Soğuk havanın etkisini artırdığı kış aylarında, kapalı alanlarda geçirilen sürenin uzaması solunum yolu hastalıklarının daha kolay yayılmasına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, bu dönemde en basit ama en etkili önlemlerden birinin kışın düzenli havalandırma alışkanlığı olduğunu vurguluyor. Özellikle evler, okullar ve iş yerlerinde yeterli hava sirkülasyonu sağlanmaması, grip ve soğuk algınlığı gibi enfeksiyonların hızla yayılmasına neden olabiliyor. Kış aylarında pencerelerin açılmasından kaçınılsa da, düzenli ve doğru şekilde yapılan havalandırma hem bulaş riskini azaltıyor hem de daha sağlıklı bir yaşam alanı oluşturuyor.
Kışın düzenli havalandırma bulaş riskini düşürüyor
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Hastanesi Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Esra Şevketoğlu, kışın düzenli havalandırmanın solunum yolu hastalıklarından korunmada kilit bir rol oynadığını belirtti. Soğuk algınlığı ve gribe neden olan virüslerin havada asılı kalabildiğini hatırlatan Şevketoğlu, kapalı alanların düzenli havalandırılmasıyla bu virüslerin yoğunluğunun azaltılabileceğini söyledi. Sadece kısa süreli pencere açmanın yeterli olmadığını vurgulayan Şevketoğlu, karşılıklı pencerelerin 10-15 dakika boyunca tamamen açılmasının etkili bir havalandırma sağladığını ifade etti. Kış aylarında düzenli havalandırma alışkanlığının, özellikle kalabalık yaşam alanlarında ihmal edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
El hijyeni ve izolasyon kış aylarında daha da önemli
Kışın düzenli havalandırma kadar el hijyeninin de hastalıklardan korunmada önemli olduğuna dikkat çeken Şevketoğlu, evde hasta bir kişinin bulunması halinde bulaş riskinin arttığını söyledi. Bu tür durumlarda ellerin en az 20 saniye sabunla yıkanmasının, virüslerin yayılmasını büyük ölçüde engellediğini belirtti. Hasta bireylerin mümkün olduğunca izole edilmesi gerektiğini aktaran Şevketoğlu, özellikle çocuklar ve yaşlılarla temasın azaltılmasının salgınların önüne geçilmesinde etkili olduğunu ifade etti. Ayrıca ev içinde yemek pişirilmesi, tekstil ürünleri ve elektronik cihazların ortamın nemini ve karbondioksit seviyesini artırabildiğini, bunun da kapalı alanlarda baş ağrısı ve dalgınlık gibi şikâyetlere yol açabildiğini kaydetti.
Yetersiz havalandırma hastalıkları ağırlaştırabiliyor
Uzmanlar, kış aylarında yetersiz havalandırmanın hastalıkların yayılmasını hızlandırdığına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Şevketoğlu, düzenli havalandırma yapılmayan ortamlarda karbondioksit birikimi ve yoğun nem oluştuğunu, bunun da astım ve bronşiolit gibi solunum yolu hastalıklarını şiddetlendirebildiğini söyledi. Virüslerin damlacık yoluyla bulaştığını ve havada uzun süre kalabildiğini belirten Şevketoğlu, kışın düzenli havalandırma sayesinde bu riskin azaltılabileceğini ifade etti. Bilimsel çalışmaların, uzun süre az pencere açıklığıyla yapılan havalandırma yerine kısa süreli ve karşılıklı pencerelerin tam açık olmasının daha etkili olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekledi.
Nemlendirici ve klimalarda düzenli bakım uyarısı
Kış aylarında kullanılan nemlendirici cihazların hijyeninin büyük önem taşıdığını belirten Şevketoğlu, nemli ortamların bakteri ve virüslerin çoğalması için uygun bir zemin oluşturduğunu söyledi. Klimaların düzenli bakımının yapılması ve filtrelerinin zamanında değiştirilmesinin de kapalı alan havasının kalitesi açısından gerekli olduğunu vurguladı. Mekanik havalandırma sistemlerinin her ev için zorunlu olmadığını dile getiren Şevketoğlu, normal koşullarda pencerelerle yapılan kışın düzenli havalandırmanın yeterli olacağını belirtti. Çocuklarda solunum sıkıntısı, kulak ağrısı veya şiddetli huzursuzluk görülmesi halinde ise vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini hatırlattı.