Küresel piyasalarda geçen hafta dalgalı bir tablo hâkimdi. ABD’den gelen makroekonomik veriler, özellikle istihdam ve enflasyon rakamları, yatırımcıların yön arayışında belirleyici oldu. Güçlü istihdam verileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecini öteleyebileceği beklentisini güçlendirirken, beklentilerin altında kalan ocak ayı enflasyon verileri piyasaya bir miktar nefes aldırdı. Ancak teknoloji sektöründe yüksek değerleme tartışmaları ve yapay zekâ odaklı şirketlere yönelik artan hassasiyet, risk iştahını sınırladı. Yeni haftada ise gözler hem ABD’de hem Avrupa’da açıklanacak yoğun veri takvimine çevrildi.
ABD’de Enflasyon Verileri ve Fed’e Yönelik Beklentiler
ABD’de açıklanan son veriler, küresel piyasalarda Fed’in faiz indirim sürecine ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi. Beklentilerden güçlü gelen istihdam raporu, ekonomideki dayanıklılığın sürdüğüne işaret etti. Bu tablo, Fed’in faiz indirimleri konusunda aceleci davranmayabileceği yorumlarını beraberinde getirdi. Özellikle faiz indirimlerinin ötelenebileceği ihtimali, pay piyasalarında risk algısını artırdı.
Haftanın son işlem gününde açıklanan ocak ayı enflasyon verileri ise farklı bir tablo sundu. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,4 artarken, çekirdek enflasyon aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 2,5 yükseldi. Çekirdek enflasyonun yıllık bazda Mart 2021’den bu yana en düşük seviyeye gerilemesi dikkat çekti. Analistler, beklentilerin altında gelen enflasyon verilerinin yatırımcıları kısmen rahatlattığını ancak Fed belirsizliğinin tamamen ortadan kalkmadığını vurguluyor.
Önümüzdeki hafta New York Fed sanayi endeksi, perakende satışlar, dayanıklı mal siparişleri ve Fed toplantı tutanakları gibi kritik veriler izlenecek. Özellikle çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, Fed’in para politikası patikasına dair yeni ipuçları verebilir.
ABD’li Teknoloji Hisselerinde Satış Baskısı
Geçen hafta küresel piyasalarda teknoloji sektörü özelinde dikkat çeken bir diğer gelişme ise yüksek değerleme tartışmalarının yeniden gündeme gelmesi oldu. Yapay zekâ temalı şirketlerdeki hızlı yükseliş sonrası oluşan fiyat seviyeleri, yatırımcıların temkinli davranmasına neden oldu.
Apple hisseleri, Siri’ye eklenecek yeni yapay zekâ özelliklerinin test sürecinde sorun yaşandığı ve güncellemenin birkaç ay gecikebileceği yönündeki haberlerin ardından haftayı yaklaşık yüzde 8 değer kaybıyla tamamladı. Benzer şekilde Meta hakkında çıkan muhasebe iddiaları da sektördeki kırılganlığı artırdı.
Bu gelişmeler ışığında New York borsasında negatif seyir öne çıktı. S&P 500 haftalık bazda yüzde 1,4, Nasdaq Composite yüzde 2,1 ve Dow Jones Industrial Average yüzde 1,2 geriledi. Tahvil piyasasında ise alımlar güç kazandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 16 baz puan düşüşle yüzde 4,05’e indi. Dolar endeksindeki gerileme ve jeopolitik riskler, altın fiyatlarını desteklerken yatırımcıların daha dengeli portföy arayışına yöneldiği görüldü.
Avrupa’da Enflasyon ve Rekabetçilik Gündemi
Avrupa tarafında ise diplomatik ve ekonomik temaslar öne çıktı. Avrupa Birliği liderleri, rekabetçiliği artırmaya yönelik adımları değerlendirmek üzere bir araya gelirken, büyüme ve dış ticaret verileri de yakından takip edildi. Avro Bölgesi ekonomisi yılın son çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 1,3 büyüme kaydetti. Bölgenin aralık ayı dış ticaret fazlası 12,6 milyar avro olarak gerçekleşti.
Borsalar cephesinde ise farklılaşma dikkat çekti. FTSE 100 yüzde 0,7, DAX yüzde 0,8 ve CAC 40 yüzde 0,3 yükselirken, FTSE MIB yüzde 1 geriledi.
Gelecek hafta Almanya ve İngiltere’de açıklanacak enflasyon verileri, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası duruşuna ilişkin beklentiler açısından belirleyici olacak. Ayrıca bölge genelinde yayımlanacak PMI verileri, ekonomik aktivitenin seyrine dair önemli sinyaller verecek.
Asya’da Seçim Rüzgârı ve Tatil Etkisi
Asya piyasalarında ise Japonya’daki erken genel seçim sonuçları öne çıktı. Başbakan Takaiçi Sanae liderliğindeki Liberal Demokratik Parti’nin parlamentoda güçlü çoğunluk elde etmesi, mali genişleme beklentilerini artırdı. Bu beklenti, özellikle hisse senedi piyasalarında risk iştahını destekledi.
Haftalık bazda Nikkei 225 yüzde 5, Kospi yüzde 8,2 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükselirken, Hang Seng Index yatay seyretti. Önümüzdeki hafta Çin ve Güney Kore’de yeni yıl tatilleri nedeniyle işlem hacimlerinin düşük kalması bekleniyor.
Yurt İçinde BIST 100 ve Enflasyon Raporu Öne Çıktı
Yurt içinde ise Borsa İstanbul pozitif ayrıştı. BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,87 yükselerek 14.180,69 puandan kapandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı yılın ilk Enflasyon Raporu, yatırımcıların yakın takibindeydi.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin enflasyon tahminlerini paylaşırken, orta vadeli hedeflerin korunduğunu vurguladı. Bununla birlikte Merkez Bankası rezervlerinde yaşanan gerileme ve cari işlemler açığı verileri de dikkat çekti. Dolar/TL haftayı sınırlı yükselişle 43,6660 seviyesinden tamamladı.
Yeni haftada bütçe dengesi, işsizlik oranı, tüketici güven endeksi ve reel kesim güven endeksi gibi veriler yurt içi piyasalarda fiyatlamalar üzerinde etkili olacak. Küresel piyasalarda ise Fed belirsizliği ve yoğun veri gündemi, yön arayışının temel belirleyicisi olmaya devam edecek gibi görünüyor.