Arkasında sadece kan ve gözyaşı bırakan bir ülke…
Dilinde “Demokrasi getireceğiz” derken elinde çocuk kanı olan bir ülke…
Dünyanın gücü olarak gösterilmeye çalışılan ancak Vietnam, Irak, Afganistan ve Suriye’den çıkamayan bir ülke…
Girdiği her ülkede, geride acı hikayeler bırakan bir ülke…
O emperyalizm somut göstergesi; ABD
ABD resmen, Türkiye'nin meselelerinde canı ile bir duruş gösteren, vatan ve millet diyen, 15 Temmuz gecesi sokakta olan ülkücüler üzerine resmen aklı sıra hamle yapıyor.
Ülkü Ocakları’nın bir terör örgütü olup olmadığı hakkında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından rapor hazırlanmasını öngören bir maddeyi tasarı olarak ekletiyor.
Düşünün PKK’ya PYD’ye ve FETÖ’ye bırak tepki göstermeyi, açık açık destekleyen ABD ’nin tek derdi ülkücüler oluyor.
İşte bugün bütün ülkücüler kendileri ile gurur duymalıdır.
Ülkücü yetiştiren anneler,
Ülkücü yetiştiren babalar,
Ülkücü kardeşi, dostu olan gurur duymalıdır.
Ülkü Ocakları Türk milletinin 57. Alayıdır.
Tasarı sonrası Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın açıklaması sizlerle paylaşmak istiyorum;
ABD politikalarının bir görünen yüzü vardır bir de arka planda, asıl maksat ve hedefleri kapsamına alan insanlık dışı uygulamaları, sinsi ve illegal projeleri bulunmaktadır.
Çocukları terör eylemlerinde kullanan PKK/PYD/YPG’ye açıkça destek vererek silah ve teçhizat veren ABD yönetimi, geçmişte olduğu gibi bugün de savaşlarda ölen milyonlarca insanın sorumlusu, mazlumların gök kubbeyi inleten çığlıklarının ise en büyük sebebidir.
Bu yalın gerçeğe rağmen, ABD’nin terör örgütlerine kucak açarak onları himaye etmesi, ülkesinde FETÖ elebaşlarının cirit atması, samimiyetsizliğinin, pişkinliğinin ve iki yüzlülüğünün apaçık beyanıdır. PKK/PYD/YPG/FETÖ'yü koruyup, kollayan bir ülkenin neyine itibar edelim?
Sözde müttefik ABD’nin, Güney sınırımızda terör örgütleriyle neleri planladığına, Doğu Akdeniz’de karşımızda nasıl durduğuna, Batı Trakya'daki askeri yığınağa bakınca içi boşaltılmış, sütunları kırılmış bir hukuk ve demokrasi girdabında olduğunu açıkça idrak ediyoruz.
Türk milletinin göz bebeği olan Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı'nın faaliyetlerini, terör örgütü sıfatları ile bağdaştırmaya kalkan ABD Temsilciler Meclisi; Ermeni işgalciliğine destek veren ve Türk-İslam düşmanlarına kucak açan emperyalizmin merkezi bir yapısıdır.
Ülkü Ocaklarının araştırılması tasarısını hazırlayan Yunan kökenli Dina Titus adlı Türk düşmanı, Türk milletine karşı yürütülen faaliyetlerin başaktörü olarak yer alıyor. Okun geldiği yöne bakınca Türk milletine kurulan tuzakların hep aynı mahfillerden çıktığını görüyoruz.
Dina Titus, Azerbaycan’ın haklı mücadelesini verdiği Karabağ Savaşı’nda "Türk yapımı insansız hava araçlarında Amerikan teknolojisinin kullanımına ilişkin soruşturma" talep ederek, Ermeni yanlısı bir tutum takınmıştı.
Titus, bunların yanında, Türkiye’de üretilen İHA’ların ABD’nin çıkarlarını zora sokacağını belirterek ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Türk İHA’larına ilişkin kapsamlı rapor sunulmasını isteyen tescilli bir Türk düşmanıdır.
