı FCC için süpersimetrik parçacıklar üzerinde yoğunlaştı. Henüz keşfedilmemiş 3 yeni parçacığın FCC deney düzeneğinde nasıl gözlemlenebileceğine dair çalışmalarını tamamlayan ekip, kataloğu genişletmeye devam ediyor. Elde edilen veriler, gelecekte yapılacak deneylerin altyapısını şekillendirmede kritik rol oynayacak.
“Geleceğin Deneyi” için Türk bilim insanlarından stratejik destek
CERN’in 2040 yılında hayata geçirmeyi planladığı “Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı” (FCC), mevcut Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın (LHC) yerini alacak. Bu yeni deney, daha yüksek enerji düzeylerinde çarpışmalarla maddenin temel yapı taşlarını daha derinlemesine araştırmayı hedefliyor. BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Salih Ün öncülüğündeki ekip, FCC kapsamında süpersimetrik parçacıklar ve karanlık madde gibi evrenin en gizemli unsurlarını anlamaya yönelik teorik çalışmalar yürütüyor.
2020 yılında CERN FCC Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Michael Benedikt ile imzalanan protokol sonrası sürece dahil olan BUÜ, 7 lisansüstü öğrencisiyle birlikte deneyde yer alacak düzeneğin ön hazırlıklarına katkı sunuyor. Ekip, 3 yeni parçacığın deney ortamında nasıl gözlemlenebileceğine dair detaylı analizleri tamamlayarak bilim dünyasına sundu.
“Henüz yapılmamış deneyleri simülasyonla analiz ediyoruz”
Doç. Dr. Cem Salih Ün, yürüttükleri çalışmaların deneyin sadece bir parçası olmadığını, aynı zamanda gelecekte yapılacak deneylerin ön izlemesini sunduğunu belirtiyor. Ün, parçacık çarpışmalarının bilgisayar ortamında simüle edilerek hangi süreçlerin izlenmesi gerektiğine dair öngörüler geliştirdiklerini ifade etti.
“Bu bize, henüz gerçekleştirilmemiş deneyleri de yapma şansı tanıyor,” diyen Ün, modellerin doğruluğunu test ederek hangi teorilerin güçlendiğini veya zayıfladığını analiz ettiklerini aktardı. Bu süreçlerin sonucunda ise yeni parçacıkların fiziksel özelliklerini içeren teknik raporlar hazırlanarak uluslararası literatüre kazandırılıyor.
“Parçacık kataloğu genişlemeye devam ediyor”
Doç. Dr. Ün, şu ana kadar 2-3 yeni parçacığı kataloglarına eklediklerini ve her bir parçacık için hassasiyet analizlerinin sürdüğünü belirtiyor. Geliştirilen katalog, parçacıkların kütlesi, etkileşim gücü ve deney düzeneğinde nasıl tespit edilebileceği gibi birçok detayı içeriyor.
Ün, “Her bir parçacık, büyük bir bilimsel adımdır. Önümüzdeki birkaç yıl içinde en az 4-5 parçacık daha eklemeyi hedefliyoruz,” dedi. Ekip, her yeni parçacıkla birlikte daha derin analizlere yönelerek deneysel gözlem gücünü artırmayı amaçlıyor.
“Öğrencilerin ilgisi bilimi ileri taşıyor”
Ekipte yer alan Dr. Öğr. Üyesi Zerrin Kırca ise FCC deneyinin çok disiplinli bir yaklaşım gerektirdiğini ve bu yönüyle bilimsel gelişmeleri teknolojiye aktarma potansiyeli taşıdığını vurguladı. Kırca, öğrencilerin bu alana olan ilgisinin hem ekibe moral kaynağı olduğunu hem de bilimin geleceği açısından umut verici olduğunu söyledi.
“Deney başladığında, yaptığımız simülasyonlarla ne kadar yakın öngörülerde bulunduğumuzu görmek en büyük heyecanımız,” diyen Kırca, bu katkıların yalnızca akademik değil, aynı zamanda teknolojik ilerlemeye de yön vereceğini belirtti.