Ahmet AKÇAALAN'ın Köşe Yazısı

Dava,

Hak,

Mücadele diyenlerin,

İki gündür unutmayacağımız kurgularına tanıklık ettik.

Aylar önce planlanan kurguların,

Olmaz denilen ittifakların nasıl meşrulaştığına şahit olduk.

Beyazım diyenlerin, kirli olduğunu gördük.

Yönetmeliklerde ki boşluklardan nasıl rant geçirildiğini birlikte yaşadık.

Bizim ki kişisel değil, ilkesel duruştu.

Bizim için bunlardan daha önemlisi;

Kızılelma diyenlerin kırmızı elma dediğine şahit olduk.

Utandık,

Üzüldük,

Şaşırdık.

Hepsi hayalmiş,

Masalmış.

Gerçek mi ne?

Rant,

Para,

Kirlik ittifaklar…

Gerisi hikaye…

Sonra mı?

Kendimizde bir don kişotluk gördük.

Koca bir yanlışa karşı mücadele ettik.

Don Kişot'vari, göğsümüzü siper ederek anlatmaya çalıştık ama anlatamadık.

Birkaç kişiydik.

Sonra mı?

Dik durma masalı anlatanların eğilmesini izledik.

Biz azdık belki ama ikiyüzlü değildik.

Şeref masalı anlatıp, şerefsiz değildik.

Nettik, dik durduk, inandık…

Kapı arkasından oyunlara girmedik,

Kirli pazarlık yapmadık,

Birilerine bedel ödemedik.

Sonucu zaten hiç umursamadık.

Sadece merak ettiğimiz kim kaç paraya satıldı?

Bu işin değeri, bedeli ne kadar oldu?

En önemlisi gerçekleri inatla kabul etmek istemeyenler daha ne kadar masal anlatacaklar?

Bu şehirde er ya da geç gerçekler ortaya çıkar.