Kocaeli’nin İzmit ilçesinde otizmli ve epilepsi hastası Ertuğrul Şenol’a yönelik darp davasında sanığın savunması duruşmaya damga vurdu. Kamuoyunun yakından izlediği davada, sanık Yılmaz D., mağduru kendi hasımlarından biri zannettiğini öne sürdü. Daha önce tahliye kararıyla tartışma yaratan dosyada, bugün yapılan duruşmada tarafların beyanları ve kamera kayıtları yeniden değerlendirildi. Mahkeme heyeti ise sanığı “kendini savunamayacak durumda olan kişiye karşı kasten yaralama” suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırdı ve indirim uygulamadı.

Sanık: Hasmım sandım, bu nedenle müdahale ettim
Duruşmada söz alan sanık, olay günü Ertuğrul Şenol’un davranışlarından şüphelendiğini ve onu geçmişte sorun yaşadığı kişilerden biri sandığını ifade etti. Bu nedenle müdahalede bulunduğunu söyleyen sanık, eylemin planlı olmadığını savundu. Daha önce de benzer şüpheler nedeniyle tedirginlik yaşadığını dile getiren sanık, olayın bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını öne sürdü.
Sanık avukatı da bu savunmayı destekleyerek, müvekkilinin mağdurun engelli olduğunu bilmediğini ve bu durumun dışarıdan kolayca anlaşılabilecek nitelikte olmadığını ifade etti. Dosyadaki bazı görüntülerde mağdurun bisiklet kullanabildiğini ve çevrede serbestçe hareket ettiğini belirten savunma, müdahalenin bu şüphe çerçevesinde gerçekleştiğini dile getirdi.

Müşteki taraf: Yarım saat süren sistematik şiddet var
Müşteki avukatı Av. Tuba Özbay ise sanığın bu savunmasına sert şekilde karşı çıktı. Özbay, olayın basit bir yanlış anlaşılma ile açıklanamayacağını belirterek, kamera kayıtlarının uzun süreli ve sistematik bir şiddeti ortaya koyduğunu söyledi. Sanığın farklı zamanlarda mekâna girip çıktığını, mağdurun ise iradesi dışında tutulduğunu ifade etti.
Özbay’a göre yaşananlar sadece fiziksel bir darp değil, aynı zamanda psikolojik bir yıpranma süreciydi. Mağdurun iletişim kurmakta zorlanması nedeniyle kendini ifade edemediğini vurgulayan Özbay, bu durumun olayın etkisini daha da ağırlaştırdığını dile getirdi. Bu nedenle eylemin “eziyet suçu” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Mahkeme değerlendirmesi: Kasten yaralama, indirim yok
Tarafların farklı suç nitelendirmeleri üzerinden yürüttüğü tartışmanın ardından mahkeme, suçun vasfını “kasten yaralama” olarak belirledi. Ancak mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması, cezanın artırılmasına neden oldu.
Mahkeme heyeti, sanığı 3 yıl hapis cezasına çarptırdı ve herhangi bir indirim uygulamadı. Kararda, mağdurun korunmasızlığı ve olayın niteliği etkili oldu. Daha önce tahliye edilen sanığın aldığı ceza, davayı takip edenler açısından dikkat çekici bulundu.



