Kocaeli

KOCAELİ BAROSU DENİZ GÖKTAŞ’I SAVUNDU

Kocaeli Barosu, komedyen Deniz Göktaş hakkında uygulanan gözaltı ve tutuklama tedbirine ilişkin açıklama yaparak, sürecin ifade özgürlüğü ve ölçülülük ilkesi kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Abone Ol

Kocaeli Barosu, komedyen Deniz Göktaş hakkında yürütülen ceza soruşturması ve ardından uygulanan tutuklama tedbirine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Baro, mizah ve stand-up gösterilerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, tutuklama kararının yeniden ele alınması çağrısında bulundu.

Komedyen Deniz Göktaş’ın stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma ve sonrasında tutuklanması kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin açıklama yapan Kocaeli Barosu, sürecin ifade özgürlüğü, sanat özgürlüğü ve ceza muhakemesi hukukunun temel ilkeleri açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“GÖZALTI ÖLÇÜLÜ DEĞİL”

Kocaeli Barosu açıklamasında, Deniz Göktaş’ın hakkında soruşturma açıldığının basına yansımasının ardından yurt dışından geldiğine dikkat çekerek, davet edilmesi halinde ifade vermeye gelebilecek bir kişi hakkında gözaltı işlemi uygulanmasının zorunluluk ve ölçülülük şartlarını taşımadığını belirtti.

Baro, gözaltı sırasında uygulandığı belirtilen ters kelepçe işleminin de kötü muamele yasağı ve masumiyet karinesi bakımından sorunlu olduğunu ifade etti.

“MİZAH İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDADIR”

Açıklamada, ifade özgürlüğünün yalnızca herkes tarafından kabul gören sözleri değil; rahatsız edici, sarsıcı, eleştirel ve tartışmalı ifadeleri de koruyan temel haklardan biri olduğu vurgulandı. Mizah, hiciv ve stand-up gösterilerinin de bu kapsamda sanatsal ifade biçimleri olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Kocaeli Barosu, mizahi anlatımların tek tek cümleler üzerinden değil, gösterinin bütünü ve bağlamı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

“CEZA HUKUKU SON ÇARE OLMALI”

Baro açıklamasında, hiçbir temel hakkın mutlak olmadığı ancak bir ifadenin rahatsız edici ya da eleştiriye açık olmasının tek başına ceza hukuku yaptırımını haklı kılmayacağı ifade edildi. Ceza hukukunun, düşünce ve ifade alanını düzenleyen bir araç değil, kanunda açıkça tanımlanan suçların unsurları oluştuğunda başvurulabilecek son çare olduğu kaydedildi.

“TUTUKLAMA TEDBİRİ YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ”

Kocaeli Barosu, baroların insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü savunma görevi bulunduğunu belirterek, ifade özgürlüğü, sanat özgürlüğü ve kişi hürriyeti hakkının toplumdaki görüş ayrılıklarından bağımsız şekilde korunması gerektiğini bildirdi.

Açıklamanın sonunda, Deniz Göktaş hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin Anayasa’da güvence altına alınan ifade özgürlüğü, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ölçülülük ilkesi kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.