CHP Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko, gazetemize gerçekleştirdiği ziyarette Dilovası’nda yaşanan ve 7 işçinin hayatını kaybettiği fabrika faciasına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kanko, böylesine büyük bir olayın sadece tek bir kişinin üzerine yıkılamayacağını söylerken, iş güvenliği kurallarından ruhsat sürecine, denetim iddialarından kamu görevlilerinin sorumluluğuna kadar birçok noktaya dikkat çekti.
“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SANAYİ ŞEHİRLERİNDEN BİRİNDE 7 İNSAN ÖLÜYOR”
Kanko, yaşanan facianın sıradan bir olay gibi görülemeyeceğini belirterek, “Bakın, Türkiye’nin en büyük sanayi şehirlerinden birisi Dilovası’nda bir patlama oluyor, yangın oluyor, yedi tane insan ölüyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Siz şimdi sanayi şehrisiniz bir de” dedi.
Fabrikanın işleyişine dair ciddi usulsüzlük iddiaları bulunduğunu ifade eden Kanko, olay yerindeki şartların hiçbir şekilde kurallara uygun olmadığını vurguladı. Kanko, “Oradaki yoklamada, oradaki muayenede, tespitlerde hiçbir şey kuralına uygun değil. İş güvenliği kuralına uygun değil. O binanın ruhsatı yok. O binanın yapılış amacı farklı, kuruluş amacı farklı, yeri uygun değil” sözleriyle tepki gösterdi.

“HER ŞEYİ BİR KİŞİNİN ÜZERİNE YIKTILAR”
Muhip Kanko, facianın ardından tüm sorumluluğun tek bir isme yüklenmeye çalışıldığını söyledi. Bu yaklaşımın adaletsiz olduğunu belirten Kanko, “Ama buna rağmen sadece her şey bir kişinin üstüne yüklendi. Birisi cezaevine gitti, patronu. Beyefendi gitti, cezaevine girdi. Orada kalp krizi geçirdi, öldü. Şimdi herkes onu suçluyor. Öldü” ifadelerini kullandı.
Şirket yapısına dair dikkat çeken ayrıntılar da paylaşan Kanko, aile bireylerinin sorumluluktan kaçamayacağını söyledi. Kanko, “Baba bir fabrika kurmuş. Bu fabrikada üç tane çocuğunun, yani o tesiste bir gelinin, iki tane çocuğun ortaklığı var. Çocuklar diyor ki biz o fabrikaya hiç gitmiyorduk, hiç ilgimiz yoktu. Babamız yapardı. Her şey babamızın üzerindeydi. Patlama olduysa babam suçlu diyor. Baba da zaten vefat etti. Kim ne diyebilecek?” dedi.
“BİR YERDE İMZANIZ VARSA SORUMLULUĞUNUZ DA VAR”
Kanko, şirket ortaklarının ve imza yetkisi bulunan kişilerin sorumluluktan kaçamayacağını açık sözlerle dile getirdi. “Şu anda pirincin taşını ayıklamaya çalışıyoruz. Ama öyle değil. Siz eğer bir şirket varsa, onda imzanız varsa orada sorumluluğunuz var demektir” diyen Kanko, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Orası sizindir. Vergisini siz ödüyorsanız, maaşını siz ödüyorsanız, karını siz elde edip cebinize koyuyorsanız orası sizin sorumluluğunuzdadır. Yedi tane insanın günahı da sizin boynunuzdadır. Oradan kaçmak mümkün değil.”

