Sayıştay 2024 yılı raporunda yer alan bulgular, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki İSU Genel Müdürlüğü’nde ihaleye tabi olması gereken mal ve hizmet alımlarının, parçalara bölünerek doğrudan teminle yapıldığını ortaya koydu. Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, konuyu TBMM gündemine taşıyarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’dan yazılı yanıt talep etti.
Sayıştay raporundaki bulgular ne anlama geliyor?
2024 yılına ait Sayıştay düzenlilik denetim raporunda; İSU Genel Müdürlüğü’nün dalgıç pompa, boru, elektrik malzemeleri, bakım-onarım ve hazır beton gibi alımlarını, doğrudan temin yöntemiyle yaptığı belirtildi. Ancak burada kritik nokta, bu alımların ihale sınırlarını aşmasına rağmen parçalara bölünerek doğrudan teminle gerçekleştirilmiş olması.
Sayıştay denetçileri, bu uygulamaların kamu ihale sistemine aykırı olduğunu; rekabetin engellendiğini, ilan ve teminat süreçlerinin devre dışı bırakıldığını ve bunun kamu zararına yol açabileceğini ifade etti. Türkkan da bu noktaları TBMM’ye taşıyarak, uygulamanın mevzuata aykırılığı ve doğurduğu sonuçların araştırılmasını istedi.
Lütfü Türkkan: “Aynı işler, aynı tedarikçiler; ihale sistemi bilinçli deliniyor”
Milletvekili Türkkan’ın sunduğu soru önergesinde, 2021–2024 döneminde kaç adet işlemin parçalara bölünerek yapıldığı, bu alımların toplam tutarı ve hangi sektör ve tedarikçilere yöneldiği gibi kritik sorular yer aldı. Türkkan ayrıca, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun açıkça ihlal edilip edilmediğini ve rekabetin önlenip önlenmediğini de sordu.
Özellikle şu sorular dikkat çekti:
Parçalara bölünerek doğrudan temin yapılan işlem sayısı nedir?
Bu yöntemle yapılan harcamaların sektörel ve tedarikçi bazlı dökümü ne şekildedir?
2024 ve 2025’te ihale sistemine geri dönüş yapılmış mıdır?
Kamu zararı oluşmuşsa, bu zarar kimlerin sorumluluğundadır?
Doğrudan temin uygulaması neden tartışılıyor?
Kamu İhale Kanunu'na göre, doğrudan temin yalnızca belirli parasal sınırlar altında ve istisnai durumlarda kullanılabiliyor. Ancak süreklilik gösteren alımların bu kapsam dışında olduğu açık. Sayıştay raporuna göre İSU, bu kuralı dolanmak için alımları küçük parçalara ayırarak ihale sürecini işletmedi. Bu yöntem, hem kamu kaynaklarının etkin kullanımını zedeliyor hem de kamu yönetiminde şeffaflığı tartışmaya açıyor.
Uzmanlar, bu tür uygulamaların “ihale sisteminin devre dışı bırakılması” anlamına geldiğini ve kamu kaynaklarının belirli firmalar lehine yönlendirilmesi riskini artırdığını ifade ediyor.
Gözler Bakan Murat Kurum’un vereceği yanıtta
Lütfü Türkkan’ın önergesine yanıt verilmesi halinde; İSU’nun doğrudan teminle gerçekleştirdiği işlemlerin detayları ve bu işlemler nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığı kamuoyuyla net biçimde paylaşılmış olacak. Şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından bu yanıt, yalnızca Kocaeli halkı için değil, Türkiye genelindeki tüm kamu alımları açısından da örnek teşkil edebilir.





