Kocaeli Devlet Hastanesi’nde yaşandığı öne sürülen sağlık ihmali iddiası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İddiaya göre 23 Nisan 2026 tarihinde ayağı kırılan kadın, İzmit Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Yapılan MR ve röntgen çekimlerinin ardından ayak bileğinde iki kırık olduğu belirtilerek ayağı alçıya alındı ve ortopedi servisine yatırıldı.
“ALÇIYI AÇINCA ŞOK OLDUK”
Hasta yakını, ertesi gün alçının açılmasıyla büyük bir şok yaşadıklarını iddia etti. Açıklamaya göre kadının ayağında kanlı su topladığı görüldü, ciddi yanık benzeri yaralar oluştu ve dayanılmaz ağrılar başladı.
Aile, birçok doktora gösterdikleri görüntüler sonrası yaşanan durumun “alçı yanığı” olabileceği yönünde görüş aldıklarını öne sürdü.
“AYAĞIN KANGRENE GİDİYOR” SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ
Şikayette, görevli doktorun hastaya yaklaşımı da eleştirildi. Hasta yakını, doktorun ayağı detaylı incelemeden “ayağın kesilebilir” şeklinde ifadeler kullandığını ve yaşanan durumun sebebini hasta üzerine yıkmaya çalıştığını ileri sürdü.
Aile ayrıca, doktorun hastanın sigara içtiğini iddia ederek oluşan tabloyu buna bağladığını, ancak itirazlarının dikkate alınmadığını savundu.

TEDAVİ İÇİN İSTANBUL’A GİTTİLER
İddiaya göre aile, 27 Nisan’da kendi istekleriyle hastaneden ayrıldıktan sonra İstanbul’daki özel bir hastaneye başvurdu. Burada yapılan ameliyatın başarılı geçtiği belirtilirken, tedavi sürecinin yaklaşık 150 bin TL’ye mal olduğu ifade edildi.
Hasta yakını, annesinin hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıprandığını belirterek, yaşanan süreçle ilgili detaylı inceleme başlatılmasını ve özel hastane masraflarının karşılanmasını talep etti.
ŞİKAYET PLATFORMUNDA GÜNDEM OLDU
Söz konusu iddiaların, 14 Mayıs tarihinde bir şikayet platformunda yayımlandığı öğrenildi. Olayla ilgili hastane yönetiminden ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Şikayet Var Adlı Sitede Yer Alan Yazı Noktası Virgülüne Şöyle:
“Kocaeli Devlet Hastanesi Doktorun Hatası ve Yanlış Teşhis Koyması
23 Nisan 2026’da annemin ayağı kırıldığı için Kocaeli İzmit devlet Hastanesi aciline başvurduk. Röntgen ve MR çekimlerinden sonra ayak bileğinde iki kırık olduğu, ameliyat olması gerektiği söylendi ve hemen alçıya alındı. Ardından annemi ortopedi servisine yatırdılar. Ertesi gün alçıyı açtığımızda annemin ayağını görünce şok olduk, ayağı kanlı su toplamıştı, çok ağrısı vardı ve sanki üzerine kaynar su dökülmüş gibi yanmış durumdaydı.
Odaya giren Dr. V** a**, daha annemin ayağına doğru düzgün bakmadan, “ayak kangrene gidiyor, ayağın kesilebilir” gibi sözler söyleyerek hastayla nasıl konuşacağını bilmeyen, son derece kırıcı bir tavır sergiledi. Üstelik nereden ve kimden duyduysa, annemin sigara içmeye çıktığını ve bu yüzden bu durumun oluştuğunu iddia ederek, açıkça kendi yaptıkları hatayı bizim üzerimize atmaya çalıştı. Ben durumu anlattım, itiraz ettim ancak söylediklerimin hiçbirini dikkate almadılar.
Bu süreçte biz de boş durmayıp, annemin ayağının fotoğraflarını, MR ve röntgenlerini başka doktorlara gösterdik. Hepsinin ortak söylediği şey bunun açıkça bir “alçı yanığı” olduğu yönündeydi. Bunun üzerine 27 Nisan’da kendi isteğimizle taburcu olduk, çünkü Dr. Vay annemi 2–3 hafta daha yatırmayı planlıyordu ve biz artık oraya güvenemiyorduk. Hemen İstanbul’da özel bir hastanede bir profesöre randevu alıp gittik ve annemin ameliyatı burada çok başarılı bir şekilde yapıldı.
Bu süreç bize yaklaşık 150.000 TL’ye mal oldu. Elbette annemin sağlığı paradan çok daha değerli, ama bu masrafın sebebi Kocaeli İzmit devlet Hastanesi’nde ve özellikle Dr. V** a**’ın yaklaşımında yaşanan ihmal, yanlış ve özensiz uygulamalardır. Annemin şu an ayağı alçıda, dikişleri bayramdan sonra alınacak, umarım kalıcı bir hasar kalmaz; fakat hem fiziksel hem psikolojik olarak çok yıprandı ve bütün bu yaşananlar yüzünden annem uzun süre acı çekti.
Bu nedenle Kocaeli İzmit devlet Hastanesi’nde yaşanan sürecin detaylı biçimde incelenmesini, başta Dr. V** a** olmak üzere sorumlular hakkında idari işlem yapılmasını ve bu ihmal sonucu özel hastanede yapılan ameliyat ve tedavi için ödediğimiz yaklaşık 150.000 TL tutarındaki masrafın tarafımıza karşılanmasını talep ediyorum. İnsan hayatının bu kadar hafife alınmamasını ve benzer bir durumun başka hastaların başına gelmemesi için gerekli adımların atılmasını istiyorum.”




