Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Ömer Karataş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada bağımlılıkla mücadelede annelerin rolüne dikkat çekti. Karataş, bağımlılığın çoğu zaman evlerin içinde, sessizce büyüyen bir sorun olduğuna işaret ederek, bu süreci ilk fark edenlerin çoğu zaman anneler olduğunu söyledi. Gece yarısı evladının odasının kapısında endişeyle bekleyen, çocuğunun gözlerindeki değişimi fark eden ancak damgalanma korkusuyla bunu dile getiremeyen annelerin görünmeyen bir mücadele verdiğini belirten Karataş, bağımlılıkla mücadelenin en sessiz ve en ağır yükünün çoğu zaman annelerin omuzlarında olduğunu ifade etti.
BAĞIMLILIĞIN İLK FARK EDİLDİĞİ YER: EVİN İÇİ
Karataş, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen “En İyi Narkotik Polisi: Anne” projesinin çarpıcı veriler ortaya koyduğunu belirtti. Buna göre bağımlı gençlerin yüzde 85’inden fazlası ailesiyle birlikte yaşıyor. Aynı verilere göre bu annelerin yüzde 91’i ise ev hanımı olarak kayıtlı.
Bu tabloya göre bağımlılık sorununun çoğu zaman uzak sokaklarda değil, ailelerin içinde ortaya çıktığını ifade eden Karataş, “Tehlike çoğu zaman kapımızın hemen arkasında, evin içinde sessizce bekliyor. Sofradaki o tuhaf sessizlik, gece eve girişteki farklı adım sesi, davranışlardaki küçük değişimler… Bunları ilk fark eden çoğu zaman annedir” dedi.
Anne sezgisinin güçlü bir uyarı sistemi olduğunu belirten Karataş, bu sezginin herhangi bir eğitim ya da uzmanlık belgesiyle ölçülemeyeceğini vurguladı.
ANNELER YALNIZ BIRAKILMAMALI
Bağımlılığın bireysel bir hata ya da zayıflık olarak görülmemesi gerektiğini belirten Karataş, bunun toplumun tamamını ilgilendiren bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.
“Annenin sezgisi en güçlü uyarı mekanizmalarından biridir. Ancak anneleri bu mücadelede tek başına bırakmak hem haksızlık hem de çözüm üretmeyen bir yaklaşımdır” diyen Karataş, annelerin çocuklarının başında tek başına mücadele eden bir “bekçi” gibi görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Toplumun ve devletin sorumluluğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Karataş, “Annelerimiz bu mücadelede birer polis değil, sevgiyle iyileştiren hayat rehberleri olmalıdır. Ancak her rehberin bir yol arkadaşına ihtiyacı vardır” dedi.
BAĞIMLILIK SÜRECİNDE KADINLAR DAHA FAZLA YALNIZLAŞIYOR
Bağımlılık sürecinde kadınların yaşadığı sosyal baskının çok daha ağır olduğuna dikkat çeken Karataş, bağımlı kadınların destek görme oranının erkeklere göre oldukça düşük olduğunu söyledi.
Verilere göre bağımlı bir kadının ailesinden destek görme ihtimali, bağımlı bir erkeğe kıyasla yaklaşık iki kat daha az. Bu durumun çoğu zaman toplumsal damgalama ile bağlantılı olduğunu ifade eden Karataş, “Damgalama çoğu zaman uzaktan gelmez. Aynı sofrayı paylaştığımız insanlardan, en yakın çevreden başlar” diye konuştu.
Kocaeli’de yapılan saha gözlemlerine de değinen Karataş, yoksulluk ve sosyal çözülmenin arttığı bölgelerde bağımlılık sorunuyla birlikte aile içindeki suçlama ve baskının da arttığını söyledi. Bu süreçte en çok sorgulanan kişinin çoğu zaman anne olduğunu belirten Karataş, “Aile içinde ilk sorulan soru genellikle ‘Nerede hata yaptın?’ oluyor ve bu soru çoğu zaman anneye yöneltiliyor” ifadelerini kullandı.
TEDAVİ MERKEZLERİ VAR AMA KADINLAR İÇİN YETERSİZ
Türkiye’de bağımlılıkla mücadele kapsamında çeşitli tedavi merkezleri bulunduğunu hatırlatan Karataş, Sağlık Bakanlığı’nın 2026 verilerine göre ülkede toplam 167 bağımlılık tedavi merkezi bulunduğunu söyledi.
Bu merkezlerin 143’ü AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi), 24’ü ise ÇEMATEM (Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi) olarak hizmet veriyor. AMATEM merkezlerinin 64’ü yataklı, 79’u ayaktan tedavi hizmeti sunarken; ÇEMATEM merkezlerinin 15’i yataklı, 9’u ise ayaktan tedavi veriyor.
Ancak Karataş’a göre en büyük sorunlardan biri kadınlara özel bağımsız tedavi merkezlerinin yetersizliği. Kadın bağımlıların çoğu zaman karma servislerde tedavi görmek zorunda kaldığını belirten Karataş, “Kadınlar bu süreçte yalnızca hastalıkla değil, aynı zamanda toplumsal baskıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu durum kabul edilebilir değil” dedi.
DESTEK HATLARI VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Bağımlılıkla mücadelede erken destek ve danışmanlık hizmetlerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Karataş, ailelerin yardım almaktan çekinmemesi gerektiğini söyledi.
Destek arayan aileler için ALO 182 Bağımlılık Danışma Hattı’nın haftanın her günü hizmet verdiğini hatırlatan Karataş, bağımlılığın tedavi edilebilir kronik bir hastalık olduğunun unutulmaması gerektiğini ifade etti.
“Annelerimize sadece ‘dikkatli olun’ demek artık yeterli değil” diyen Karataş, annelerin damgalanmadan uzak, ücretsiz ve nitelikli destek hizmetlerine erişebilmesinin toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.
Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği olarak tüm kurum ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte annelerin yanında olduklarını ifade eden Karataş, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Evlatlarımızın bağımsız, annelerimizin huzurlu olduğu bir gelecek için birlikte çalışmak zorundayız. 8 Mart vesilesiyle tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, hiçbir annenin bu mücadelede yalnız kalmamasını diliyoruz.”