Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı verileri, yabancıların Türkiye’den konut alımında son yılların en büyük gerilemesini ortaya koydu. Mütekabiliyet Yasası sonrası büyüyen yabancı ilgisi, son üç yıldır sürekli düşerken, 2025 yılı “kırılma yılı” olarak kayıtlara geçti. Satış adetleri, oranlar ve yatırımcı profili birlikte okunduğunda tablo net: Türkiye, yabancı yatırımcı için cazibesini kaybediyor.
SON 9 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİ
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yabancılara yapılan konut satışları 2025 yılında 21 bin 534 adetle son 9 yılın en düşük seviyesine indi.
Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 9,4’lük düşüş anlamına geliyor.
2022’de 67 bin 490 satışla zirve yapan yabancı konut alımı, son üç yılda istikrarlı biçimde geriledi.
2025’te yabancı satışlarının toplam konut satışları içindeki payı ise yüzde 1,3’e düştü. Bu oran, Mütekabiliyet Yasası’nın fiilen uygulandığı 2013’ten bu yana görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
AYLIK SATIŞLARDA DİKKAT ÇEKEN TABLO
2025 yılı içinde:
En yüksek satış: Aralık ayında 2.541 konut
En düşük satış: Nisan ayında 1.440 konut
Bu dağılım, yabancı yatırımcının yıl boyunca istikrarlı bir talep göstermediğini ortaya koydu.
RUSLAR İLK SIRADA, İSTANBUL ZİRVEDE
Ülke bazlı dağılımda en çok konut alanlar:
Rusya: 3.649
İran: 1.878
Ukrayna: 1.541
Almanya: 1.376
Irak: 1.292
Azerbaycan, Kazakistan, Çin, Suudi Arabistan ve Afganistan vatandaşları da ilk 10’da yer aldı.
Şehir bazında ise tablo şöyle:
İstanbul: 7.989 konut (toplam satışların %37’si)
Antalya: 7.118
Mersin: 1.800
Ankara: 769
Yalova: 461
Bursa, İzmir, Muğla, Sakarya ve Trabzon da yabancıların en çok konut aldığı iller arasında yer aldı.
“FİYATLAR ARTTI, SÜREÇLER YAVAŞLADI”
Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği (GİGDER) Başkanı Bayram Tekçe, düşüşün nedenlerini net şekilde özetledi:
“Son üç yıldaki gerilemenin temel nedenleri; konut fiyatlarının çok hızlı yükselmesi ve ikamet izni süreçlerinin ciddi biçimde yavaşlamasıdır.”
Tekçe, bazı bölgelerde konut yatırımının geri dönüş süresinin 30 yıla kadar çıktığını belirterek, yatırımcıların artık Dubai, İspanya ve Yunanistan gibi daha hızlı geri dönüş sağlayan ülkelere yöneldiğini vurguladı.
“TÜRKİYE FİYAT AVANTAJINI KAYBETTİ”
Yurt dışı tanıtım bütçelerinin yetersizliği, yatırımcı dostu vize modellerinin olmaması ve bürokratik süreçlerin karmaşıklığı da düşüşün ana sebepleri arasında gösterildi.
Bayram Tekçe’ye göre çözüm net:
Vatandaşlıktan önce oturum izni modeli geliştirilmeli
Altın vize – gümüş vize sistemleri oluşturulmalı
Yatırımcı işlemleri tek merkezden yürütülmeli
Gayrimenkul yoluyla vatandaşlık uygulaması sonlandırılmalı
2026 İÇİN UMUT VAR MI?
Tekçe’ye göre doğru politikalarla tablo tersine dönebilir:
“Türkiye, küresel belirsizlik ortamında hâlâ güvenli liman potansiyeline sahip. Üyelerimizin %77,3’ü, Türkiye’nin yeniden yatırımcı çekeceğini öngörüyor. Bu beklenti, 2026 için umut veriyor.”
“YABANCI YATIRIMCI SERMAYE ORTAĞI OLARAK GÖRÜLMELİ”
Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı Mustafa Kemal Şahin ise sistem eleştirisini daha net yaptı:
Vatandaşlık için alt sınırın 400 bin dolara çıkması
Yatırım geri dönüş sürelerinin uzaması
Kamuoyundaki olumsuz algı
satışları doğrudan etkileyen faktörler arasında gösterildi.
Şahin’e göre çözüm modeli:
Yabancı yatırımcı süreçleri tek merkezden yönetilmeli
Tapu, vergi ve ikamet işlemleri sadeleştirilmeli
Türkiye, yeniden “güvenli, öngörülebilir ve kazançlı ülke” olarak konumlandırılmalı
Devlet destekli uluslararası tanıtım programları yeniden başlatılmalı
GENEL TABLO: ALARM ZİLİ ÇALIYOR
Veriler, Türkiye’de yabancıya konut satışında yapısal bir kırılmaya işaret ediyor. Sorun sadece ekonomik değil; sistemsel, bürokratik ve stratejik. Uzmanlara göre 2026 yılı, doğru politikalar üretilmezse toparlanma değil, daha derin bir düşüş yılı olabilir.
Ancak doğru reformlarla Türkiye’nin yeniden küresel yatırımcı için güçlü bir merkez haline gelmesi hâlâ mümkün.
Rakamlar düşüyor ama beklenti bitmiş değil. Bu da 2026’yı kritik eşik yılı haline getiriyor.