DENETİM İDDİALARI: “PATRONUN ODASINDA OTURUP GİDİYORLARDI”
Kanko’nun en dikkat çeken çıkışlarından biri de denetim mekanizmasına yönelik oldu. Çalışanların anlattıklarını aktaran Kanko, denetimlerin sağlıklı yapılmadığına ilişkin çok ciddi iddialar bulunduğunu söyledi. “Ama işin kötü yanı, bakın burayı denetleyen zabıtalarla ilgili bir sürü dedikodular var. Çalışanlar diyor ki geliyorlardı, patronun odasında oturuyorlardı. Herkese birer paket parfüm kutusu verilip gönderiliyorlardı. Hiç kimse denetlemiyordu bizi diyor” ifadelerini kullandı.
Bu sözlerle, yalnızca işverenlerin değil, denetim görevini yerine getirmesi gereken kurumların da tartışılması gerektiğini ortaya koyan Kanko, olayın çok yönlü şekilde ele alınmasını istedi.
“KADINLARIN ÇOĞUNUN SİGORTASI YOKTU”
Çalışma koşullarına ilişkin anlatılanların da vahim olduğunu belirten Kanko, işçilerin sosyal güvenceden yoksun şekilde çalıştırıldığını söyledi. Kanko, “Sonra kadınlar söylüyor işte, bakın hiçbirimizin sigortası yok. Orada iki kişinin sigortası var tabii. Bir de yemeklerini fabrika içinde yiyemiyorlar. Fabrikanın hemen ön tarafında böyle bir tane betondan atılmış bir yer var. Orada kadınlar oturuyor, yemeklerini açıp yiyorlar. Evlerine gidip geliyorlar. Evlerinden getirdikleri yemekleri yiyorlar” dedi.
Bu ifadeler, olayın yalnızca patlama ya da yangınla sınırlı olmadığını, işçilerin çalışma düzeni ve temel hakları açısından da ciddi ihmaller bulunduğu iddialarını gündeme taşıdı.

“YEREL YÖNETİCİLERİN DE BÜYÜK SORUMLULUĞU VAR”
Muhip Kanko, sanayi yükü taşıyan bir kentte bu tür bir facianın yaşanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek kamu tarafının da mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi. Kanko, “Türkiye gelişmiş, Kocaeli bütün her gelirden yeterince payını alıyor deniyor. Türkiye’nin en büyük metropollerinden birisi bu. Bu kazalar oluyorsa bunu kabul etmek mümkün değil. Burada yerel yöneticilerin çok suçu vardır” dedi.
Ruhsat ve bağlantı süreçlerini de tek tek sıralayan Kanko, şu ifadeleri kullandı: “Geçmiş dönem belediye başkanları, buraya ruhsat verenler, ruhsat değişikliği yapanlar, doğalgaz bağlayanlar, elektrik bağlayanlar, suyacını bağlayanlar bunlar nedir? Bunlar nerede? Nasıl bağladınız? Hangi ilişkilerle bağladınız? Bunların hepsinin ortaya çıkarılması ve bunların yargılanması gerekir.”
“GÖREVDEN ALINDI, SONRA İADE EDİLDİ; BUNU KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”
Kanko, kamu görevlilerine ilişkin süreçte de ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade etti. Açıklamasında, “Ama yok maalesef. Tabii o kamu davası olduğu için, yani orada kamu görevlileri yargılanacağı için o farklı bir yerden gidecek. Ama oradan da bir ses çıkmıyor” dedi.
Bir kamu yöneticisinin kısa süre görevden alındıktan sonra yeniden iade edildiğini söyleyen Kanko, buna da sert tepki gösterdi. “Burada sosyal güvenlik kurumu iş müdürüydü sanıyorum. Görevden alındı. Fakat ondan sonra iade edildi. İki ay görevden ayrı kaldı, sonra iade edildi. Bunu kabul etmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
DİLOVASI FACİASINDA GÖZLER SADECE SANIKLARDA DEĞİL
Gazetemize yaptığı ziyarette konuşan CHP Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko’nun açıklamaları, Dilovası’ndaki facianın yalnızca şirket sahipleri ya da birkaç sanık üzerinden değil; ruhsat, denetim, iş güvenliği, sigorta ve kamu sorumluluğu boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı. Kanko’nun sözleri, 7 işçinin hayatını kaybettiği olayda kamu vicdanının neden hâlâ rahatlamadığını da ortaya koydu.




