İstanbul’da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından sosyal medyada tehdit içerikli paylaşım yaptığı belirlenen çocuklara yönelik dikkat çeken bir adım atıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen süreçte, haklarında soruşturma bulunan 36 suça sürüklenen çocuğa sosyal ve psikolojik destek verilmesi kararlaştırıldı. Çocukların yalnızca cezai süreçle değil, rehabilitasyon ve eğitim odaklı bir yaklaşımla ele alınması planlanıyor. Yetkililer, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan tehdit içeriklerinin çocuklar üzerindeki etkisini mercek altına alırken, yeni tedbirlerin nasıl uygulanacağı da kamuoyunda yakından izleniyor.
OKUL SALDIRISI SONRASI SOSYAL DESTEK SÜRECİ BAŞLATILDI
İstanbul Valiliği’nde gerçekleştirilen toplantıya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yanı sıra İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı Çocuk ve Kadın Kısım Amirliği temsilcileri katıldı. Toplantının ana gündemini, okul saldırısı sonrası sosyal medyada tehdit içerikli paylaşım yapan çocuklara uygulanacak koruyucu ve destekleyici tedbirler oluşturdu.
Çocuk Koruma Kanunu kapsamında alınan karar doğrultusunda, Valilik bünyesindeki İl Koordinasyon Kurulu’na bağlı yeni bir alt kurul oluşturulacak. Bu kurul, suça sürüklenen çocukların sosyal hayata yeniden kazandırılması için psikolojik, eğitsel ve sosyal destek süreçlerini takip edecek.
Yetkililer, çocukların yalnızca adli süreç içinde değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını, özellikle dijital mecralarda oluşan öfke dili ve şiddet eğilimlerinin erken aşamada fark edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu nedenle uygulanacak destek programlarının uzun vadeli ve takip odaklı olması planlanıyor.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA PSİKOLOJİK VE EĞİTSEL TEDBİR
Alınan karar kapsamında hakkında soruşturma yürütülen 36 çocuktan 27’sine danışmanlık tedbiri uygulanacak. Ayrıca 6 çocuk için psikiyatrik sağlık tedbiri kararı alınırken, 2 çocuk eğitim desteğine yönlendirilecek. Bir çocuk için ise bakım tedbiri uygulanacak.
Uzmanlar, okul saldırısı sonrası ortaya çıkan tehdit içerikli paylaşımların çoğu zaman yalnızca “şaka” ya da “öfke anı” olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle ergenlik dönemindeki çocukların sosyal medya üzerinden kurduğu dilin, gerçek hayatta ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Planlanan eğitim programlarında çocuklara hukuk eğitimi verilmesi de hedefleniyor. Bu kapsamda hangi davranışların suç kapsamına girdiği, dijital ortamda yapılan paylaşımların hukuki sorumluluğu ve olası yaptırımlar detaylı şekilde anlatılacak. Amaç, çocukların korkuyla değil farkındalıkla hareket etmelerini sağlamak.
SOSYAL MEDYADA TEHDİT PAYLAŞIMLARI YAKIN TAKİPTE
Soruşturma kapsamında toplam 56 suça sürüklenen çocuk hakkında işlem yürütüldüğü öğrenildi. Bu çocuklardan 4’ünün tutuklandığı, 26’sı hakkında ise “konutu terk etmeme” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığı belirtildi. Geri kalan çocuklarla ilgili inceleme ve değerlendirme süreci devam ediyor.
Yetkililer, son dönemde okul saldırısı haberlerinin ardından sosyal medyada yayılan tehdit içeriklerinin ciddi güvenlik riski oluşturduğunu değerlendiriyor. Özellikle genç kullanıcıların etkileşim uğruna şiddet dili kullanmasının, hem toplumsal kaygıyı artırdığı hem de güvenlik birimlerini harekete geçirdiği ifade ediliyor.
Öte yandan uzmanlar, çocukların dijital dünyada karşılaştığı içeriklerin aileler ve eğitim kurumları tarafından daha yakından takip edilmesi gerektiğini savunuyor. Psikologlar ise yalnızca cezalandırıcı yöntemlerin değil, iletişim ve rehberlik odaklı yaklaşımların da sürece dahil edilmesinin önemine işaret ediyor.




