Aydın’da narkotik ekiplerinin düzenlediği operasyonla bir evin bahçesine gömülü halde bulunan uyuşturucu madde, iki çocukluk arkadaşını mahkeme salonunda karşı karşıya getirdi. Efeler ilçesinde gerçekleşen olay sonrası gözaltına alınarak tutuklanan M.Ş.Y. ile M.N.’nin yargılandığı davada karar çıktı. Duruşma boyunca tarafların birbirini suçlaması dikkat çekerken, sanıklardan biri diğerinin kendisini ve ailesini ölümle tehdit ettiğini ileri sürdü. Savunmalar, avukatların itirazları ve delillerin değerlendirilmesinin ardından mahkeme heyeti iki sanık hakkında toplam 30 yıl hapis cezası verdi.
BAHÇEYE GÖMÜLÜ UYUŞTURUCU OPERASYONU
Aydın’da narkotik ekipleri gelen bir istihbarat üzerine Efeler ilçesinde bulunan bir adrese operasyon düzenledi. İddiaya göre M.Ş.Y.’nin evinde yapılan aramada ekipler, bahçede toprağa gömülü bir poşet tespit etti. Poşetin açılmasıyla birlikte içerisinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunduğu belirlendi.
Operasyonun ardından M.Ş.Y. ile çocukluk arkadaşı olduğu öğrenilen M.N. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından iki şüpheli de “uyuşturucu madde ticareti” suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye çıkarılan şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve saklanma şekli dikkat çekici unsurlar arasında yer aldı. Dosya, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.
DURUŞMADA KARŞILIKLI SUÇLAMALAR
Davada en dikkat çeken gelişmelerden biri ise sanıkların mahkeme salonunda birbirlerini suçlamaya devam etmesi oldu. Tutuklu sanık M.N., ifadesinde diğer sanık tarafından tehdit edildiğini öne sürdü.
M.N., cezaevinde yaşandığını iddia ettiği bir olayı anlatarak kendisi ve ailesi için korktuğunu dile getirdi. Sanık, ifadesinde “Cezaevinde bizi bir odaya kilitlediler. Bana ifadeni değiştirmezsen seni ve aileni öldürürüm dedi” sözlerini kullandı. Kendini mağdur olarak nitelendiren M.N., suçsuz olduğunu savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Diğer sanık M.Ş.Y. ise suçlamaları reddetti. Sağlık sorunları yaşadığını ve kısa süre önce bir kaza geçirdiğini söyleyen sanık, bahçeye gömülen poşetin kendisine ait olmadığını iddia etti. M.Ş.Y., arkadaşının evine geldiğinde elinde bir poşet bulunduğunu ve poşeti bahçeye gömen kişinin M.N. olduğunu öne sürdü.
AVUKATLAR DELİLLERE İTİRAZ ETTİ
Sanıkların avukatları da duruşmada çeşitli itirazlar dile getirdi. M.N.’nin avukatı, müvekkilinin baskı altında ifade verdiğini savunarak dosyada somut delil bulunmadığını ileri sürdü. Uyuşturucunun diğer sanığın evinde bulunduğunu vurgulayan avukat, müvekkilinin tahliyesini ve beraatini talep etti.
M.Ş.Y.’nin avukatı ise arama işleminin hukuka uygun yapılmadığını iddia etti. Aramanın gecikmiş bir istihbarata dayandığını savunan avukat, bu nedenle elde edilen delillerin geçersiz sayılması gerektiğini belirtti. Ayrıca dosyada uyuşturucu ticaretine ilişkin tanık beyanı ya da satışa dair somut bir bulgunun yer almadığını da dile getirdi.
Savunmaların ardından söz alan M.Ş.Y. ise dikkat çeken bir ifade kullandı. Sanık, “Sadece o an keşke bahçeye gömeceğini söylediğinde dinlemeseydim. Hastaneden yeni çıkmıştım, sağlıklı düşünemedim ve suç olacağını düşünemedim” dedi.
MAHKEMEDEN TOPLAM 30 YIL HAPİS CEZASI
Mahkeme heyeti, dosyada yer alan deliller ve yapılan savunmaları değerlendirdikten sonra kararını açıkladı. Buna göre sanıklardan M.Ş.Y. 12 yıl hapis cezasına, M.N. ise 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Kararla birlikte çocukluk arkadaşı olan iki sanığın yolları mahkeme salonunda kesin olarak ayrılmış oldu. Dava dosyasının ise istinaf sürecine taşınabileceği öğrenildi.




