1385 yılına tarihlenen ve bugün Çamlık Parkı olarak bilinen alanda bulunan türbe, hem Selçuklu kümbet geleneğini hem de erken Osmanlı mimarisini bir arada barındıran nadir yapılardan biri olarak öne çıkıyor.
SELÇUKLU VE ERKEN OSMANLI İZLERİ BİR ARADA
Tarihçi-Yazar Dr. Recep Kankal, yapının mimari açıdan büyük önem taşıdığını belirterek, türbenin Anadolu Selçuklu kümbet mimarisine benzediğini ve Osmanlı’nın kuruluş dönemi yapılarıyla ciddi benzerlikler taşıdığını ifade etti. Türbenin, 1385 yılında vefat eden Malkoçoğlu Mehmet Bey’e ait olduğu, dönemin kitabeleri ve belgeleriyle doğrulanıyor.
641 YILLIK GEÇMİŞ BELGELERLE ORTAYA KONULDU
Türbenin tarihine ilişkin somut verilerin bulunduğunu aktaran Kankal, 1912 yılında yapılan incelemeler ve kitabe çalışmaları sayesinde yapının kimliğinin netlik kazandığını söyledi. Hicri 787 tarihli kitabenin miladi 1385 yılına denk geldiği ve türbenin bu döneme ait olduğu belirtiliyor.
1940’LARDA YIKILDI, RESTORASYONLA YENİDEN DOĞDU
Zaman içerisinde büyük tahribat yaşayan türbe, 1940’lı yıllarda neredeyse tamamen yıkılarak yalnızca tek bir sütunun ayakta kaldığı bir yapıya dönüştü. 1960’lı yıllarda başlatılan restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılan yapı, 1980’li yıllarda ve 2011’de yapılan ek çalışmalarla bugünkü görünümüne kavuştu.
“KIRGIZLAR” DEĞİL “KIRK KIZLAR” MEZARLIĞI
Bölgeyle ilgili bilinen yanlışlara da değinen Kankal, halk arasında “Kırgızlar Mezarlığı” olarak bilinen alanın aslında “Kırk Kızlar Mezarlığı” olduğunu belirtti. Zamanla değişen telaffuzun bu yanlış kullanıma neden olduğu ifade edildi.
BİZANS İZLERİ DE TAŞIYOR
Türbenin yapımında Bizans dönemine ait devşirme taşların kullanıldığına dikkat çekilirken, sütun başlıklarında haç motifleri ve tuğla dizimlerinde Bizans’a özgü tekniklerin görüldüğü aktarıldı. Bu durum, yapının farklı medeniyetlerin izlerini bir arada taşıdığını ortaya koyuyor.