Türkiye, enerji sektöründe uzun süredir hazırlıkları yapılan büyük bir dönüşüm sürecine giriyor. 1 Mart itibarıyla başlayacak akıllı sayaç dönüşümü ile elektrik dağıtım sisteminde yeni bir dönem açılıyor. Milli Akıllı Sayaç Sistemleri (MASS) projesi kapsamında hayata geçirilecek uygulama, yalnızca sayaçların değişimini değil, enerji kullanımının anlık izlenmesini ve veriye dayalı yönetimini de beraberinde getiriyor. Türkiye genelinde 50 milyonu aşkın aboneyi kapsayan akıllı sayaç dönüşümü, hem tüketicinin hem de dağıtım şirketlerinin elektrik tüketimini daha şeffaf ve kontrollü biçimde yönetmesini hedefliyor. Süreç kademeli ilerleyecek ancak etkisi tüm ülke çapında hissedilecek.
MASS ile enerji altyapısında dijitalleşme dönemi
Milli Akıllı Sayaç Sistemleri (MASS), yazılımı, donanımı ve haberleşme altyapısıyla elektrik dağıtım şebekesindeki verilerin entegre biçimde yönetilmesini sağlayacak kapsamlı bir sistem olarak tasarlandı. Bu akıllı sayaç dönüşümü, klasik sayaçların yerini dijital ve uzaktan okunabilir sayaçlara bırakması anlamına geliyor. Ancak mesele yalnızca cihaz değişimi değil; ölçüm sistemlerinin uçtan uca akıllı bir yapıya kavuşması.
Sistem, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde elektrik dağıtım şirketlerince uygulanacak. Türkiye genelinde kademeli olarak hayata geçirilecek MASS projesi, akıllı şebeke dönüşümünün temel taşlarından biri olarak görülüyor. Bu sayede şebekedeki kesintiler, gerilim kalitesi ve kayıp-kaçak oranları daha etkin izlenebilecek. Enerji altyapısında dijitalleşme, hem hizmet kalitesini artıracak hem de sistemin daha esnek ve güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sunacak.
50 milyonu aşkın aboneyi kapsayan akıllı sayaç dönüşümü nasıl ilerleyecek?
Türkiye’de 50 milyonu aşkın elektrik abonesini kapsayan akıllı sayaç dönüşümü, belirli bir plan dahilinde yürütülecek. Öncelik, 10 yıllık periyodik muayene süresi dolan sayaçlara ve yıllık tüketimi 10 megavatsaat ve üzerinde olan abonelere verilecek. Ayrıca sayaç panosunda 4 ve üzeri sayaç bulunan noktalar da öncelikli gruplar arasında yer alıyor.
Yeni yapılarda ise sayaç panosunda 4 ve üzeri sayaç bulunması halinde tüm sayaçların akıllı sayaç olarak tesis edilmesi zorunlu olacak. Mevcut abonelerde ise muayene süresi doldukça değişim gerçekleştirilecek. Bir panodaki sayaçların yüzde 70’inin süresinin dolması halinde, panodaki tüm sayaçlar akıllı sisteme geçirilecek.
Planlamaya göre 2026 sonuna kadar yaklaşık 6 milyon sayacın akıllı sisteme dahil edilmesi hedefleniyor. 1 Ocak 2028 itibarıyla ise tüm sayaçların yüzde 100 yerli ve milli yazılım altyapısıyla çalışan akıllı sayaç sistemine geçirilmesi amaçlanıyor. Bu süreç, enerji kullanım verilerinin anlık takibini mümkün kılarak hem tüketici hem de sistem tarafında önemli bir dönüşüm yaratacak.
Tüketiciye ek bedel yok, anlık veri takibi mümkün olacak
Akıllı sayaç dönüşümüyle ilgili en çok merak edilen konulardan biri maliyet. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) tarafından yapılan açıklamaya göre, MASS kapsamında kurulacak akıllı sayaçlar için tüketicilerden herhangi bir bedel talep edilmeyecek. Sayaç maliyetinin aboneye yansıtılmaması, dönüşümün hızlı ve yaygın biçimde hayata geçirilmesi açısından kritik görülüyor.
Anlık veri takibi sayesinde aboneler kendi tüketim alışkanlıklarını daha net görebilecek. Tüketim profilinin görünür hale gelmesi, enerji tasarrufu ve verimlilik önlemlerinin daha bilinçli alınmasına imkan tanıyacak. Bu da doğrudan faturalara yansıyabilecek bir avantaj anlamına geliyor.
Öte yandan dağıtım şirketleri için de teknik ve teknik olmayan kayıpların daha hızlı tespit edilmesi mümkün olacak. Küçük oranlı bir iyileşmenin bile Türkiye ölçeğinde teravatsaat düzeyinde enerji tasarrufu anlamına geldiği belirtiliyor. Bu tasarruf, sistem maliyetlerinin düşmesine ve kesinti sürelerinin azalmasına katkı sağlayacak.
Akıllı sayaç dönüşümü, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren bir adım olarak değil; herkesin kendi elektriğini üretebildiği, çift yönlü enerji akışının yaygınlaştığı bir geleceğe hazırlık olarak değerlendiriliyor. Enerji altyapısında dijitalleşme hamlesi, Türkiye’nin daha şeffaf, daha esnek ve daha verimli bir elektrik sistemine geçişinde önemli bir eşik olarak görülüyor.