Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 10 Temmuz 2026 tarihli ve “Din İstismarı” konulu Cuma hutbesi, Türkiye genelindeki camilerde okundu. Hutbede, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü dolayısıyla FETÖ’nün dini değerleri istismar ederek milletin birlik ve beraberliğini hedef aldığı belirtilirken, vatandaşların benzer yapılara karşı ferasetli ve basiretli davranması gerektiği ifade edildi.
15 TEMMUZ MİLLETİN DİRENİŞİNİN SEMBOLÜ OLDU
Hutbede, önümüzdeki çarşamba günü 15 Temmuz’un bir kez daha idrak edileceği hatırlatılarak, bu tarihin küresel güçlerin maşası olarak nitelendirilen FETÖ’nün Türkiye’nin birliğine, kardeşliğine, özgürlüğüne ve bağımsızlığına kast ettiği gün olduğu belirtildi. Aynı zamanda 15 Temmuz’un, milletin Allah’ın yardımıyla hain planları boşa çıkardığı, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden tek yürek olarak vatanına sahip çıktığı gün olarak tarihe geçtiği ifade edildi.
MİLLETİN GÜCÜ İMAN VE ŞEHADET BİLİNCİNDEN GELİYOR
Hutbede, Türk milletinin tarih boyunca devleti, bayrağı ve kutsal değerleri söz konusu olduğunda büyük fedakârlıklar gösterdiği vurgulandı. Malazgirt Zaferi’nden İstanbul’un Fethi’ne, Çanakkale’den Milli Mücadele’ye ve 15 Temmuz’a kadar uzanan süreçte elde edilen başarıların temelinde Allah’a teslimiyet, güçlü iman ve şehadet bilincinin bulunduğu kaydedildi.
FETÖ'NÜN EN BÜYÜK İHANETİ DİNİ İSTİSMAR ETMESİ
Hutbede, FETÖ’yü diğer ihanet yapılanmalarından ayıran en önemli özelliğin dini ve manevi değerleri istismar etmesi olduğu belirtildi. Örgütün, “hoca”, “cemaat” ve “hizmet” gibi kavramları kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı, gerçek amacını gizleyerek gençlerin hayatlarını olumsuz etkilediği ifade edildi.
Ayrıca örgütün, zekât, sadaka ve kurban gibi ibadetleri kötü emellerine ulaşmak için araç haline getirdiği belirtilerek, Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Onlara ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler” ayeti hatırlatıldı.
ŞER ODAKLARININ HEDEFLERİ DEVAM EDİYOR
Diyanet’in hutbesinde, Türkiye’nin birliğini ve toplumsal bütünlüğünü hedef alan çevrelerin amaçlarından vazgeçmediği ifade edildi. Dinin istismar edilmeye devam edilebileceğine dikkat çekilen hutbede, farklı yöntem ve görünümler altında inanç, kardeşlik ve toplumsal huzurun hedef alınabileceği uyarısında bulunuldu.
SAHİH DİNİ BİLGİ VE GÜÇLÜ TOPLUMSAL BAĞLAR ÇAĞRISI
Hutbede, vatandaşların istismarcı yapılara karşı bilinçli olması için Kur’an-ı Kerim’i ve Hz. Muhammed’in sünnetini güvenilir kişi ve kurumlardan öğrenmesi gerektiği vurgulandı. Çocukların ve gençlerin sahih dini bilgiyle buluşturulmasının önemine dikkat çekilirken, aile ve toplum hayatında güven, samimiyet, dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Müslümanların rehavete kapılmaması gerektiği belirtilen hutbede, fitnenin sürekli fırsat kolladığı, ihanetin farklı yöntemlerle ortaya çıkabileceği hatırlatılarak ferasetli ve basiretli davranmanın önemine işaret edildi.
ŞEHİT VE GAZİLER İÇİN DUA EDİLDİ
Hutbenin sonunda, geçmişten günümüze din, vatan ve mukaddes değerler uğruna hayatını kaybeden şehitler ile ahirete irtihal eden gaziler rahmetle anıldı. Ayrıca Peygamber Efendimizin, “Dini dünyaya alet eden insan ne kötüdür. Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür” hadis-i şerifi hatırlatılarak dinin kişisel çıkarlar için kullanılmaması gerektiği vurgulandı.




