Karneler dağıtıldı, milyonlarca öğrenci yarıyıl tatiline girdi. Ancak bu tatil sadece çocuklar için bir değerlendirme süreci değil. Uzmanlara göre, anne babaların da kendi “karne”lerine bakma zamanı geldi. Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Ömer Karataş’ın çağrısı net: “Çocuğunuzun ekranla ilişkisini konuşmadan önce, kendi tutumunuzu gözden geçirin. Bu tatil, hepimiz için bir telafi sınavı.”
Çocuklar karnesini aldı, ya ebeveynler?
Bugün yaklaşık 18 milyon öğrenci karne heyecanı yaşadı. Takdir belgeleriyle sevinen de oldu, düşük notlarla üzülen de. Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir başka konu daha var: Dijital bağımlılıkla mücadelede anne babalar olarak biz hangi noktadayız? Çocuklarımız ekran karşısında saatler harcarken, biz ne yaptık? Ömer Karataş’ın deyimiyle, “çocuğun karnesi tamam da, bizim karnemiz ne durumda?”
Özellikle akıllı telefon, tablet ve oyun bağımlılığı çocukların zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimini tehdit ederken, ev içindeki dijital alışkanlıklar da sorgulanmayı bekliyor. Karataş, bu sürecin suçlayarak değil, aynaya bakarak geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Dijital bağımlılık alarm veriyor: “Beyin çürümesi” uyarısı
Uzmanlara göre çocuklar günde 3 ila 5 saatini ekran başında geçiriyor. Bu sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da ciddi riskler taşıyor. Karataş, “Bakıyorsunuz çocuğa; bedeni burada ama zihni gitmiş. Tepki vermiyor, konuşmuyor, elinden telefonu alındığında kriz geçiriyor” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekiyor.
Evdeki tablo tanıdık geliyorsa, bu ilk dersten düşük not alındığı anlamına geliyor. Çünkü bu tablo yalnızca bir alışkanlık sorunu değil, geleceği tehdit eden bir halk sağlığı meselesi.
Ebeveyn davranışı çocuklar için rehber oluyor
Sadece çocukları uyarmak yetmiyor. Karataş, bu noktada oldukça net bir mesaj veriyor: “Armut dibine düşer.” Çocuklar nasihatten çok örneğe bakar. Evde herkesin elinde telefon varsa, yalnızca çocuklardan değişim beklemek gerçekçi değil. Kurallar evde herkes için geçerli olmalı. Bu nedenle dijital ekranlarla mücadele, önce büyüklerin kendini sorgulamasıyla başlamalı.
“Saat Dokuz, Ekranda Yokuz” kampanyası
Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç’in başlattığı “Saat Dokuz, Ekranda Yokuz” çağrısı, bu konuda basit ama etkili bir adım sunuyor. Amaç, her akşam 21:00-21:30 arasında tüm ekranların kapatılıp ailece kaliteli zaman geçirilmesi. Karataş’a göre, çocuklardan ekranı bırakmasını istiyorsak, onun yerine anlamlı bir şey koymak şart. Kitap, oyun, sohbet ya da birlikte dışarı çıkmak gibi.
Aksi halde oluşan boşluğu yine telefon dolduruyor. Unutulmamalı ki, “hayat boşluk kabul etmez.”
Destek var, çözüm mümkün
Bu mücadelede aileler yalnız değil. Yerel yönetimler, valilikler, sivil toplum kuruluşları bu alanda yoğun şekilde çalışıyor. Kocaeli’de sahada aktif olan derneklerden biri de Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği. Ayrıca, bağımlılıkla mücadelede destek almak isteyenler için YEDAM 115 hattı 7/24 ücretsiz danışmanlık hizmeti sunuyor.
Karataş son olarak şu çağrıyı yapıyor: “Bu tatili bir telafi sınavı gibi görelim. Ekranlara değil, çocuklarımızın gözlerinin içindeki ışığa odaklanalım. Gerçek karnemiz, onların sağlıklı ve mutlu bireyler olarak büyümesidir.”






