Marmara Denizi’nde beklenen olası büyük depreme ilişkin hesaplamalar yeniden ele alındı. Deprem bilimci Dr. Ramazan Demirtaş’ın yaptığı değerlendirmede, fay hattındaki kayma hızının deprem büyüklüğü ve tekrarlanma süresi üzerindeki etkisi öne çıktı. Ancak bu hızın net olarak belirlenememesi, farklı senaryoların ortaya çıkmasına neden oluyor. Özellikle İstanbul ve çevresini ilgilendiren Marmara fay hattı için yapılan bu yeni analiz, bilim dünyasında süren tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Netlik yok henüz, ama hesaplamalar değişiyor.
Marmara fay hattı kayma hızı neden kritik önem taşıyor
Marmara fay hattı kayma hızı, deprem enerjisinin ne kadar biriktiğini anlamak açısından temel bir parametre olarak kabul ediliyor. Yıllık kayma miktarı arttıkça, fayın biriktirdiği gerilimin de farklılaştığı biliniyor. Bu nedenle deprem büyüklüğünü tahmin ederken ilk bakılan verilerden biri oluyor kayma hızı.
Dr. Ramazan Demirtaş’ın değerlendirmesinde de bu noktaya dikkat çekiliyor. Ancak ortada kesin bir veri yok. Farklı araştırmalar, farklı ölçümler sunuyor. Bu da aynı fay hattı için değişen deprem senaryolarını beraberinde getiriyor. Ortak bir hesaplama zemini oluşamıyor bu yüzden. Bilim insanları aynı noktaya bakıyor aslında, ama farklı sonuçlara ulaşıyorlar.
7.3 ile 7.5 büyüklüğünde deprem senaryosu öne çıkıyor
Yapılan son hesaplamalarda Marmara fay hattı kayma hızı daha düşük kabul edildiğinde ortaya çıkan tablo dikkat çekici. Buna göre bölgede 7.3 ile 7.5 büyüklüğünde bir depremin meydana gelebileceği ifade ediliyor.
Bu senaryoya göre depremin tekrarlanma süresi yaklaşık 310 yıl olarak hesaplanıyor. Son büyük depremin üzerinden geçen süre dikkate alındığında ise bu aralığın henüz dolmadığı belirtiliyor. Kesin bir tarih yok, net bir zaman yok. Ama olasılık hesapları var.
Bu tür hesaplamaların kesinlik taşımadığı da özellikle vurgulanıyor. Çünkü kullanılan veriler değiştiğinde sonuçlar da değişiyor. Bir parametre oynuyor, tüm tablo değişiyor.
Kayma hızı belirsizliği deprem tahminlerini zorlaştırıyor
Marmara fay hattı kayma hızı konusunda yaşanan belirsizlik, deprem tahminlerinin önündeki en büyük engellerden biri olarak gösteriliyor. 1999 yılından bu yana yapılan farklı çalışmaların birbirinden ayrılmasının temel nedeni de bu.
Her araştırma farklı bir kayma hızı değeri üzerinden ilerliyor. Bu da deprem büyüklüğü, enerji birikimi ve tekrarlanma süresi gibi kritik başlıklarda farklı sonuçlar ortaya çıkarıyor. Net bir veri olmayınca, ortak bir senaryo da oluşmuyor.
Demirtaş’ın değerlendirmesinde de bu durum açıkça ifade ediliyor. Kayma hızı netleşmeden kesin konuşmak mümkün değil. Hesaplamalar yapılabiliyor, ama değişken kalıyor. Yani tablo sabit değil, sürekli güncelleniyor.
Öne çıkan veriler
- Kayma hızı deprem büyüklüğünü doğrudan etkiliyor
- Olası deprem büyüklüğü: 7.3 – 7.5 aralığı
- Tahmini tekrarlanma süresi: yaklaşık 310 yıl
- Belirsizlik en çok kayma hızı verisinde yoğunlaşıyor




