Kabulde büyükşehir belediye başkanlarına hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart 2019 seçimleriyle 30’u büyükşehir, 51’i il, 922’si ilçe, 386’sı belde olmak üzere toplam bin 389 belediye başkanının milletin teveccühüyle göreve başladığını, ayrıca 20 bin 745 belediye meclis üyesi, bin 271 il genel meclis üyesi ile 50 bin 157 muhtarın da sandıkla belirlendiğini anımsattı.
“BELEDİYE BAŞKANLARININ YÖNETME TASARRUFU, İNSANLARIN HAYATLARINI ALT-ÜST EDEBİLECEKLERİ ANLAMINA GELMİYOR”
Bugünkü toplantının hedefledikleri demokratik uzlaşmanın ilk adımı olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığının “polemik siyaseti değil, eser siyaseti üretme makamı” olduğunu, çalışmadan, çabalamadan, eser vermeden yapılan siyasetin de şehirlere ve insanlara vakit kaybettirdiğini vurguladı.
“Belediye başkanlarının görevi devr-i sabık peşinde koşmak değil, şehirlerine en güzel, en kalıcı, en verimli hizmetleri getirmek için çalışmaktır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Medyada her gün çeşitli şehirlerimizdeki belediyelerle ilgili sendika değiştirme baskısından işten atmalara, envaı türden tehditlere kadar pek çok vicdan yaralayıcı habere rastlıyoruz. Unutmayınız, kâğıt üzerinde bir toplam olarak önünüze gelen personel sayısındaki her rakam bir insana ve onun etrafında şekillenen daha geniş bir hayata tekabül ediyor. Belediye başkanlarının kurumlarını yönetme tasarrufu, emekleriyle ekmek paralarını kazanma peşindeki insanların hayatlarını diledikleri gibi alt-üst edebilecekleri anlamına gelmiyor. Kapının önüne konan, canları yanan, yuvaları başlarına yıkılan insanların ahı üzerinde ne siyaset, ne hizmet bina edilebilir. Kamunun diğer tüm kurumları gibi belediyeler de çeşitli statülerde çalışan personelin de tamamına hakka, hukuka, adalete ve elbette vicdana uygun şekilde davranılması şarttır. Şayet varsa birkaç kötü örnek bahane edilerek yüzlerce, binlerce kişinin ekmeğiyle oynanması ne hakka, ne hukuka, ne adalete, ne de insanlığa sığar. İşte sırf bu sebeple keyfi uygulamalara maruz kalmamaları için tüm kamuda sayıları milyonu bulan taşeron şirketler üzerinden çalışan işçileri sözleşmeli statüyle kadroya geçirdik, sebebi buydu. Buna rağmen son aylarda bazı belediyelerimizde yaşanan hadiseleri üzüntüyle takip ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, çalışan, birikimi ve gayretiyle bulunduğu yeri hak eden hiç kimseye dokunmadığını, hiç kimseyi yerinden, ekmeğinden, aşından etmediğini anlatarak, “Ne personelle, ne araçlarla, ne de başka bir şeyle uğraştık, tüm vaktimizi ve imkânları doğrudan şehrin sorunlarının, şehrin halkının sıkıntılarının çözümüne teksif ettik. Üstlendiğimiz diğer görevlerde de hamdolsun bu çizgiden sapmadık” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm belediye başkanlarından da aynı hassasiyeti beklediğine işaret ederek, belediye başkanlarına görevlerinde başarılar diledi.
Toplantıya mazeret bildiren Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın dışında 29 büyükşehir belediye başkanı iştirak etti.
Kabulde; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu üyeleri hazır bulundu. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’ndan da bakan yardımcıları toplantıya iştirak etti.