SURİYE RAPORU KOCAELİ’DE TANITILDI: 77 METİN, 3 DİL
SURİYE RAPORU KOCAELİ’DE TANITILDI: 77 METİN, 3 DİL
İçeriği Görüntüle

Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Dış Ticaret ve Gümrüklerden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda 2026 yılı gelir-gider raporları meclis üyelerine sunulurken, Türkiye ekonomisindeki son gelişmeler ve sanayicinin karşı karşıya olduğu riskler kapsamlı biçimde ele alındı. Küresel ticarette yaşanan daralma, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, özellikle dış ticaret verileri, enflasyon ve sanayi üretimindeki gerilemeye dikkat çekerek mevcut tablonun dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.

DIŞ TİCARETTE AÇIK BÜYÜYOR

Toplantıda paylaşılan verilere göre ocak ayında ihracat 20,3 milyar dolar olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 oranında geriledi. Aynı dönemde ithalat 28,6 milyar dolara ulaşırken, dış ticaret açığı yüzde 11,2 artışla 8,3 milyar dolar oldu. 2026 yılı için belirlenen 282 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşılabilmesi için aylık ortalama en az 23,5 milyar dolar ihracat yapılması gerektiği ifade edildi.

En fazla ihracat yapılan ülkeler Almanya, ABD, İngiltere, İtalya ve Irak olarak sıralandı. İthalatta ise Çin, Rusya, ABD, Almanya ve İsviçre öne çıktı. ABD’den yapılan ithalattaki yüzde 100’ü aşan artışın savunma ve hidrokarbon kalemlerinden kaynaklandığı belirtildi. Veriler, dış ticarette dengelenme ihtiyacının sürdüğüne işaret etti.

ÇİN KAYNAKLI REKABET BASKISI

Toplantıda Çin’in toplam ithalat içindeki yaklaşık yüzde 15’lik payına dikkat çekildi. Çin’den yapılan ithalatın özellikle bazı sektörlerde fiyat baskısı oluşturduğu ve kur kaynaklı rekabet sorunlarını derinleştirdiği ifade edildi. Sanayiciler, özellikle makine ithalatında yaşanan maliyet avantajının yerli üretici üzerinde baskı yarattığını dile getirdi.

Alüminyum sektöründe uygulanan yüzde 15’lik verginin yetersiz kaldığı, bazı sektörlerde üretimin durma noktasına geldiği ve iflas ile konkordato risklerinin arttığı yönünde değerlendirmeler paylaşıldı. Küresel arz fazlası ve düşük maliyetli ürün girişinin, iç piyasada dengeyi zorladığı görüşü öne çıktı.

SANAYİ ÜRETİMİ VE İSTİHDAMDA GERİLEME

Aralık ayında sanayi üretiminin yıllık bazda yüzde 2,1 oranında azaldığı, yüksek teknoloji üretimindeki düşüşün ise yüzde 24,9’a ulaştığı bildirildi. 2025 yılı için “sert gerileme” değerlendirmesi yapılırken, 2026’da olası bir toparlanmanın ihracattaki güçlü artışa bağlı olacağı ifade edildi.

İstihdam tarafında da dikkat çekici veriler paylaşıldı. Sanayi sektöründe son bir yılda 178 bin kişinin işini kaybettiği, imalat sanayisindeki kaybın ise 181 bin kişiye ulaştığı belirtildi. Ticaret ve hizmet sektörlerinde her iki kişiye karşılık sanayide yalnızca bir kişinin istihdam edilmesi, üretim tarafındaki daralmayı ortaya koyan göstergelerden biri olarak değerlendirildi.

ENFLASYON VE YABANCI YATIRIM VURGUSU

Ocak ayında tüketici enflasyonu yüzde 30,65, üretici enflasyonu ise yüzde 27,17 olarak açıklandı. Gıda fiyatlarındaki artış ve asgari ücret düzenlemesinin enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu ifade edildi. Uygulanan sıkı para politikasına rağmen fiyat artış hızında istenilen düşüşün henüz sağlanamadığı belirtildi.

Doğrudan yabancı yatırım konusunda ise geçmiş yıllarla kıyaslama yapıldı. 2007 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 4,5’i oranında doğrudan yabancı yatırım çekildiği hatırlatılarak, aynı oranın korunması halinde bugün yaklaşık 75 milyar dolarlık yatırımın mümkün olabileceği ifade edildi. 2025’in ilk 10 ayında gerçekleşen 8,5 milyar dolarlık yatırımın beklentilerin altında kaldığı kaydedildi. Reform adımları, güçlü altyapı ve Avrupa Birliği ile ekonomik entegrasyonun önemine dikkat çekildi.

KOCAELİ’NDE SON DURUM

Kocaeli özelinde paylaşılan verilere göre ocak ayında ihracat 3,1 milyar dolar, ithalat ise 5,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kentte kapasite kullanım oranı yüzde 70,4 seviyesinde açıklandı. Bu oran, üretim faaliyetlerinin sürdüğünü ancak potansiyelin tam olarak kullanılamadığını gösteren bir veri olarak değerlendirildi.

Toplantıda yapılan değerlendirmeler, sanayi üretimi, dış ticaret dengesi ve yatırım ortamının önümüzdeki dönemde ekonomi yönetiminin temel gündem başlıkları olmaya devam edeceğine işaret etti.