FEKE’DE GECE YANGINI: MÜSTAKİL EV KULLANILAMAZ HALE GELDİ
FEKE’DE GECE YANGINI: MÜSTAKİL EV KULLANILAMAZ HALE GELDİ
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 5 yıldır İran’da Türk merkezli bir firmanın yöneticisi olarak görev yapan ve ailesi Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan Zengin, Türkiye’ye ulaşmasının ardından o günlere dair çarpıcı gözlemlerini paylaştı.

“BÜYÜK BİR PATLAMA OLDU, UÇAK SESİYLE İRKİLDİ HERKES”

Savaşın başladığı ilk anlara tanıklık eden Hakan Zengin, o günü şu sözlerle anlattı:
“Savaşın başladığı gün resmi dairedeydim. Büyük bir patlama oldu. Şehrin üzerinden geçen uçak sesiyle herkes irkildi. Daha sonra tüm İran'da bir haber yayıldı; üst düzey komutanlarla ilgili bilgiler konuşuldu, hatta Ali Hamaney'in öldüğüne dair söylentiler ortaya çıktı. Bu nedenle tatil ilan edildi. Savaşın ardından herkes işine devam etti. Hiç kimse panik yapmadı, herkes görevindeydi. Devlet memurları görevlerini sürdürüyordu. Böyle bir panik havası oluşmadı. Akşam eve gittim, ardından markete gittim. Büyük bir kuyruk olur diye düşündüm ancak beklediğim gibi bir yoğunluk yoktu. Savaşın çıkmayacağını düşünüyordum, bir şekilde anlaşılacağını zannediyordum.”

“HER AKŞAM MİTİNG OLUYORDU”

İran halkının savaş sürecindeki tavrına dikkat çeken Zengin, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak şunları söyledi:
“Bulunduğum semtte her akşam miting oluyordu. İnsanlar ellerinde bayraklarla ‘Allahuekber’ sesleriyle sokaklara çıkıyordu. Büyük bir kortej oluşuyordu ve ben de o kortejin içinde bulundum. Halkın motivasyonu ve morali çok yüksekti, ciddi bir kenetlenme vardı. Kimse panik halinde değildi, herkes normal hayatına devam ediyordu. Günün her saatinde insanlar bayraklarla destek gösterilerinde bulunuyordu.”

Ekran 22222

“KÂR ETMEDEN SATIŞ YAPAN ESNAF GÖRDÜM”

Zengin, yaşanan süreçte dikkat çeken dayanışma örneklerini de şu sözlerle aktardı:
“Marketlerde fiyatların düştüğünü gördüm. Bir esnaf camına ‘Ben kâr yapmadan satıyorum, savaş nedeniyle böyle bir şey yapıyorum’ diye yazmıştı. Bu beni çok duygulandırdı. Çoğu yerde insanların gözyaşı döktüğünü gördüm.”

“YOLDA HERHANGİ BİR SIKINTI YAŞAMADIM”

Türkiye’ye dönüş sürecini anlatan Zengin, şunları kaydetti:
“Yolda herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Ancak Türk sınırından sonra çok fazla çevirme vardı, sık sık durduruldum. Her durdurmada valizlerim kontrol edildi.”

“SAVAŞTAN KAÇMAK HOŞ KARŞILANMIYOR”

Komşularının ülkeyi terk etmediğini vurgulayan Zengin, şu ifadeleri kullandı:
“Komşularıma birlikte gelmeyi teklif ettim. Aracımda 4-5 kişilik yer vardı. Yalnız gelmek istemiyordum, dönüşümlü kullanmayı düşünüyorduk. Ancak kimse gelmek istemedi. ‘Ailemi yalnız bırakamam, memleketimi bu durumda bırakamam’ dediler. Yolda bir yerde durdum, bana ‘Savaştan mı kaçıyorsun?’ diye sordular. Ben de ‘Savaştan kaçmıyorum. Zaten bir hafta sonra Nevruz tatili başlıyor, sadece biraz erken çıkmış oldum’ dedim. Orada savaştan kaçmak hoş karşılanan bir durum değil. Bu durum beni üzdü çünkü ben zaten savaş sürecinde oradaydım. Biz ülkemizi terk etmeyiz, başka ülkelere sığınmayız. Onlarda da durum aynı. Suriye ve Lübnan’da birkaç günde yüz binlerce insanın ülkesini terk ettiğini görüyorsunuz ancak burada böyle bir durum söz konusu değil. Herkes ülkesinde, memleketinde, ailesinin yanında kalmak istedi. ‘Belki bir faydam olur’ ümidiyle hareket ettiler. Dışarıda bulunan İranlılar da yoğun şekilde ülkelerine geri dönmeye başladı. Sınır tarafında ciddi bir yoğunluk görmedim, sadece birkaç kişiye rastladım. 12-13 günden sonra sınır oldukça sakindi, boştu diyebilirim. Çok rahat geçtik.”

Kaynak: İHA