Cumhuriyetin 100. yılı çerçevesinde gerçekleştirilen “Türkiye Sohbetleri: Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Yüzyılı Vizyonu” etkinliği, bugün Kocaeli Maide Cafe Restoran’da yapıldı. Programa siyaset, akademi, iş dünyası ve medya çevrelerinden pek çok isim katıldı. Gündemde ise "Terörsüz Türkiye" hedefi vardı.
Geniş Katılımlı Programda Gündem Terörsüz Türkiye
Kocaeli Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen programa, Cumhurbaşkanı Danışmanları Ayhan Oğan ve Ahmet Selim Köroğlu, AK Parti ve MHP Kocaeli İl Başkanları, milletvekilleri, akademisyenler ve basın mensupları katıldı. Programa olan yoğun katılım, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun farklı kesimlerde oluşturduğu ilgi ve merakı da gözler önüne serdi.
Etkinlikte söz alan Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan, Türkiye’nin terörle mücadelesinde geldiği yeni aşamayı değerlendirdi. Oğan, geçmiş süreçlerle kıyaslandığında bugünkü planlamanın tamamen yerli ve milli bir çerçevede yürütüldüğünün altını çizdi.
Ayhan Oğan: “Bu Süreçte Garantör Yok, Yol Haritası Bizim”
Ayhan Oğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin önceki dönemlerden farklı olarak hiçbir dış garantörün müdahil olmadığı, tamamen Türkiye’nin kendi iradesiyle oluşturulan bir planlama olduğunu vurguladı. Oğan, devletin temel hedefinin, silahların bırakılması ve örgüt yapılarının tasfiye edilmesi olduğunu belirtti.
Sürecin ilk aşamasının sadece güvenlik boyutuna odaklandığını dile getiren Oğan, hak talepleri ve demokratik açılımlar gibi konuların ancak bu ilk aşamanın tamamlanmasının ardından gündeme gelebileceğini söyledi.
Meclis Raporu ve Yeni Yasal Süreç Yolda
Programda dikkat çeken bir diğer açıklama ise yaklaşan yasal düzenlemelerle ilgiliydi. Oğan, Meclis’te kurulan Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Koalisyonunun bir çerçeve rapor hazırlığı içinde olduğunu ve bu raporun ay sonuna kadar Genel Kurul’a sunulmasının planlandığını belirtti.
Hazırlanacak bu raporun, “Terörsüz Türkiye’ye Geçiş Kanunu” için temel oluşturacağı ifade edildi. Daha önce benzer yasal adımların atıldığını hatırlatan Oğan, bu sürecin bir af niteliği taşımadığını da özellikle vurguladı.
Teslim Olana İnfaz Erteleme, Suç İşleyene Sıfır Tolerans
Silah bırakan ve örgütten ayrıldığını beyan eden kişilerin teslim olmaları durumunda infaz ertelemesi gibi bazı uygulamalardan faydalanabileceğini belirten Oğan, bu düzenlemelerin kesinlikle af kapsamında olmadığını dile getirdi. Teslim olan kişinin tekrar suç işlemesi halinde hem geçmişteki hem de yeni suçlara ilişkin cezaların derhal uygulanacağı bildirildi.
Bu açıklama, kamuoyunda sıkça tartışılan "af çıkıyor" iddialarına da netlik kazandırmış oldu.
“Umut Hakkı” Tartışmalarına Net Yanıt: “Özel Değil, Mevcut Bir Uygulama”
Toplantıda değinilen bir diğer konu ise kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşılan “umut hakkı” oldu. Ayhan Oğan, bu hakkın Türk Ceza Kanunu’nda yer aldığını ve müebbet hapis cezası alan hükümlüler için geçerli olduğunu söyledi. Uygulamanın yalnızca belirli kişilere yönelik olmadığını, Adalet Bakanlığı bünyesindeki ilgili kurulun her başvuruyu değerlendirdiğini ifade etti.
Yaklaşık 500 hükümlünün bu haktan yararlanma potansiyeli olduğunu belirten Oğan, konunun kişiselleştirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
“Amaç, Topluma Kazandırmak”
Konuşmasını sonlandırırken Oğan, yürütülen sürecin temel hedefinin; terörden vazgeçmiş, silah bırakmış kişileri topluma yeniden kazandırmak olduğunu vurguladı. “Bu bir af değil, toplumsal bütünleşmeye katkı sağlayacak bir adım” diyerek, sürecin insani yönüne de dikkat çekti.