Ekonomi

MERKEZ BANKASI FAİZ İNDİRİYOR, BANKALAR ARTIRIYOR

TCMB faiz indirirken bankalar kredi faizlerini artırıyor. İhtiyaç kredisi faizleri yüzde 64’ü aşarken, maliyetler yüzde 80’in üzerine çıktı.

Abone Ol

Türkiye’de kredi piyasasında dikkat çeken bir ayrışma yaşanıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizinde indirime giderken, bankaların kredi faizlerini artırmaya devam etmesi vatandaşın borçlanma maliyetini ciddi şekilde yükseltti. Özellikle ihtiyaç kredilerinde son haftalarda yaşanan sert artış, düşük gelirli vatandaşlar başta olmak üzere geniş kesimleri doğrudan etkiliyor. Mevduat faizlerindeki gerilemeye rağmen kredi faizlerinin yükselmesi, piyasada “faiz makası” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

İHTİYAÇ KREDİSİ FAİZLERİNDE HIZLI YÜKSELİŞ

2025 yılının son haftalarında yüzde 46 seviyelerine kadar gerileyen ihtiyaç kredisi faizleri, 2026 yılıyla birlikte yönünü sert şekilde yukarı çevirdi. Ocak ayının ilk haftalarında yüzde 54 seviyesine çıkan faizler, kısa sürede yüzde 64’ün üzerine kadar yükseldi.

Vergi yükleri de eklendiğinde ihtiyaç kredilerinde yıllık maliyet yüzde 80’i aşıyor. Bu durum, özellikle geçim sıkıntısı yaşayan ve krediye daha fazla ihtiyaç duyan vatandaşlar için ciddi bir finansal yük oluşturuyor. Uzmanlara göre bu tablo, kredi kullanımını zorlaştırırken geri ödeme risklerini de artırıyor.

TİCARİ KREDİLERDE DALGALI SEYİR DİKKAT ÇEKİYOR

Ticari kredi faizlerinde ise daha dalgalı bir görünüm öne çıkıyor. Aralık ayı sonunda yüzde 50 seviyelerinde olan ticari kredi faizleri, ocak ayında önce yükseldi, ardından sert bir düşüşle yüzde 45 seviyelerine geriledi. Bu oran, son üç yılın en düşük seviyesi olarak kaydedildi.

Kredili mevduat hesabı ve kurumsal kredi kartları hariç tutulduğunda ticari kredi faiz oranlarının daha düşük seviyelerde seyrettiği görülüyor. Ancak piyasalardaki belirsizlik ve finansman koşulları, bu alanda da istikrarlı bir düşüşün önüne geçiyor.

FAİZ İNDİRİMİNE RAĞMEN REEL MALİYET YÜKSEK

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre enflasyon yüzde 30 seviyelerinde açıklanırken, kredi faizlerinin bu oranın oldukça üzerinde kalması dikkat çekiyor. Bu durum, reel faiz yükünün hâlâ yüksek olduğunu ortaya koyuyor.

Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37 seviyesine çekmesine rağmen, kredi faizlerinin aynı oranda gerilememesi birçok faktöre bağlanıyor. Bankaların risk primi, enflasyon beklentileri, düzenleyici adımlar ve kâr marjları bu farkın oluşmasında belirleyici oluyor. Uzmanlara göre kredi piyasasındaki bu ayrışma kısa vadede devam edebilir.

MEVDUAT FAİZLERİ DÜŞÜYOR, MAKAS AÇILIYOR

Kredi faizlerindeki yükselişe karşılık mevduat faizlerinde düşüş eğilimi sürüyor. Özellikle kısa vadeli mevduat faizleri son iki yılın en düşük seviyelerine geriledi. Bu durum, kredi ve mevduat faizleri arasındaki farkın daha da açılmasına neden oluyor.

Ekonomistler, bu makasın açılmasının bankacılık sektöründe yeni dengeler oluşturabileceğini belirtiyor. Mevduat getirilerinin düşmesi yatırımcı davranışlarını etkilerken, yüksek kredi faizleri ise iç talep üzerinde baskı yaratıyor.