Kocaeli’nin Körfez ilçesinde geçen yıl bayram günü yaşanan ve iki kişinin ağır yaralanmasıyla sonuçlanan saldırıya ilişkin dava sürüyor. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanık M.S.B. savunma yaparken, mağdur tarafın ifadeleri de dosyaya yansıdı. Tarafların karşılıklı suçlamaları dikkat çekerken, olay öncesinde yaşandığı belirtilen şiddet ve tehdit iddiaları davanın seyrinde belirleyici unsurlar arasında yer aldı. Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi için yeni incelemeler isterken, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Sanık: “Boşanmak istiyorum ama o istemiyor”
Duruşmada söz alan sanık M.S.B., eşiyle uzun süredir sorunlar yaşadıklarını belirterek, olayın bu gerilimlerin sonucu olduğunu savundu. İstanbul’da çalışması yönünde baskı gördüğünü iddia eden sanık, bu nedenle tartışmalar yaşandığını ve fiziksel şiddete maruz kaldığını ileri sürdü. Eşi N.B.’nin kendisini polise şikayet ettiğini, ancak kendisinin şikayetçi olmadığını ifade etti.
Sanık ayrıca çocukların bakımıyla ilgili sorunlar yaşandığını, eşinin çocuklara yeterince ilgi göstermediğini öne sürdü. Aile içinde yaşanan anlaşmazlıkların zamanla büyüdüğünü belirten M.S.B., “Boşanmak istiyorum ama kendisi kabul etmiyor” diyerek tahliye talebinde bulundu. Sanığın savunmasında, olayın planlı olmadığı ve pişmanlık duyduğu yönündeki ifadeleri de dikkat çekti.
Savcılık HTS kayıtlarını talep etti
Cumhuriyet savcısı, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için teknik verilerin incelenmesini istedi. Özellikle müştekilere ait iletişim kayıtlarının, olaydan önceki iki aylık süreci kapsayacak şekilde incelenmesi talep edildi. Bu incelemenin, suçun niteliğinin netleşmesine katkı sağlayacağı değerlendirildi.
Mahkeme heyeti savcılığın talebini yerinde buldu. HTS kayıtlarının dosyaya kazandırılmasına karar verilirken, sanığın mevcut delil durumu ve suçlamaların ağırlığı göz önünde bulundurularak tutukluluğun devamına hükmedildi. Duruşma, eksiklerin tamamlanması amacıyla ileri bir tarihe ertelendi.
Mağdur ifadeleri: “Yıllarca şiddet gördüm”
Dosyaya giren mağdur ifadeleri ise olayın arka planına ilişkin çarpıcı iddialar içerdi. Sanığın eşi N.B., evlilikleri boyunca sistematik şiddet gördüğünü ve ekonomik olarak da zor durumda bırakıldığını anlattı. Eşinin çalışmadığını, evin geçimini kendisinin sağladığını belirten N.B., kazandığı paranın da eşi tarafından harcandığını söyledi.
N.B., tehditlere ilişkin ifadelerinde ise oldukça ağır suçlamalarda bulundu. Eşinin kendisini defalarca ölümle tehdit ettiğini ve yüzüne kezzap dökmekle korkuttuğunu dile getirdi. Bu tehditler nedeniyle uzun süre şikayetçi olmaktan çekindiğini belirten N.B., bir dönem kadın sığınma evinde kaldığını ve hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını ifade etti.
Akraba: “İddialar iftira”
Olayda silahla yaralanan A.K. ise sanığın iddialarını reddetti. Sanığın eşiyle herhangi bir ilişkisinin olmadığını vurgulayan A.K., saldırının tamamen asılsız şüpheler üzerine gerçekleştiğini söyledi. Olay günü sanığın yanına gelerek birlikte çay içtiklerini, ardından hiçbir tartışma yaşanmadan silahlı saldırıya uğradığını anlattı.
A.K., yaşananların ardından aileler arasında görüşmeler yapıldığını ve husumetin büyümesini istemediğini belirtti. Bu nedenle sanık hakkında şikayetçi olmadığını ifade eden A.K.’nin beyanları da dosyada yer aldı.




