Uluslararası bilim insanlarından oluşan araştırma ekibi, Samanyolu Galaksisi'nin merkezine yakın yıldızlar arası bir gaz ve toz bulutunda ilk kez gerçek şeker molekülü tespit etti. Nature Astronomy dergisinde yayımlanan çalışma, organik moleküllerin uzayda nasıl oluştuğunu ortaya koyarken, yaşamın yapı taşlarının kökenine ilişkin önemli veriler sağladı.
SAMANYOLU'NDA GERÇEK ŞEKER MOLEKÜLÜ TESPİT EDİLDİ
İspanya Astrobiyoloji Merkezinden astrokimyacı Izaskun Jimenez-Serra'nın liderliğindeki uluslararası ekip, iki radyo teleskopla galaksinin merkezindeki gaz ve toz bulutlarından yayılan radyo frekanslarını analiz etti.
Araştırmacılar, uzaydaki moleküllerin yaydığı frekansları laboratuvar ortamında elde edilen moleküler verilerle karşılaştırdı. Yapılan incelemelerde elde edilen sinyallerin, eritriloz adı verilen gerçek şeker molekülüyle tamamen örtüştüğü belirlendi.
ERİTRİLOZ NEDİR?
Tespit edilen eritriloz, dört karbon, sekiz hidrojen ve dört oksijen atomundan oluşan bir şeker türü olarak biliniyor. Dünya'da doğal olarak ahudududa bulunan bu molekül, ilk kez yıldızlar arası uzay ortamında doğrudan gözlemlenmiş oldu.
Bu keşif, uzaydaki organik moleküllerin çeşitliliğini ortaya koyması açısından bilim dünyasında dikkat çekti.
YAŞAMIN KÖKENİNE DAİR ÖNEMLİ İPUÇLARI SUNDU
Daha önce meteoritler ve asteroitlerde glikoz ile riboz gibi bazı şeker türlerine rastlanmıştı. Ancak bu moleküllerin uzayda tam olarak nerede ve hangi süreçte oluştuğu net olarak bilinmiyordu.
Yeni araştırma, gerçek şeker molekülü olan eritrilozun, yıldızlar ve gezegenler oluşmadan önce yıldızlar arası buz tabakalarında gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar sonucu meydana gelebildiğini ortaya koydu.
DNA VE RNA'NIN YAPI TAŞLARI İÇİN KRİTİK BULGU
Bilim insanlarına göre elde edilen sonuçlar, hücresel bilgi taşıyan DNA ve RNA'nın yapı taşlarının oluşum sürecini anlamak açısından önemli bir aşama niteliği taşıyor.
Araştırma ekibinin hesaplamalarına göre, Dünya'nın oluşumunun ilk dönemlerinde asteroit ve kuyruklu yıldız çarpmalarıyla uzaydan yeryüzüne yaklaşık 0,5 ila 50 milyon ton eritriloz taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Bu bulgunun, yaşamın başlangıcına ilişkin yürütülen bilimsel araştırmalara yeni bir perspektif kazandırması bekleniyor.




