Zeytin ve zeytinyağı sektöründe “Hünkar” markasıyla tanınan, Manisa’daki üretim tesisleriyle Ege ekonomisinde önemli bir yer tutan Tusem Tarım, mali darboğazdan çıkamayınca konkordato talebinde bulundu. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirketin başvurusunu değerlendirerek 6 Ocak 2026 itibarıyla 3 aylık geçici mühlet verdi. Kararla birlikte, şirketin iflastan korunarak borçlarını yeniden yapılandırması için kritik bir süreç başlamış oldu.
Tusem Tarım konkordato sürecinde: İlk duruşma Nisan’da
Tusem Tarım Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile şirket sahibi Sezai Kocacık adına açılan dosyada mahkeme, sürecin yürütülmesi ve başarıya ulaşıp ulaşmayacağının incelenmesi amacıyla Prof. Dr. Ali Fatih Dalkılıç’ı geçici konkordato komiseri olarak görevlendirdi. Dava dosyasının ilk duruşması, 2 Nisan 2026 Perşembe günü saat 10.30’da İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülecek. Bu duruşma, şirketin geleceği açısından belirleyici olacak.
Alacaklılar için kritik yedi günlük süre başladı
Konkordato ilanının ardından gözler şimdi de alacaklılara çevrildi. Kanunen alacaklılar ve ilgililer, ilan tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkemeye dilekçe vererek konkordato mühletinin verilmesini gerektiren bir durumun olmadığını savunup sürecin reddini talep edebilecek. Bu kısa süre, özellikle büyük alacak sahipleri için önemli bir itiraz hakkı anlamına geliyor.
Hünkar markasıyla biliniyordu, rekabette avantajlıydı
Tusem Tarım, piyasada Hünkar markasıyla yer alıyor ve zeytin üretiminde özellikle Ege bölgesindeki doğrudan üreticiyle çalışma modeliyle dikkat çekiyordu. Ham maddeyi doğrudan çiftçiden temin eden şirket, ürünlerini kendi tesislerinde işleyip paketleyerek pazara sunuyordu. Bu model sayesinde yıl boyunca kesintisiz tedarik sağlayabilen firma, pazarda süreklilik hedefliyordu. Ancak son dönemde artan girdi maliyetleri, yüksek faiz oranları ve ekonomik dalgalanmalar karşısında ayakta kalmakta zorlandı.
İkinci konkordato başvurusu
Tusem Tarım, geçtiğimiz yıl da Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi’ne benzer bir başvuruda bulunmuş ve geçici mühlet almıştı. Bu kez İzmir’deki tesisleri için başvuruda bulunulması, şirketin mali yapısında henüz toparlanma sağlanamadığını gösteriyor. Yeni konkordato süreciyle şirketin borçlarını yapılandırarak faaliyetlerine devam etmesi hedefleniyor. Ancak sürecin nasıl sonuçlanacağı, mahkemede yapılacak değerlendirme ve alacaklıların tutumuna bağlı olacak.




