Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko, gazetemize gerçekleştirdiği ziyarette sağlık sisteminde uygulanan performans modeline ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kanko, mevcut sistemin sağlık hizmetlerinde niceliği artırırken nitelik açısından çeşitli sorunlara yol açtığını ifade etti. Performansa dayalı teşviklerin hem sağlık çalışanlarını hem de vatandaşları farklı yönlerde etkilediğini belirten Kanko, özellikle hastane başvurularındaki artışın sistem üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu dile getirdi. Açıklamalarında, Türkiye’de kişi başına düşen hastane başvuru sayısının Avrupa ortalamasının üzerinde olduğuna işaret eden Kanko, bu durumun sağlık politikalarının yeniden ele alınmasını gerektirdiğini vurguladı.
PERFORMANS SİSTEMİ VE TEŞVİK MODELİ ELEŞTİRİSİ
Kanko, performans sisteminin farklı meslek grupları üzerinden değerlendirildiğinde daha net anlaşılabileceğini ifade etti. Hakim, hekim ve trafik polisi örnekleri üzerinden konuşan Kanko, “Bir hakime ne kadar çok karar verirse o kadar çok kazanç sağlayacağını söylerseniz, aynı şekilde bir hekime ne kadar çok hasta bakarsa o kadar gelir elde edeceğini belirtirseniz, ortaya çıkan tablo kaçınılmaz olur” dedi. Bu yaklaşımın insan doğası gereği daha fazla işlem yapmaya yönelttiğini belirten Kanko, sistemin zamanla hizmet kalitesini ikinci plana itebileceğini kaydetti.
Sağlık alanında performansa dayalı teşviklerin hasta sayısını artırmaya yönelik bir eğilim oluşturduğunu dile getiren Kanko, bu durumun “kışkırtılmış sağlık hizmeti” olarak adlandırıldığını söyledi. Hastaların daha fazla başvuru yapmasının teşvik edildiğini belirten Kanko, bunun uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
TÜRKİYE’DE HASTANE BAŞVURULARI ARTIYOR
Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşmasının olumlu bir gelişme olduğunu ifade eden Kanko, ancak bu durumun kontrolsüz başvurulara da yol açtığını söyledi. Yıllık hasta muayene sayısının 1,5 milyarı bulduğunu belirten Kanko, “Yaklaşık 80 milyon nüfusa sahip bir ülkede kişi başına yılda ortalama 15 başvuru söz konusu. Bu oran Avrupa ülkelerinde görülmeyen bir seviyede” dedi.
Artan başvuruların sağlık sisteminde yoğunluk oluşturduğunu ifade eden Kanko, bu durumun hem sağlık çalışanları üzerinde baskı yarattığını hem de hizmet kalitesini olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi. Özellikle polikliniklerde yaşanan yoğunluğun, hastaların yeterli süreyle muayene edilmesini zorlaştırdığını belirtti.
KATKI PAYI VE ACİL SERVİS YOĞUNLUĞU
Sağlık sisteminde artan yoğunluğun önüne geçmek amacıyla çeşitli uygulamaların devreye alındığını hatırlatan Kanko, muayene katkı payı ve ilaç katılım ücretlerinin bu kapsamda getirildiğini söyledi. Ancak bu uygulamaların farklı sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken Kanko, vatandaşların ücret ödememek için acil servislere yöneldiğini ifade etti.
Acil servislerin asıl işlevinin hayati risk taşıyan hastalara müdahale etmek olduğunu vurgulayan Kanko, “Acilde görev yapan hekimler, ciddi vakalarla ilgilenmesi gerekirken basit rahatsızlıklarla gelen hastalarla da ilgilenmek zorunda kalıyor” dedi. Bu durumun sağlık çalışanları ile hasta yakınları arasında zaman zaman gerilimlere yol açtığını belirten Kanko, sistemin yeniden dengelenmesi gerektiğini dile getirdi.
SAĞLIKTA DENGE ARAYIŞI SÜRÜYOR
Kanko, sağlık hizmetlerinde hem erişilebilirliğin korunması hem de hizmet kalitesinin artırılması gerektiğini ifade etti. Performans sisteminin tamamen kaldırılmasından ziyade, daha dengeli ve nitelik odaklı bir modele dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
Sağlık çalışanlarının üzerindeki iş yükünün azaltılması, hastaların doğru yönlendirilmesi ve acil servislerin etkin kullanımının sağlanması gerektiğini vurgulayan Kanko, bu konuda kapsamlı bir reform ihtiyacına dikkat çekti. Açıklamalar, sağlık politikalarında yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğine işaret etti.