Ülkü Ocakları ile ilgili tasarıyı sunan Dina Titus’un, FETÖ'nün manevi oğlu Enes Kanter ile tasarı öncesi görüştüğünün ortaya çıkması Ülkü Ocaklarının içte ve dışta ne denli bir saldırı altında olduğunun açık bir göstergesidir.
Bu muhasım odakların; Türklüğün yegâne muhafızları, dünyayı titreten ecdadın torunları, insanlığın değer ve vicdan neferleri olan Ülkücüleri hedef alması bizleri hiç şaşırtmamıştır. Ülkü Ocaklarını hedefe koyanlara karşı Türk-İslam davamızı nizam-ı âlem uğrunda sürdüreceğiz.
Ülkü Ocakları Türk milletinin 57. Alayıdır. 57. Alay Çanakkale’de albayından erine kadar şehit düşmüş birliğimizin adıdır. Eğer bir gençlik teşkilatı kendini böylesine ulvi bir yapıyla özdeşleştiriyorsa, o milletin geleceğinden asla endişe edilmez.
Ülkü Ocakları; Liderimiz Sn. Devlet Bahçeli Bey'in emrinde çift başlı Selçuklu Kartalı gibidir. Bir tarafı Doğu’ya diğer tarafı Batı’ya bakar. Doğu’da ve Batı’da, Türk milletini ufukların ötesine taşımak için mücadele etmektedir.
Yılmayacağız,
Yıkılmayacağız,
Başaracağız!
Diğer taraftan resmi açıklama ise Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç’ten geldi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç "Bozkurtlar/Ülkü Ocakları"nın bir terör örgütü olup olmadığı hakkında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından rapor hazırlanmasını öngören bir maddenin de yer alması esefle karşılanmıştır." dedi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tanju Bilgiç’in ABD Kongresi’nde Türkiye'yi hedef alan gelişmelerle ilgili açıklama yaptı.
Bilgiç, "2022 ABD Ulusal Savunma Yetki Yasası'nın Temsilciler Meclisi'nde onaylanan metninde, "Bozkurtlar/Ülkü Ocakları"nın bir terör örgütü olup olmadığı hakkında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından rapor hazırlanmasını öngören bir maddenin de yer alması esefle karşılanmıştır." dedi.
Yasanın nihai metninin henüz ortaya çıkmamış ve onaylanmamış olduğunu hatırlatan Bilgiç, asılsız ithamlar içeren ve ABD ile Türkiye arasındaki köklü müttefiklik ilişkisine yakışmayan böyle bir talebin, ABD Kongresi'nin bir kanadında kabul görmüş olmasının dahi son derece üzüntü ve endişe verici olduğunu belirten Bilgiç, şöyle devam etti:
"Türkiye karşıtı lobilerin bu tarz girişimlerinin önce Avrupa’da şimdi de ABD’de bazı çevrelerce sahip çıkılmaya çalışılan bu son örneği her şeyden önce terörizmle mücadeleye zarar vermektedir. Başta müttefikimiz ABD olmak üzere terörle mücadelede samimi olan tüm ülkelerin, bu tür hayal ürünü ve art niyetli iddialara prim vermek yerine, PKK/PYD/YPG ve FETÖ dahil gerçek terör örgütlerine karşı kararlı bir şekilde mücadele etmeleri gerekmektedir. Bulundukları ülkelerde uyum içinde yaşayan soydaşlarımıza yönelik bu tür yanlı yaklaşımlar kabul edilemez."
Bilgiç, "Beklentimiz, bu izansız talebin Yasa’nın Kongre’de kabul edilecek nihai metninde yer almaması ve ABD’deki Türk toplumunun örgütlenme ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı uygulamalara sebebiyet verebilecek her türlü girişimden kaçınılmasıdır." ifadelerini kullandı.